Konu:Zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:21
Tarih:22/11/2018


Zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

FİKRET ŞAHİN (Balıkesir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin sorunlarıyla ilgili gündem dışı söz aldım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; insanlığın asırlık dostu olan zeytin ağacı Akdeniz kültürünün önemli bir parçası olması nedeniyle ağaçların kralı olarak kabul edilmiştir. İnsanlar tarafından hiçbir ağaç zeytin ağacı kadar kutsal kabul edilmemiş, bütün kutsal kitaplarda zeytin ağacına yer verilmiştir. Bolluğun, bereketin, refahın, adaletin, bilgeliğin, sağlığın, zaferin ve arınmanın, kısaca insanlık için en önemli erdem ve değerlerin sembolü olmuştur zeytin ağacı.

Zeytinin doğal ve kültürel değerleri yanında elbette ki ekonomik değeri de vardır. Ülkemiz zeytin ağacı yönünden oldukça zengin bir ülke. Dünyadaki zeytin ağacı popülasyonunun ve zeytin üretim alanlarının yaklaşık yüzde 10'u ülkemizde bulunmakta. Dünyadaki zeytin üretim alanlarının ve ağaçların yüzde 10 popülasyonu bizde olmasına rağmen, dünyadaki zeytinyağı üretiminin sadece yüzde 5'ini bizler gerçekleştirebiliyoruz. Bir başka deyişle, ağaç yoğunluğumuza göre ürün elde etmekte yüzde 50 fire veriyoruz.

Türkiye, zeytin üretim alanları sıralamasında İspanya, İtalya, Yunanistan'ın ardından dünyada 4'üncü sırada, zeytinyağı üretimindeyse 5'inci sırada. İlimiz Balıkesir ise, Türkiye'nin en önde gelen zeytin üretim alanlarına sahip bir bölge. Tarımsal arazilerimizin yüzde 17'si zeytinliklerden oluşmakta. Ülkemizde ürün veren yaklaşık 100 milyon zeytin ağacının 12 milyonu Balıkesir'de bulunuyor. Bölgemizdeki 12 milyon zeytin ağacının 9 milyonu yağlık, 3 milyonu sofralık zeytin ağacından oluşuyor ve yine ülkemizdeki zeytinyağı üretiminin yüzde 12'sini de Balıkesir ilimiz karşılıyor.

Balıkesir'de zeytin ve zeytinyağı üretimi çok uzun bir geçmişe sahip olup âdeta yaşam tarzı ve bir kültür hâline gelmiştir. Her yıl zeytin hasadının başlangıcı ve hasat sonrası farklı etkinliklerle kutlanarak, Kaz Dağlarının ve Madra Dağları'nın zeytini ve zeytinyağı hem Türkiye'ye hem de dünyaya tanıtılmaya çalışılmaktadır.

Edremit Körfez bölgesi ve Ayvalık zeytinyağları gastronomi yarışmalarında aldığı ödüllerle kalitesi tescillenmiş ve coğrafi işaret almış zeytinyağlarıdır. İlimizde zeytin ve zeytinyağı üretimi Edremit ve Erdek Körfezi'nde yoğunlaşmış olup Edremit Körfez bölgesinde yaklaşık 20 bin, Erdek Körfez bölgesinde 5 bin olmak üzere, Balıkesir ilinde toplam 25 bin civarında çiftçi ailesi geçimini zeytincilikle sağlamaya çalışmaktadır. "Geçimini sağlamaya çalışmaktadır." diyorum keza, zeytin üreticisi yıllardır harcadığı emeğin karşılığını maalesef alamıyor ve devamlı zarar ediyor. Hasat sonrasında karşılaştığı ürün fiyatıyla yaptığı masrafı karşılaması mümkün olmuyor. Her geçen gün girdi maliyetlerinin, gübre fiyatlarının, zirai ilaç fiyatlarının, mazot fiyatlarının, işçilik maliyetlerinin artması, buna karşılık zeytinyağı fiyatının ise her geçen gün aynı oranda kalması işçimizi giderek daha zor duruma sokuyor. Bir örnek vermek istiyorum, geçen yıl 50 kilogramlık bir NPK gübre 53 lirayken, bu yıl bu gübrenin fiyatı 115 lira. İşçilik maliyetleri geçen yıl 55 lira civarındayken, bu yıl 75-80 lira civarında fakat geçen yılki yağ fiyatına baktığımız zaman bu yılki yağ fiyatıyla aynı; geçen yıl da sızma zeytinyağı 14 liraydı piyasada, bu yıl da yine 14 lira, rafine yağ da 7 ila 8 lira civarında. Bu fiyatlar göz önüne alındığında, zeytin üreticisi geçen yıla göre otomatik olarak yarı yarıya zarar etmiş durumda. Üstelik, bu yıl üretici hasat öncesi, ağustos ayında alması gereken destekleme primlerini de alamamış durumda. Zeytin sineğiyle yeterince mücadele yapılamadığı için zeytinin ekonomik değeri kaybolmuş, yere düşen zeytinlerin toplama maliyetleri üreticiyi zarar ettirdiği için dipteki zeytin dahi toplanamamış, dahası da bir de buna yurt dışından gelen, ithal edilen zeytinyağları eklendiği zaman zeytin ve zeytinyağı üreticimizin elinde zeytinyağları kalmıştır.

Zeytin üreticisi yıldan yıla giderek daha fazla zarar eder hâle gelmiştir ve beklentileri şu şekildedir: Zeytin üreticisi bu kötü durumdan kurtulabilmek için ve üretimini devam ettirmek için destekleme primlerinin artırılmasını ve bir an önce destekleme primlerini almayı istemektedir. Ayrıca, üreticimiz, hasat döneminde zeytinyağı ithalatının durdurulmasını ve ülkemize kaçak zeytinyağı girişinin engellenmesini beklemektedir. Yine, zeytinyağına verilen destekleme priminin yanında, tane zeytine de destekleme primi beklemektedir üreticilerimiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FİKRET ŞAHİN (Devamla) - Bir dakikanızı rica edebilir miyim Başkanım.

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Şahin.

FİKRET ŞAHİN (Devamla) - Ayrıca, zeytinliklerimizin yüzde 92'si sulanmamaktadır. Dünyayla rekabet edebilmemiz için sulama imkânlarının artırılması için de destekleme beklemektedir üreticilerimiz.

Efendim, Ticaret Bakanlığı tarafından stratejik tarımsal ürün olarak kabul edilen zeytinyağının hak ettiği değeri görmesi ve sürdürülebilir bir zeytincilik ve zeytinyağının dünyada rekabet edip ihracatını artırmamız için üreticimizin zaman kaybedilmeden desteklenmesi zorunlu hâle gelmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimi bizim yörede sıkça dile getirilen zeytin duasıyla tamamlamak istiyorum. Hepinize zeytin ağacı kadar uzun ömür, zeytin tanesi kadar bereketli, zeytinyağı kadar sağlıklı bir yaşam diliyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)