Konu:Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:17
Tarih:14/11/2018


Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

FİKRET ŞAHİN (Balıkesir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Ben de Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına sağlıkta şiddetle ilgili yasa hakkında görüşlerimi ifade edeceğim. Efendim, tabii, sağlıkta şiddet son yıllarda oldukça sık gündemimize gelen bir konu. Tabii, sağlıkta şiddetin boyutu giderek artıyor, artık sağlıkta şiddetten değil de sağlıkta vahşetten bahseder noktaya geldik. Artık hekimler, sağlık çalışanları vahşice katledilir noktada. Tabii, sadece sağlıkla ilgili değil bu şiddet alanı, toplumun tüm safhalarında bu şiddeti görüyoruz. Kadına şiddet var, çocuğa şiddet var, sağlıkta şiddet var, hayvanlara, canlılara şiddet var. Aslında toplumsal olarak bir şiddet toplumu hâline gelmiş noktadayız. Bilimsel olarak araştırıp bu şiddet sarmalından nasıl kurtulabiliriz, bunun da incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Efendim, tabii, konumuz sağlıkta şiddet olduğu için onunla ilgili görüşlerimi ifade etmek istiyorum. Özellikle son yıllarda Dünya Sağlık Örgütünün finanse ettiği Sağlıkta Dönüşüm Programı'yla birlikte sağlıkta şiddet oranı giderek artmıştır. Sağlık aslen kamusal bir hizmet alanıdır ve herkesin maddi gücü ne olursa olsun eşit miktarda yararlanması gereken bir hizmettir. Oysa bu sağlıkta dönüşümle artık, sağlık, bir kamusal hizmet alanından ticari bir hizmet alanına dönmüş ve para kazanma, kâr elde etme noktasına gelmiştir.

Bakınız, birtakım rakamlar vereceğim size. Son yıllarda özel sektörün sağlık hizmetindeki payı her geçen gün giderek artmaktadır. Yatak kapasitesi bakımından özel sektör tüm yatak kapasitesinin yüzde 22'sini karşılamaktadır, uzman hekimlerin yüzde 30'u özel sektördedir ve ameliyatların yüzde 31'i artık özel sektörde yapılmaktadır ve her geçen yıl da bu oran giderek artmaktadır. Yani, artık, sağlık hizmetleri, kamusal hizmetten özel bir ticari hizmet hâline gelmiştir. Dolayısıyla da kışkırtılmış bir sağlık hizmeti isteği yaratılmıştır. Görsel medyada, yazılı medyada, efendim, vatandaşlarımız hekim arkadaşlar tarafından veya çoğunlukla hekim olmayan kişiler tarafından yanlış bilgilendirilerek sağlıkları konusunda endişeye sevk edilmişler ve bu kişiler sağlık kuruluşundan sağlık kuruluşuna başvurmak durumunda kalmışlardır.

Ülkemiz bu Sağlıkta Dönüşüm Programı'yla birlikte rekordan rekora koşmuştur. Avrupa'nın en fazla sağlık kuruluşuna başvuran ülkesiyiz bizler. Bakınız, bir kişinin yılda sağlık kuruluşuna başvurma oranı 8,9, İsveç'te 2,9, Amerika'da 3,9. Yani Türk milleti bir Amerikalıya göre yaklaşık olarak 3 kat civarında, İsveçliye göre 4 kat civarında daha fazla hasta oluyor. Dolayısıyla tabii ki sağlık harcamalarımız da buna bağlı olarak da giderek artıyor ve giderek sağlıkla ilgili de sıkıntılarımız artıyor. Hem maddi olarak fazla harcama yapıyoruz hem de alınan hizmet kalitesi giderek düşüyor. Vatandaşlarımız sağlık kuruluşundan sağlık kuruluşuna gidiyor. Sağlık hizmetlerindeki en önemli kriter, güven. Hekim ile hasta arasındaki güven ilişkisi, maalesef, sarsılmış durumda. Hekimlerimiz hastalarına yeteri kadar zaman ayıramıyorlar, hastalarımız da sorunlarına çözüm bulamadığı için sağlık kuruluşundan sağlık kuruluşuna başvurmak durumunda kalıyorlar.

Bakınız, size birkaç rakam aktaracağım. Sadece hastaneye başvuru oranında değil artış ve rekor kırmamız, vatandaşlarımızın antidepresan ilaç kullanması, depresyona girme oranı da giderek artmıştır. Ülkemizde artık nüfusumuzun yarısı oranında kutu bazında antidepresan ilaç tüketiyoruz yani her 2 vatandaştan 1'i artık antidepresan alıyor. Yine sigara kulanım oranı artmıştır. Yine hastalarımızdaki kanserden ölüm oranı artmıştır.

Şöyle bir rakam size telaffuz edeceğim: 2002 yılında kanserden ölüm oranı yüzde 12'yken 2012 yılında yani on yıllık bir sürede bu oran yüzde 21'e çıkmıştır. Şunu belirtmek istiyorum özetle: Sağlıkta Dönüşüm Programı'yla birlikte vatandaşımız daha fazla hasta olmuştur, daha fazla depresyona girmiştir, daha fazla sigara kullanır hâle gelmiştir ve daha fazla kanser olmuş ve bundan dolayı da vefat etmiştir.

Şunu söylemek istiyorum özetle: Sağlık hizmetinin ister paranız olsun ister olmasın herkesin eşit miktarda yararlanması gereken...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Şahin.

Buyurun.

FİKRET ŞAHİN (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

...temelde de kamunun vermesi gereken bir hizmet olduğunu ifade etmek istiyorum. Bu, özel sektörün sağlıktaki ağırlığının giderek azaltılması gerektiğine inanıyorum.

Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Şahin.