Konu:Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:17
Tarih:14/11/2018


Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

12 sıra sayılı "Sağlıkta şiddet" diye kamuoyunda bilinen kanun teklifiyle ilgili, 4'üncü maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, kamuoyunu yaklaşık üç haftadır meşgul eden ve aslında sadece 5'inci maddesinin önem arz ettiği, diğerlerinin daha sonradan monte edildiği ve onun da Komisyonda sabahlamamıza rağmen, geç saatlere kadar kalmamıza rağmen Genel Kurula bırakılarak, orada çözülebilecekken çözülmeyip bugün, bu maddeden sonra görüşmesini hep birlikte yapacağız ve sonucu da bütün milletimiz görecek.

Evet, "Sağlıkta şiddeti önleyecek." diye gelen yasa aslında bir sağlıkta şiddeti neredeyse teşvik edecek duruma gelmiş durumda. Umarım biraz sonra gelecek 5'inci maddede o getirdiğiniz para teklifleri, görevini yapamayana 75 bin lirayla 125 bin lira gibi ödeneklerin çıkartılacağı, altı yüz gün gibi beklemenin olmayacağı, hatta yargı kararı yoksa direkt görevine başlayabileceği bir kanun maddesi buradan geçer ve gözü kulağı şu anda Mecliste olan binlerce doktorun, diş hekiminin bu kâbusu sona erer diyorum.

Evet, bu maddeleri getirdiniz, aslında ülkenin gündemi sadece bunlarla sınırlı değil. Bakın, memleket kan ağlıyor. Benim memleketim, seçim bölgem Bursa'da bir tekstilci, bir esnaf sesini duyuramadığı için, 9 tane tezgâh makinesini durdurmak zorunda kaldığı için, 4 yaşındaki oğluna ekmek götüremediği için geçen gün, iki gün önce sosyal medyada bir video yayınladı. O videoda feryadını figanını yüz binlere duyurdu ama kime duyuramadı? Maalesef, iktidar partisine duyuramadı. Bu esnaf, bakın, şurada, 36 yaşında, ailesi, 4 yaşındaki çocuğu... İşveren ama 9 makinesi durmuş, hiçbir şekilde de gelecekle ilgili umudu kalmamış, büyük kaygı içerisinde. İsyan ediyor, sesini duyurmaya çalışıyor. Biz iş yerine gittik, kendisini ziyaret ettik. Bununla ilgili, tabii ki biz elimizden geleni yapacağız, onun çözümüyle ilgileneceğiz ama halkın gündemi iş, aş, geçim iken maalesef iktidarın gündemiyse burada şatafat içerisinde, lüks içerisinde -bütçe kanunu görüşülüyor şu anda, o bütçe kanununda nerelere ne kadar israf yapıldığı, ne kadar para harcandığı maalesef konuşuluyor- halkın gerçek gündeminden uzaklaşıyor.

Şimdi, bu kanunda bizim eczacılıkla ilgili de maddeler vardı, bu 4'üncü maddede de eczacı ortaklığı kaldırıldı ama mesul müdürlüğü devam ediyor, olumlu bir karar.

Aynı zamanda, 2 bin lira reçetesiz satılan ilaçlara ceza vardı, o da tekliften çıkarıldı. Onun da olumlu olduğunu düşünüyoruz.

Yardımcı eczacılık konusu da zaman içerisinde uygulamaya geçtikten sonra bakılacak artısına eksisine ve ona göre de karar verilecek.

Evet, bu yasa tasarısının, "sağlıkta şiddet" diye geçen yasa tasarısının umarım 5'inci maddesinin hiçbir tahditte bulunmadan, yargı kararı kesinleşmemişse, güvenlik soruşturmasındaki durumları aleyhte çıkmamışsa bütün hekimlerin, diş hekimlerinin mesleğini yapabilmesi ve bu konuda o kadar doktor açığı varken, Sağlık Bakanlığının doktor ihtiyacı varken bunun giderilmesi yönünde bir düzenleme umarım buradan geçer ve Meclisi izleyen, buradan geçecek olan kanun maddesini kendi geçimini, kendi geleceğini, çoluğunun çocuğunun aşını ilgilendiren bu madde, umarım ki herkesin sağduyusuyla, ortak bir iş birliğiyle, burada başka saikler göz önünde bulundurulmadan geçer ve Türkiye Büyük Millet Meclisi de kendine yakışanı yaparak, gözü kulağı burada olanlara da müjdeli bir haber verir diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Aydın.