Konu:Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:20
Tarih:21/11/2018


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MEHMET GÜZELMANSUR (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 3'üncü maddesinde verdiğimiz önerge üzerine söz aldım. Sizleri ve tüm vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, ülkemiz çok derin ekonomik krizin içindedir, bunu görmezden gelme, geçiştirme, üstünü kapatma şansımız yoktur. Her gün konkordato ilan eden firmalara bir yenisi daha ekleniyor. Kamu bankalarında bile kredi daralması kaydediliyor. İnşaat sektöründe batan batana. Yapı ruhsatı verilen bina sayısında yüzde 40'ın üzerinde bir azalma yaşanıyor. Konut satışları düşüyor. Beyaz et sektörü iflas ediyor, kimse umursamıyor. Yıl sonuna kadar üretici firmaların yarısının kapanacağı tahmin ediliyor. İşsizlik ordusu gün geçtikçe genişliyor. Asırlık Resmî Gazete'nin kâğıt bölümü kapanıyor, yarım asırlık bir haber ajansı yayın hayatına son veriyor. Elektrik borcu nedeniyle camilerin elektrikleri kesiliyor. İcra dairelerindeki icra iflas dosyalarının sayısı 20 milyona yaklaşıyor. 2018 yılının ilk yarısında protesto edilen senetlerin tutarı yüzde 16 artışla 7 milyar liraya ulaştı. Ekim ayında karşılıksız çek sayısı geçen yıla göre yüzde 103 artışla 94.400 adede, miktarı ise yüzde 161 artışla 4,6 milyara kadar çıktı. Devlet "Para yok." diyerek ihracatçının KDV'lerini ödeyemiyor.

Asgari ücretli, asgari ücretin altında maaş alan emekli geçinemiyor "Çocuğumun karnını doyuramıyorum." diye feryat ediyor.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, Türkiye bir açlık sorunuyla karşı karşıyadır. Enflasyon aldı başını gitti. Çalışanın geliri eridi. Vatandaş evine eli boş gidiyor. Analar tenceresinde kaynatacak aş bulamıyor. Çocuklar yatağa aç giriyor.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, ülkemiz ne yazık ki bu durumda. Seçim bölgem Hatay ise daha da zor durumda. Hatay Türkiye'nin en mutsuz 4'üncü ilidir.

2011 Suriye krizinin en ağır bedellerini ödeyen ildir Hatay. 2011 Suriye krizinden önce Türkiye'nin en büyük ikinci TIR filosuna sahipken, uluslararası taşımacılık, sınır kapılarının kapalı olmasıyla, bitme noktasına gelmiştir.

Okul başına düşen öğrenci sayısı Türkiye ortalamasının üstündedir.

Hüküm giyenlerin sayısında yüzde 242'lerde bir artış oluşmuştur.

500 binden fazla Suriyeli misafiri barındırmaktayız.

Hatay, Suriye olayları sonrası, en yoğun iş kaybı oranının yaşandığı il oldu.

Sizler Hatay'ı sınır ili olarak gördünüz, sizler Hatay'ı unuttunuz. Teşvikte bile ayrımcılık yapıyorsunuz. Ötekileştiren bu tavrınız yüzünden yatırımcılar Hatay'dan kaçıyor.

Tarımsal ihracatta ciddi düşüşler yaşanıyor. Narenciye, zeytin, pamuk üreticisinin, çiftçinin çığlıklarını duymazlıktan geliyorsunuz. Kırsal kalkınma programlarından dâhi doğru yararlanamıyoruz, görmezlikten geliyorsunuz.

Hatay'da her yer insani yardımlaşma derneği tabelalarıyla dolu ama siz "Bu dernekleri araştıralım." demiyorsunuz.

Reyhanlı Barajı yılan hikâyesine döndü. Tarımsal alanları sulama sorununu çözmüyorsunuz.

Hastanesi olmayan ilçelerimizde hastalar devletin imkânlarından doğru dürüst faydalanamıyor, insanlar hastaneye yetişemediği için ölüyor. "Sağlıkta çağ atladık." diyorsunuz.

"Hiçbir limanın kabul etmediği Angusları İskenderun'da istemiyoruz." diyoruz, siz Angusları taşıyan yük gemisiyle övünüyorsunuz.

Vatandaş aç, geçinemiyor. "Asgari ücretlinin hakkını verin." diyoruz, siz "Daha az et yiyin." diyorsunuz.

Biz "Memleketin sorunlarını konuşalım." diyoruz, siz gündemi değiştirmek için ülkenin kurucu dengeleriyle oynuyorsunuz.

Askerî geçiş güzergâhı olarak kullanılan, her gün mültecilerin giriş çıkış yaptığı bir yer olarak görüyorsunuz Hatay'ı.

Ben size Hatay'ı anlatayım: Hatay, Hazreti Musa'nın isminin dağlarda nakşettiği, Tanrı'dan aldığı 10 emri koşulsuz ve kendisi iman yoluyla uygulayan Hazreti Hızır ile Hazreti Musa'yı buluşturan şehirdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Milletvekili.

MEHMET GÜZELMANSUR (Devamla) - Sayın Başkanım, bir dakika müsaade edin lütfen.

Hatay, tek tanrıya inanma çağrısı yapan Habib-i Neccar'ın şehit edildiği, Anadolu'da ilk caminin inşa edildiği, Bayezıd-i Bistami Hazretlerinin zuhur ettiği kenttir. Hatay, dünyanın ilk mağara kilisesi St. Pierre Kilisesi'nin bulunduğu, Haçlı şövalyelerinin kutsal toprakları ele geçirmek için fethedilmez kaleler kurduğu yerdir. Ülkemizin ve Hatay'ın bu darboğazdan, ekonomik buhrandan çıkması için öncelikle ve acilen; bir, rant ekonomisi yerine üretim ekonomisi tercih edilmeli; iki, bölgesel teşvik yerine sektörel teşvik verilmeli; üç, Kredi Garanti Fonu derhâl tekrar devreye sokulmalı; dört, ihracatın artması için Orta Doğu'ya erişim kapısı olan Yayladağı Sınır Kapısı derhâl açılmalı.

Ülke yönetiminde ciddiyet ve adaletin hâkim olduğu, üreterek tüketmenin şiar edinildiği günlere bir an önce kavuşmak dileğiyle, saygılarımı sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)