Konu:HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:12
Tarih:31/10/2018


HDP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HDP GRUBU ADINA ADNAN SELÇUK MIZRAKLI (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; partimiz tarafından verilmiş olan bu öneriye ilişkin görüşlerimi ifade edeceğim.

Tabii, ilk önce bu kayyumluk nereden çıktı; "kayyum" diye yanlış kullanılan, özü itibarıyla "kayyım" olan bu kavrama demokratik bir rejimde niye ihtiyaç duyulur; bunun cevabını vermek zorundayız. Âdeta seçmen iradesinin gasbı olan ve bu iradeye rağmen idarenin kendi tasarruflarını ve âdeta bir yetki aşımı yaparak o iradenin üstüne atanmış kayyumların getirilmesi tabii ki demokrasinin ruhuna ve değerlerine aykırı bir tutum. Şimdi, özellikle 102 Demokratik Bölgeler Partisi belediyesinden hele hele 95'ine atanırsa bunun demokrasinin dışında da siyasetin temel kavramlarıyla ne kadar örtüşük olmadığı gerçeği ortaya çıkar. Biz şunu çok iyi biliyoruz: Bu ülkede zaman zaman çok haksız uygulamalar yapıldı. Tarihin gelişimi içinde bu haksız uygulamaların bir kısmında hakikat ortaya çıktı ama çoğu kısmında hakikatin gölgelendiğini gördük.

Şimdi, özellikle son dönemlerde Adalet ve Kalkınma Partisinin Başkanı ve Sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, önümüzdeki seçim döneminde de eğer gerekirse mahallî idareler seçimlerinden sonra tekrar kayyum atama tehdidinde bulundu. Şimdi, şunu beklerdik arkadaşlar: Yani bütün siyaset kurumunun içinde olan ve demokrasiye inanan bütün çevreler, böyle bir tehdit bugünden ifade edildiği zaman demokrasiye nasıl darbe yapıldığını, demokratik rejime nasıl bir darbe yapıldığını ifade etmeliydiler, bunu beklemek de herkes kadar hakkımız olsa gerek.

Evet, 102 belediyeden 95'ine kayyum atandı. Kayyumlar döneminde neler yapıldı diye göz attığımızda ortada ciddi anlamda o belediyelerde o güne kadar biriktirilmiş olan birçok değerin nasıl berhava edildiğini gördük. Başta kadın merkezleri olmak üzere, kültür merkezleri olmak üzere, gençlik merkezleri, çocuk merkezleri olmak üzere bir bütün olarak hepsinin kapatıldığını gördük.

OYA ERONAT (Diyarbakır) - Hepsini PKK merkezi yapmıştınız, PKK merkezi olmuştu hepsi.

BAŞKAN - Sayın Eronat, lütfen hatibi dinleyelim.

ADNAN SELÇUK MIZRAKLI (Devamla) - Kapatılıp yerine yapılan işlemlerin hiçbir şekilde halkın temel ihtiyaç ve beklentileriyle örtüşük olmayan işlemler olduğunu gördük. Beraberinde, yine takdir edersiniz ki özellikle AKP döneminde belediyelerimiz üzerinde nasıl bir denetim ağı oluşturulduğunu hepiniz çok iyi biliyorsunuz. Yani defalarca, başmüfettişlerce veya müfettişlerce hem mali hem idari denetime tutulan bu belediyelerimizde ne bir yolsuzluk ne bir başka işlem saptanmadı. Yani zaman zaman ifade edilen, işte o dönemde, o özellikle ciddi çatışmaların yaşandığı dönemde yine belediyelerimizde çok sayıda müfettişin olduğunu biliriz.

Dolayısıyla bütün bunlar birer hakikat iken çok sayıda belediyeye kayyum atanarak âdeta belediyeler işlemez duruma getirildi. Ne oldu? Devam edilen yani daha önceki dönemde kararı verilmiş ve yürümekte olan projeler dışında ortaya yeni bir proje, halkın da özellikle onayladığı yeni biçimler çıkmadı. Evet, belki kaldırımlar yapıldı, belki yol ve şehir düzenlemeleri yapıldı, ışıklandırmalar yapıldı görselliğe hitap eden ama temelde halkın biriktirmiş olduğu değerlerle örtüşük olmayan şeyler yapıldı. Birçok isim değiştirildi. Dün de bu konular konuşuldu. Elimde çok sayıda bu konuda belge var yani istek sahiplerine bunları da iletebilirim.

95 belediyeye kayyum atandı, şu anda 43 belediye başkanı cezaevinde. Beraberinde, özellikle diğer kurumlarla karşılaştırdığımız zaman, bütün bu saldırıya maruz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Mızraklı.

ADNAN SELÇUK MIZRAKLI (Devamla) - ...kalmasına rağmen sonuçta, özellikle bu kayyum atanmış belediyelerin bulunduğu yerde 24 Haziran seçimlerinde de gerek partimizin aldığı oy oranları gerekse partimizin bölgeden çıkartmış olduğu vekil sayıları da bu tür politikaların nasıl karşılık bulmadığının görüntüsü oldu.

Ben, çok sayıda kurumun kapatıldığını, parkların, bahçelerin isimlerinin değiştirildiğini, heykellerin yıkıldığını, çok şey anlatabilirim size. Ama şunu söyleyeyim: Bir sürü şeyi yani Yılmaz Güney Sineması'nı yıkabilirsiniz ama Yılmaz Güney'i silemezsiniz. Dolayısıyla belediyelerimize dair birçok kuruma veya heykele yıkım yapılsa bile bu belediyelerin toplumda yaratmış olduğu güven ve destek yıkılamaz, önümüzdeki seçimler de bunun ifadesi olacaktır.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)