Konu:Sağlıkla İlgili Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:18
Tarih:15/11/2018


Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BURAK ERBAY (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Çok değerli milletvekilleri, ben, yeni seçilen, doğduğu Muğla ilini ve ülkesini çok seven, ülkesinin sorunlarına çözüm üretmek isteyen hukukçu bir milletvekiliyim. Milletvekili seçildiğimden bu yana Meclisin çalışma yöntemlerini öğrenmeye ve anlamaya çalışıyorum ama maalesef her geçen gün şahit olduğum uygulamaları şaşkınlık ve üzüntüyle izlemekteyim. Dün sabah Plan ve Bütçe Komisyonunda yaşanan bir olayı hem sizlerin hem de kamuoyunun bilgisine sunmak istiyorum. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Komisyonda sunumunu yaptıktan sonra Komisyon üyesi CHP'li Bülent Kuşoğlu söz alıp görüşlerini açıklarken AKP'li Bakan oturduğu sıralardan "Boş konuşma." şeklinde bağırmıştır. Bir bakanın milletin temsilcisi olan bir milletvekiline bu şekilde bağırması bizleri çok üzmüştür. Yine, geçtiğimiz günlerde Sağlık Komisyonu çalışmaları devam ederken milletvekilleri teklifle ilgili görüşlerini bildirirken gecenin bir yarısı AKP milletvekilleri Komisyonu basar gibi toplantı salonuna girerek usulsüz yöntemlerle maddeleri geçirmiştir. Bu durum da çağdaş hukuk devletlerinde kabul edilemeyecek bir yöntemdir.

"Her şeyi ben bilirim, benim yaptığım doğrudur, sen konuşursan boş konuşursun, haddini bil." anlayışı doğru ve sürdürülebilir bir tavır değildir, bu tavrın memlekete de bir faydası yoktur. Bu anlayışın faydasının olmadığı, üzerine konuştuğumuz sağlık emekçilerini ilgilendiren yasadan ve ülkemiz ile Muğla'daki durumdan net bir şekilde anlaşılmaktadır. Durumu anlamak için sağlık alanında çalışan herhangi bir doktor, hemşire, teknisyen ya da memura dokunmanız yeterlidir. Maalesef bu çalışanların hiçbiri kendini güvende hissetmemekte ve en acısı, yaptığı işten mutlu olmamaktadır. Muğla ilinin hangi ilçesinde olursa olsun, Marmaris, Köyceğiz, Ortaca, Dalaman, Fethiye, Bodrum hastanelerini ziyaret ettiğinizde sağlık çalışanı sayısının ve ekipmanlarının yetersiz olduğu görülecektir. İlçelere doktor atanmakta fakat doktorlar uzun süre ilçelerde kalmayı tercih etmemektedir. Bu konuya acilen köklü bir çözüm üretmek gerekmektedir.

Yeni açılan tıp fakültesi dâhil, ilçelerdeki yatak kapasitesi maalesef yetersizdir. Gün içerisinde gelen telefonlarla Denizli, Aydın ve İzmir gibi civar illere sevk edilen vatandaşlarımızla görüşüyor, onlara yatak ve ambulans bulma konusunda yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Çok değerli milletvekilleri, Muğla ilimizde çalışan diğer sağlık emekçileriyle ilgili de büyük sıkıntılar vardır. Hemşire ve ebe gibi personel -özellikle AKP'ye yakın olanlar- kendi alanlarında çalıştırılmak yerine idari personel olarak görevlendirilmekte ve bu durum personel açığına neden olmaktadır. Ancak resmî kayıtlarda yeterli personel göründüğü için, bu konuyla ilgili soru sorulduğunda "Yeterli personel var." cevabı verilmektedir.

Değerli vekiller, yeni hastaneler yapılması ya da hastanelerde yeni bölümler açılması doğru bir uygulamadır fakat bütün bunlar akılcı bir planlamayla yapılmalıdır. Diğer bölümlerden personel alarak yeni kurulan bölümlerin personel ihtiyacının karşılanması doğru bir yöntem değildir.

Çok değerli vekiller, ben Köyceğizliyim. İlçemizdeki eski hastanenin yıkılarak yeni bir hastane yapılmasına karar verildiğinde, hemen 20 kilometre uzağımızdaki Ortaca ilçemizde de bir hastane yapım projesi olduğunu öğrendik. Bu süreçte, Ortaca, Köyceğiz, Dalaman ilçelerimizi kapsayacak bir bölge hastanesi yapılmasını önerdik. Böylece yatak kapasitesi 50, belki de 100 olacaktı ve on dakikalık mesafede hastalar daha donanımlı, uzman doktorların olduğu bir hastanede tedavi görme şansı yakalayacaktı fakat bu mümkün olmadı. Şu anda durum ne derseniz, iki ilçede donanımı yetersiz, uzman doktoru ve yeterli personeli bulunmayan 2 tane hastane var ve gelen hastalar gerekli ekipman ve personel bulunmadığından merkeze ya da diğer il hastanelerine sevk edilmektedir.

Muğla ilimizin yaz sezonunda bayram tatillerine gelenlerle birlikte nüfusu 10 milyonu bulmaktadır. Bu dönemlerde nüfus yoğunluğu artan Köyceğiz Ekincik, Fethiye Göcek, Marmaris Turunç, Bozburun, Selimiye gibi turistik bölgelerimizde yaşanan sağlık sorunlarına müdahale edilebilecek yeterli personel ve ekipman bulunmamaktadır ve bu yüzden vefatlar gerçekleşmektedir. Sağlık alanındaki planlamalar yapılırken bu tür değişkenlikler göz önüne alınarak planlama yapılmalıdır.

Muğla'yla ilgili bir diğer durum da Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesindedir. Bu hastanede ışın tedavisi uygulanacak bir ünite, kalp hastaları için anjiyo bölümü bulunmamaktadır. Yine aynı hastanede, tüm cihazlar ve ekipmanlar tam olduğu hâlde 2 tane ameliyathane atıl durumdadır; bu nedenle iki üç ay sonraya ameliyat sırası verilmektedir.

Şimdi soruyorum: Muğla ilimizde sağlık alanında durum bu kadar vahimken...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Erbay.

BURAK ERBAY (Devamla) - ... Marmaris Okluk Koyu'nda on binlerce ağaç kesilerek, milyonlarca lira harcanarak 300 odalı saray yapmak reva mıdır?

AKP Genel Başkanına sesleniyorum: Bu sevdadan vazgeçsin. Gelin, Marmaris'e yapılacak yazlık saray bütçesini Muğla'da anjiyo ve ışın tedavisi merkezi açılması için kullanalım, insanların hayatını kurtaralım. Bunu da kabul etmiyorsanız yazlık sarayı Sağlık Bakanlığına devredelim, rehabilitasyon merkezi yapalım. İnanın, Allah katında çok daha makbul olacaktır.

Tüm sağlık emekçilerini ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)