Konu:25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Ve Dayanışma Günü'ne İlişkin Gündem Dışı Konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:22
Tarih:27/11/2018


25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'ne ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ SEMİHA EKİNCİ (Sivas) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla Genel Kurulda gündem dışı konuşma yapmak üzere söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü, 25 Kasım 1960'ta Dominik'te ülkenin demokratik hakları için kadınca mücadele eden 3 kız kardeşin vahşice katledilmesinin üzerine tüm dünyada 1985 yılından bu yana çeşitli etkinliklerle anılmaktadır. Şiddete maruz kalıp hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza rahmet, yakınlarına sabır diliyorum.

Bu yıl da 25 Kasım ve 10 Aralık İnsan Hakları Günü'ne kadar hem Türkiye'de hem de dünyada 16 gün boyunca kadına yakışır muamelenin şiddet olmadığını anlatmak için sesimizi daha da yükseltmeye devam edeceğiz. Bugün burada Sivas milletvekili olma vasfımın yanında, yıllardır AK PARTİ teşkilatı içerisinde 5 milyona yaklaşan kadın üyesiyle özellikle de dünyada eşine az rastlanır bir oluşumun, AK PARTİ kadın kollarının bir neferi olarak bulunmaktayım. Biliyorum ki "kadın davası, millet davası" bilinciyle hareket eden partimiz, kadını toplumun öznesi durumuna getirmek için çok çaba sarf ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde ve AK PARTİ Kadın Kolları Başkanımız Sayın Lütfiye Selva Çam Hanımefendi'nin bu davaya katmış olduğu değer ve çalışma ahlakıyla hâlâ kadının gelişimi için dur durak bilmeden çalışmaya devam ediyoruz.

AK PARTİ hükûmetleri olarak, özellikle kadına yönelik şiddetin önlenmesi temelinde birçok yenilik getirdik. Türkiye'de yaşayan kadınların sözcüsü olarak şunu da söylemem gerekir ki bu anlamda katetmemiz gereken daha çok yolumuz var. Bu topraklarda vatan için, millet için, devlet için, bayrak için, ailesi için çabalayan tüm kadınların gelişimleri için üstün gayret göstermeye devam edeceğiz. Bir kadının bile zarar görmediği ve her kadının birey olarak yapabilirliklerinin farkında olduğu bir toplumun inşası için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

AK PARTİ döneminde kadının gelişimi ve korunması için ortaya konmuş tüm politikaları tek tek bu kürsüde anlatmak için süremiz yetmez ama yine de birkaç başlıktan bahsetmek isterim: Anayasa'da 2010 yılında yapılan değişiklikle, hak mağduriyetine uğradığını düşünen vatandaşların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmeden önce Anayasa Mahkemesine bireysel olarak başvurabilmelerinin önü açılmıştır.

Türkiye, kadınlara yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesi için bunlarla mücadeleye dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi'ni Mayıs 2011'de imzalamıştır. 8 Mart 2012 tarihinde kabul edilen 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun yürürlüğe girmiştir. İstanbul Sözleşmesi'nde geçen hükümler dikkate alınarak hazırlanan yasayla şiddetin tanımı yeniden yapılmış ve kapsamı genişletilmiştir. Bu bağlamda, sadece fiziksel değil, ekonomik ve psikolojik şiddet mağduru kadınların da korunması amaçlanmıştır. Yargı kararıyla boşanmış kadının çocuğuna soyadının verilmesinin önü açılmıştır.

Nisan 2016 tarihinde Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kurulmuştur. Kurumun kuruluş yasasında, başta cinsiyet olmak üzere her türlü ayrımcılık yasaklanmış, ayrımcılık yapılmadığına dair ispat yükümlülüğü karşı tarafa yüklenmiştir.

Kadının gelişiminin sadece şiddet sarmalı temelinde gerçekleşecek bir konu olmadığı kanaatindeyim. Kadınları harekete geçiren unsurların her daim yanındayız. Bu çerçevede, 25 Kasım Pazar günü ise AK PARTİ Genel Merkez Kadın Kolları olarak kadına yönelik şiddetin önlenmesi adına 81 ilde çok geniş çaplı bir etkinliğe imza attık. Sosyal medyada "turuncu çizgimiz" etiketiyle, şiddet baskısı altında olan kadınlar için kadın, erkek, yaşlı, çocuk, engelli demeden milyonlar olarak sesimizi olabildiğince yükselttik. Şehirlerin en işlek yerlerinde elimizde pankartlarımızla tüm kadınlarımız için on binler hep birlikte yürüdük. Aslında tüm dünya kadınları için yürüdük ve en yüksek sesle "Bizi de duyun!" dedik.

Burada konuşmamı sonlandırırken dünyadaki tüm mazlumlar için sığınak olan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerini dile getirmek isterim. Sayın Cumhurbaşkanımız sözlerinde "Kadınlara karşı ayrımcılık, ırkçılıktan beterdir. Kadın yoksa toplumun yarısı yoktur." dedi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım.

SEMİHA EKİNCİ (Devamla) - Kadına, çocuğa, doğaya, hayvana, kısacası tüm canlılara karşı şiddeti kınıyor ve turuncu çizgimizi çiziyoruz.

Saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)