Konu:İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu'nun Birleştirilerek Görüşülen (10/361; 10/405; 10/406; 10/407; 10/410) Meclis Araştırması Önergesi Üzerinde İyi Parti Grubu Adına Yaptığı Konuşmasında Adalet Ve Kalkınma Partisine Sataşması Nedeniyle Konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:15
Tarih:07/11/2018


İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu'nun birleştirilerek görüşülen (10/361; 10/405; 10/406; 10/407; 10/410) Meclis araştırması önergesi üzerinde İYİ PARTİ Grubu adına yaptığı konuşmasında Adalet ve Kalkınma Partisine sataşması nedeniyle konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Başkanım, çok değerli milletvekilleri; belli bir konuda konuşalım derken şunu kastediyorum Sayın Ağıralioğlu: On beş dakika artı üç dakika, on sekiz dakika konuşuyorsunuz, sataşmalarla yığılı, inşa edilmiş bir konuşma var ve bunun içerisinde bizim tabii süreçte bir hazırlığımız yok. Yani arkadaşlarımızın söz alma imkânı yok, hangi birine cevap vereyim yani ben bir dakikada, iki dakikada. Aynı toleransla birkaç şeye cevap vermek istiyorum.

YAVUZ AĞIRALİOĞLU (İstanbul) - Empati yaparsınız efendim.

BAŞKAN - Siz sürenizi tamamlayın, ben gereğini yaparım.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Şimdi, burada mesele şununla alakalı...

YAVUZ AĞIRALİOĞLU (İstanbul) - Hükûmetimizin karşısında bizim akıbetimiz, durumumuz bu, onu söylüyorum.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Evet, akıbetiniz... Yani biz burada Meclisin akışı içerisinde devam ediyoruz.

BAŞKAN - Karşılıklı olmasın, devam edin siz Sayın Zengin, insicamı bozmadan.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Şimdi, Sayın Ağıralioğlu'nun konuşmalarında doğrular var ama doğrularla inşa edilmiş bir yanlış teori var; doğrular var, yanlışlar da var içerisinde. En temel mesele şundan kaynaklanıyor: Şimdi, siz Türkiye'deki darbeler tarihini, dünya darbeler tarihini hiçe sayarak bir konuşma yapıyorsunuz. Bu ülkede 1960'ta darbe olmadı mı? Oldu. 1980'de darbe olmadı mı? Oldu. Bunları yapan insanlar başarılı oldu mu? Oldu, maalesef. Maalesef bu koltuklar işgal edildi, bu koltukların hepsine askerler geldi oturdu. Şimdi, 15 Temmuzun bu ülkede sonuçta milletin başardığı bir şans olduğunu atlamamak lazım. Bu hissiyatı dönüştüren, Türkiye'de demokratik algıyı dönüştüren AK PARTİ hükûmeti, Sayın Tayyip Erdoğan. Bunlarla dönüştü bu ülke. Daha evvel dışarıya çıkamayan insanlar o gece nasıl dışarıya çıktılar? Yani özgürlük alanları açıldığı için, düşünmeye dair imkânlar doğduğu için, insanlar kendisini, kendi sahiplenme hissiyatını dışarıda bırakmaktan korktuğu için daha evvel bunları yapamıyordu. Sokağa çıktı insanlar ve kendi lideriyle beraber buluştu ve her siyasi partiden insan da dışarıdaydı o gece, liderleri olmasa bile milletimiz dışarıdaydı hangi hayat görüşünden olursa olsun. O gece Hakkâri'de de insanlar dışarıdaydı, İzmir'de dışarıdaydı, İstanbul'da, Ankara'da, ben de Ankara'daydım. En feraset sahibi olanlar, sade vatandaşlardı, unvanı olmayan insanlar en feraset sahibi, en sakin onlardı. O gece ben bizzat yaşadım, gördüm.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Zengin, toparlayın.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Toparlayacağım, aynı hassasiyeti rica ediyorum Sayın Başkan.

Şimdi, bunları yaparken, bunları atlamadan, bunun sebepleri var. Bu ülkede -ben yaşadım- Güngören'deki patlamada darbeden birkaç yıl evvel dizlerini ponza taşıyla ponzalayan yani askerî sınavda fiziki muayeneyi geçmek için, askerî sınavdan geçebilmek için namaz kıldığı belli olmasın diye vücudunu ponza taşıyla ponzalamış bir çocuğun, bir terör örgütünün bombasıyla ölmüş bir çocuğun evini ziyaret ettiğimde annesinden ağlayarak ben bunları dinledim. İnsanlarımızın müsamaha gösterdiği inançtı, bunu en iyi siz biliyorsunuz. İnanmış olmanın bir şeyi vardı, inanmış insanlar giremiyorlardı kardeşim, namaz kılan insanlar asker olamıyordu. Buradan geliyoruz biz. Annesi başörtülü olduğu için nüfus cüzdanlarının fotoğrafı değişiyordu ya bu ülkede. Bunları nereden atlıyorsunuz? Şimdi siz buna "FETÖ'ye destek" nasıl dersiniz, diyemezsiniz. Yani insanlar, Türkiye'de normal bir hayat olsaydı, inanan insanlar istediği gibi olabilseydi... Ben başörtülü olduğum için hâkimlik sınavına kabul bile edilmedim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Zengin, son bir dakika veriyorum. Toparlayın, siz tecrübeli bir arkadaşımızsınız.

Buyurun.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Bak, evraklarım iade edildi. Evraklarımızın bile kabul edilmediği bir yerden geliyoruz biz, geldiğimiz yeri unutmayalım. Bu hikâye içerisinde, bu hayatımızın gerçek, sahici hikâyesi içerisinde resmi yerine oturtmanız lazım. Böyle baktığımız zaman, AK PARTİ Türkiye'de müthiş bir dönüşüm yapmıştır. İnsanlara kendileri gibi olmak için imkân vermiştir, herkese. Her birimiz, ben de böyle, sonuna kadar herkesin kendi istediği gibi yaşaması için gayret sarf eden bir insanım, bunun için siyaset yaptım. Aslında siyaset yapmak da değil, bunun için mücadele vererek bu kürsüye geldim. O yüzden tüm bunlar olurken değerli arkadaşlar, geldiğimiz yeri asla unutmamak lazım. İnsanlar iyi niyetle, halisane niyetle bir şey yaptıktan sonra karşılarına muazzam bir tahminin dışında bir terörle karşılaşıyorlarsa o noktada durursunuz ve dersiniz ki: Yeter artık, yeter!

Arkadaşımız biraz evvel ifade etti, "Ben namaz kılmaya gittim oraya." Gerçek böyle de olabilir. Böyleyse eğer lütfen yani bu aşamadan sonra insanlara bu alanla ilgili olarak söylediklerine itibar etmek, itimat etmek gerekir. Bir merhamet içerisinde Türkiye'deki meseleyi yerine oturtarak bu tarihî olayları bir bütün içerisinde değerlendirmemiz lazım diye düşünüyorum ve inanıyorum ki Türkiye'de darbeler tarihî artık kapanmıştır. Her şeyin gücü siyasettedir artık. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim, sağ olun.