Konu:4 Kasım 2016 tarihinin Türkiye demokrasisine bir kara leke olarak geçeceğine, Kars'ta yaşanan gözaltılara, yasal etkinliğe katılanların "risk analizi" diye ifade edilen muameleye maruz kalmalarının kabul edilemez olduğuna ve belediyelerdeki suistimaller, sağlıksız harcamalar, keyfî görevlendirmelerle ilgili bir açıklamanın yapılmasının önemine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:14
Tarih:06/11/2018


4 Kasım 2016 tarihinin Türkiye demokrasisine bir kara leke olarak geçeceğine, Kars'ta yaşanan gözaltılara, yasal etkinliğe katılanların "risk analizi" diye ifade edilen muameleye maruz kalmalarının kabul edilemez olduğuna ve belediyelerdeki suistimaller, sağlıksız harcamalar, keyfî görevlendirmelerle ilgili bir açıklamanın yapılmasının önemine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, öncelikle, 4 Kasım 2016'nın üzerinden iki yıl geçti. Eş genel başkanlarımıza, milletvekillerimize gece yarısında farklı şehirlerdeki dosyalardan ama aynı anda gözaltı işlemi yapıldı, sonra arkasından uzun tutukluluk hâlleri hâlâ devam ediyor. İki yılı aşmış bir tutukluluk var. Birçoğunun fezlekeleri gözaltına alındıktan yaklaşık bir yıl sonra hazırlandı. Bu durum, bize göre, doğrudan doğruya siyasete yargı eliyle müdahaledir ve Türkiye demokrasisine de bir ayıp olarak, bir kara leke olarak geçecektir.

Benzer bir durumu özel olarak Kars'ta yaşıyoruz. Geçtiğimiz hafta il yöneticilerimiz, 25'inci Dönem milletvekilimiz, il eş başkanlarımız gözaltına alındılar. Sorgularında tek bir konu vardı: Ailelerin kan davalarında, çeşitli anlaşmazlıklarda uzlaşma için talepte bulunmaları, bizim buna aracılık etmemiz ve sorunların daha fazla büyümeden çözülmesi yönündeki çabalarımız. Bütün konuşma kayıtlarında konunun savcılığa intikal ettiği, jandarma bölgesiyse jandarmadan yardım isteneceği belirtilmiş olmasına rağmen bu çalışmaları, kültürel, tarihî anlamı bilinen, toplumda barışı tesis etmeye dair bu tip çabaları "alternatif yargı çabası" diye tarif etmek, kriminalize etmek ve siyasetçileri bu nedenle tutuklamak kabul edilemez bir durumdur.

Yine kamuoyunun dikkatine sunma ihtiyacı duyduğumuz son derece dikkat çekici bir uygulamaya vurgu yapmak istiyorum. Bazen etkinliklerin sonunda, basın açıklamalarının, yasal buluşmaların sonunda "risk analizi" diye tarif edilen, tek tek şahısların GBT'lerinin yapıldığı kimi uygulamalar gerçekleşiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Şimdi, herhangi bir suç isnat edilebilecek bir fiil söz konusu olmadığı hâlde, sadece etkinliğe katılanların, katıldıkları etkinlikle ilgili de herhangi bir suç unsuru bulunmamasına rağmen, etkinlikten dağılırken GBT'lerinin alınmasının, sonra da sosyal medyalarının takip edilmesinin "risk analizi" diye tarifi hiçbir demokratik güvenlik politikasıyla izah edilemez bir durum. Oysa bugün basına yansıdı, Adana'da kayıt dışı, hiçbir kimlik sahibi olmayan 10 bin Suriyeli yaşıyor, 20 bin kişi başka şehirlerde gözüktükleri hâlde Adana'da yaşıyor. Şimdi, bir şehirde on binlerce kayıt dışı insan yaşarken bir yasal etkinliğe katılanların böyle bir muameleye tabi tutulup bunun da "risk analizi" diye tarif edilmesi asla kabul edilemez bir durum.

Son olarak da Sayın Başkan, Sayıştay denetimleriyle ilgili kamuoyuna yansıyan, basına yansıyan, özellikle belediyelerdeki suistimaller, sağlıksız harcamalar, keyfî görevlendirmelerle ilgili bir açıklamanın yapılması galiba bütçe görüşmelerinin yapıldığı, bütçenin komisyonda olduğu bu hafta son derece anlamlı ve değerli olacak.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyoruz.