Konu:701 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/4) ile İçtüzük'ün 128'inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:12
Tarih:31/10/2018


701 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/4) ile İçtüzük'ün 128'inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına selamlıyorum.

Verdiğimiz değişiklik önergesiyle 701 no.lu Kanun Hükmünde Kararname'nin 1'inci maddesinin kararnameden çıkarılmasını öngörüyoruz.

Teklifin gerekçelerine geçmeden önce, OHAL ve ona dayanarak çıkartılan kanun hükmünde kararnamelerin yarattığı yıkımlara değinmek isterim. FETÖ darbe girişimi gerekçesiyle ve sadece üç ay için ilan ettiğimiz OHAL iki yıl sürdü, 20 Temmuz sivil darbesinden sonra tam 7 kez uzatıldı, bu süreçte 30'u aşkın kanun hükmünde kararname çıkarıldı. Bunlar, bu kanun hükmünde kararnameler darbeden ya da darbecilerden çok muhaliflerin söndürülmesine dönük olarak işletildi. Darbeyle ilgisi olmayan onlarca karara imza atıldı. Devlet kurumlarını yıllarca birlikte yönettiğiniz, "ortağımız" dediğiniz birdenbire darbeci olunca, onunla mücadele etmek adına çok önemli adımlar attık. Evlilik programlarını iptal ettik; Meclisten garsonları, çaycıları görevden aldık; sıvacıları ihraç ettik. Dizilerde subliminal mesajlar arar olduk, reklamlarda subliminal mesajlar bulduk ve en önemlisi, kış lastiği uygulaması gibi, mühim bir kanun hükmünde kararname çıkarttık. Darbeyle ilişkisini hâlâ çözemediğim Millî Piyangoyla ilgili düzenlemeler yaptık. Elinizden gelse tombalacılarla ilgili düzenlemeyi bile kanun hükmünde kararnameyle yapacaktınız.

Bizler, her seferinde, olağanüstü hâli kaldırın, ülkemizi bu utançtan kurtarın dedikçe, siz ise bizleri geçmişteki ortağınızla aynı söylemleri kullanmakla itham ettiniz. Ne istedilerse verdiniz ama aranızdan biri bile yargılanmadı, memleketi parsel parsel peşkeş çektiniz ama aranızdan biri bile yargılanmadı. Belediye başkanlarını sadece görevden almakla yetindiniz. Yıllarca ortaklık kurduğunuz FETÖ'cüler ile bizleri aynı cümlede kullanmanız bile yüzsüzlüğün açık bir daniskasıydı.

Sayın milletvekilleri, OHAL ve kanun hükmünde kararname düzeninde ihraçlar âdeta bir silaha ve sindirme aracına dönüştü. Yargısız infaz hâline dönüşen bu ihraçlardan toplumdaki her muhalif, sendikacılar, aydınlar, akademisyenler, kısacası iktidarın hazzetmediği herkes nasibini aldı. Böyle olunca da her KHK yayımlandığında FETÖ'yle uzaktan ya da yakından alakası olmayan herkes "Acaba ben listede var mıyım?" diye liste merakına tutuştu.

Kurulan OHAL Komisyonu ise yaptığınız işin aslında hukuksuzluğunun bir itirafıydı. "Türkiye'yi yönetemiyorsunuz." diyoruz sürekli. AKP iktidara geldikten sonra yargıya, orduya ve devlet kurumlarına olan güvenin nasıl yerle bir olduğunu hep beraber görüyoruz. Adında "adalet" olan AKP, adaletin canına okuyan bir parti olarak Türk siyaset tarihine geçiyor.

Sayın milletvekilleri, olağanüstü hâl kapsamında 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, seçimden hemen sonra çıkarıldı ve bu kararnameyle 18.632 personel kamudan ihraç edildi. Binlerce kamu çalışanının ihraç kararının 24 Haziran seçimlerinden önce alındığını, kaldırılan Bakanlar Kurulu imzasıyla yayımlanmasıyla anladık. Değerli arkadaşlar, alelacele yapılan rejim değişikliğinde iktidarın dahi kafası karışmış olacak ki feshettikleri Bakanlar Kurulunun imzasıyla bir kanun hükmünde kararname çıkardılar.

En büyük skandal da şu değerli arkadaşlar: Birilerini darbecilikle itham ederken onları ihraç etmek için seçimin geçmesini bekledik. Eğer bu kararnameyle attıklarınız terör örgütü üyesiyse biz "seçim güvenliği" diye bağırırken sizin bunları atmak için seçim sonrasını beklemeniz büyük bir çelişki değil midir değerli arkadaşlar?

Evet, bu kanun hükmünde kararnamede başka ilginç bir detay daha var değerli arkadaşlar. Kanun hükmünde kararnamenin 43'üncü sayfasında yer alan "İhraçlar" bölümünde "İhraca gerekçe" bölümü yer alıyor ve değerli arkadaşlar buna göre ilgili kurumdan 4 kişi kurum kanaati, 1 kişi sosyal medya gösterilerek ihraç edildi yani sosyal medya paylaşımlarıyla insanları görevlerinden aldınız, işte burada hukukun hâline de "Vay hâlimize" demek gerekiyor.

Ve şunu söylemek istiyorum: Biz bu kürsüden defalarca ifade ettik, OHAL geçici bir yönetim biçimiydi. Dolayısıyla, OHAL kanun hükmünde kararnamelerinin de alınan önlemlerin de sınırlı olması gerekirdi. Anayasal bir zorunluluktu bu ama çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle bunun da tam bir hukuk tanımazlık olduğunu gördük değerli arkadaşlar. Ve şunu söylemek isterim: 18.632 kişiyi atarken ve bunların bazılarını sosyal medya aracılığıyla suçlarken ben size şimdi yargı kararlarından örnek vereceğim. 17-25 Aralıktan sonra değerli arkadaşlar, bir belediye başkanınız FETÖ'yle ilişkili bir kişiye ihale verdi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Karabat, selamlayalım.

ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - ...ihale verdiği şirketin ortağı aranıyor, Fetullah Gülen'in yeğeniyle evli, bu ihaleyi veren belediye başkanının ihale kararı için Danıştay kararıyla ihaleyi yürütme durdurma kararı var, yetki iptali kararı var ve siz o kişiyi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı yaptınız. Bunun adı nedir değerli arkadaşlar? Biz "yüzsüzlük" deyince kızıyorsunuz ama kararı siz verin, bunun adı nedir? (CHP sıralarından alkışlar)