Konu:Sağlıkla İlgili Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:17
Tarih:14/11/2018


Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sağlıkta şiddet yasasını konuşuyoruz, tartışıyoruz; yalnız, dün 2 doktor Meclisin önünde hakkını ararken hem gözaltına alındı hem de tartaklandı. Tabii ki doktorlarımızı, sağlık çalışanlarımızı şiddetten koruyacağız, görevleri başında saldırıya uğradıkları zaman en ağır tepkiyi Meclis olarak biz vereceğiz. Yalnız, bu Hükûmetin eylemlerinden, şiddetlerinden doktorlarımızı nasıl koruyacağız, onu çok merak ediyorum. Burada tıkanıyoruz.

Gelen teklife baktığımız zaman, doktorların haklarını, hukuki durumlarını, güvencelerini hiçe saydığını görüyoruz. Doktor Levent Özbay, İdari Hizmetler Başkanı; ivedi olarak yolluyor, konu Suriyeli hekimlerin eğitimi. Şunu söylüyor: "Geçici Koruma Sağlanan Yabancıların Çalışma İzinlerine Dair Yönetmelik'le Suriyelilerin istihdam edilmesine izin verildiği..." Mersin Şehir Hastanesine yazılıyor bu yazı. Kendi doktorlarımızı, yetiştirdiğimiz hekimlerimizi, sağlık çalışanlarımızı sudan sebeplerle kapının önüne koyuyoruz, Mersin Şehir Hastanesine Suriyeli doktorları yerleştiriyoruz. Bakın, Sağlık Bakanlığının yazısı bu. Mersin'de çalışacak doktor yok mu? Sağlık görevlisi yok mu? Bence çok, işsizliğin en fazla olduğu illerden bir tanesi Mersin ama nedense öncelik Suriyelilere veriliyor. Zaten Mersin'de bir de bir Suriyeli vali atarlarsa tüm eksik kapanacak AKP için.

Şehir hastanesine gelmişken şehir hastanelerini ne kadar inceliyorsunuz, ne kadar gidiyorsunuz, bilmiyorum; şehir hastanelerinde hastalar golf araçlarıyla bir yerden bir yere gidiyor, bir birime giderken navigasyon kullanmak zorunda kalıyor. Şehir hastanesinde insanlar ameliyat olmak istiyor, "Stentini al gel." diyorlar, protez temin edilemiyor. Şehir hastaneleri gerçekten bir felaket durumda. Ne üzüntü vericidir ki şehir hastanelerini büyük bir zafer, büyük bir eser olarak anlattınız; nasıl ki köprülere, yollara yolcu, araba garantisi verdiyseniz şehir hastanelerinde de hasta garantisi verdiniz.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Müşteri garantisi verdi, hasta değil müşteri.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Dünyanın, herhâlde, ilk ve tek iktidarı hasta garantisi veren.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Müşteri...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Aslında vermenize gerek yok, on altı yıldır zaten sayenizde bu toplumun yüzde 80'i hasta durumda.

Bakın, bunları konuşmuyoruz, kas hastalarımız var, BMD hastaları. Kırıkkale Milletvekilimiz burada, Sayın Ramazan Bey herhâlde. Daha dün bir hasta geldi, 17 yaşında, birkaç günlük ömrü var. Özellikle, Türkiye'nin hiçbir hastanesinde kas hastalarını tedavi edebileceğimiz teknolojide bir hastane yok. Hacettepeyi aradık, yok; Gaziyi aradık, yok; onu aradık, yok. Bakın, Türkiye'de kas hastaları on üç yıl yaşıyor ortalama, en fazla da on sekiz yıl yaşıyor, Amerika'da elli yıl yaşıyor. Hacettepe Üniversitesinden ve Cumhuriyet Üniversitesinden 2 tıp doktoru Amerika'da yaptığı çalışmalarla bu süreyi elli yıla uzattı ve bu hastalığı yenmek üzere belki Amerika ama bizim hastanelerimize bütçe verilmediği için, bizim hastanelerimize imkân verilmediği için, doktorlarımıza sahip çıkılmadığı için gidip Amerika'da bu tedaviyi geliştirmek zorundalar. Çok acı bir durum.

Sağlıkla ilgili veya diğer yasalara baktığımız zaman maalesef, hukuk güvenliğini hiçe sayıyoruz. AKP bu ülkeyi bir şirket olarak yönetmek istiyor; holding saray, bakanlıklar anonim şirketi, alt birimler limitet şirketi. Her şeye kendisi karar vermek istiyor. "Ben alırım, ben atarım." diyor, "Doktoru da atarım, valiyi de atarım, istediğim zaman görevden alırım." diyor. İdari yargılama, Danıştay, Anayasa, hepsi bir hiç sizin için. Bence yasaları yaparken insanların hukuk güvenliğine önem verelim, kişi güvenliğine önem verelim. Bu kadar doktoru, bu kadar memuru, bu kadar emekliyi sokağa atarsak, aç bırakırsak bunun hesabını sizden sorarlar.

Sabahtan beri FETÖ konuşuluyor, bence bu konuda hiç cevap vermeyin. Anadolu'da çok güzel bir söz var "Kuyruğu kâğıttan olan ateşe yaklaşmaz." FETÖ konusunda AKP'nin her tarafı kâğıttan bence. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Başarır.