Konu:İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu'nun Birleştirilerek Görüşülen (10/361; 10/405; 10/406; 10/407; 10/410) Meclis Araştırması Önergesi Üzerinde Önerge Sahipleri Adına Yaptığı Konuşmasında Adalet Ve Kalkınma Partisine Sataşması Nedeniyle Konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:15
Tarih:07/11/2018


İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu'nun birleştirilerek görüşülen (10/361; 10/405; 10/406; 10/407; 10/410) Meclis araştırması önergesi üzerinde önerge sahipleri adına yaptığı konuşmasında Adalet ve Kalkınma Partisine sataşması nedeniyle konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; günün sonuna geldik. Doğrusu, herkesin sabrının da sonunda olduğunu düşünüyorum fakat söz almam elzem olduğu için kürsüye gelme ihtiyacı duydum.

Şimdi, sayın hatip diyor ki: "Kendinize gelin." "Kendinize gelin." ne demek ya, ne demek? Herkes kendinde; herkesin iradesi, aklı, muhakemesi başında, ne yaptığını biliyor, iradi. Hayatımız boyunca iradi işler yapıyoruz, hiç kimse uyumuyor. Dinlenmek için de başka şartlar gerekiyor. Eğer siz aromatik bitkilerle ilgili çıkıp buradaki insanlara "Kendinize gelin." diye hakaret ederek seslenirseniz kim sizi dinleyebilir ki, kim dinleyebilir?

Şimdi, buradan baktığımızda şunu görüyorum: Bir pankarttan bahsediyorsunuz. "Biz denize insanları dökmedik, taş döktük." İyi bir pankart mı? Bence değil, iyi bir pankart değil ama bu pankartın bir evveliyatı var, bir çağrışımda bulunmak için bunu yapmış. Çağrışımdaki konu da bellidir. Yani Türkiye'de daha evvel referandum yapıldı, bu 16 Nisan referandumunda, referandum için yapılan kampanyalarda CHP'nin bir milletvekili 3 Nisan 2017'de Konya'da dedi ki: "Eğer 'Evet' çıkarsa hepinizi denize dökeceğiz." Alenen bu söylendi. Bunun çok tartışması oldu.

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Hayda...

ATİLA SERTEL (İzmir) - Öyle bir şey demedi.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Aynen böyle söylendi. Bunun günlerce tartışması oldu.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Öyle bir şey demedi, yalan söylüyorsun.

FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Çarpıtmayın, öyle bir şey demedi.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Yalan söylüyorsun, bir daha aç bak.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Asla, asla! Bana kimse "Yalan söylüyorsun." diyemez.

RAVZA KAVAKCI KAN (İstanbul) - "Yalan söylüyorsun." diyemezsin.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Yok, öyle bir şey demedi.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Söz hakkı alırsınız, konuşursunuz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ATİLA SERTEL (İzmir) - Yalan söylüyorsun.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Hürriyet gazetesini açın, bakın hemen adını yazdığınızda tak diye çıkıyor. Bana oradan bağırmayın.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Yalan söylüyorsun.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Kimse bana "Yalan söylüyorsun." diyemez.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Yalan söylüyorsun ama.

BAŞKAN - Sayın Zengin, siz sükûnetle Genel Kurula hitap edin.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Hayır Sayın Başkan, lütfen.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Yalan söylüyorsun.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Bana "Yalan söylüyorsun." diyemezsiniz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın Zengin, siz Genel Kurula hitap edin lütfen.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Kocaman bir yalan söylüyorsun.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Hayır, kimse "Yalan söylüyorsun." diyemez böyle kayılmış bir şekilde. Herkes haddini bilecek.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Kocaman bir yalan söylüyorsun, kocaman.

BAŞKAN - Değerli arkadaşlar, konuşmacıya müdahale etmeyelim.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Nihayetinde gelir burada konuşursunuz. Bu cümleler sarf edildi, sizin partinizin milletvekili söyledi, bu konuyu açan da İYİ PARTİ'li milletvekilidir. Bu böyle söylendiği için bu pankart yazılmıştır. Dürüstçe de söylüyorum, böyle bir pankartın gerçek olmasına rağmen yazılmasını da ben şahsen doğru bulmam ama nihayetinde buraya gelen hatip Allah rızası için mevzuyla alakalı laflar söylesin, insanların sabrını zorlamasın. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.