Konu:701 Sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/4) İle İçtüzük'ün 128'inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:11
Tarih:30/10/2018


701 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (1/4) ile İçtüzük'ün 128'inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CEMAL ENGİNYURT (Ordu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikli olarak şunu belirtmekte fayda görüyorum gerek şahsım adına gerekse Milliyetçi Hareket Partisi adına: Pensilvanya'daki sümüklü alçak bir katildir, şerefsiz bir haindir, namussuz bir darbecidir. Onun 259 Türk askerini şehit eden, polisini şehit eden, vatandaşını şehit eden bütün elemanları şerefsizin en önde gidenidir. Dolayısıyla bu kararname, 701 sayılı Kararname görüşülürken endişelerimi dile getirmeden önce bu fikrimi net bir şekilde ortaya koymak istedim.

Doğrudur, kanlı bir terör örgütüyle karşı karşıyayız. Kanlı bir terör örgütü bu ülkede hain bir darbe yapmak istedi. Zaten 15 Temmuz darbesinden sonra biz de Milliyetçi Hareket Partisi olarak "Vatan mevzubahisse gerisi teferruattır." diyerek birçok konuda AK PARTİ Hükûmetine ve devlete destek verdik, acımasız eleştirilere maruz kalmamıza rağmen destek verdik. Fakat bu, şu demek değil: Örneğin Eskişehir'de Teğmen Ömer Faruk Aygüner, niçin atıldığını söylemediniz, eline bir karar vermediniz, mahkemeye çıkartmadınız, savcıya çağırmadınız. Bu çocuk 15 Temmuz gecesi kullandığı uçağıyla Akıncı Üssü'nü acımasızca bombaladı, yerle bir etti, uçakların kalkmasını engelledi, darbenin başarılı olmasının önüne geçti ama bu pırıl pırıl teğmen genci hiçbir sebep göstermeden bir kenara attınız ve şu ana kadar hiçbir şekilde dinleme ihtiyacı bile hissetmiyorsunuz. 9.103 polisi Gençlik Parkı'nda nasıl oluyorsa bir garsonun cebinde yakalanan bir flaş bellekle terör örgütü üyesi diye on beş ay açığa aldınız, sonra seçimden bir hafta sonra attınız 18 bin kişiyle birlikte. Bunların içerisinde çocuğunun adı "Kürşat" olan, çocuğunun adı "Alparslan" olan, "Metehan" olan Türk milliyetçileri var; bunların içerisinde siz de iyi biliyorsunuz ki AK PARTİ'li gençler de var, AK PARTİ referanslarıyla girenler de var. Siz de bundan sıkıntılısınız ama maalesef "Bir şey yapamıyoruz." diyerek sessiz bir şekilde ağlayanları dinleyerek, çocuklarına mama götüremeyenleri, albay olmuş olup da kâğıt toplayanları, polis olup garsonluk yapanları sadece seyrediyoruz. Bütün haklarını ellerinden aldık, sigortalı çalışamıyorlar, hiçbir işe giremiyorlar, avukatsa avukatlık yapamıyorlar; hâkimlikten attık, avukatlık yapamıyorlar. Az önce Sayın Murat Emir İbrahim Kaboğlu'ndan bahsetti, attınız kararnameyle, eğer vekil olmasaydı sigortalı hiçbir yerde çalışamayacaktı, bugün milletvekili olduğu için iki yıl sonra emekli olacak. İbrahim Kaboğlu milletvekili oldu, emekli olacak ama o garibanlar hiçbir işe giremeyecek, hiçbir ekmeğe sahip olamayacaklar. Onun için bu karar gözden geçirilmeli. Vicdanlarınıza seslenerek diyorum ki: Bu kararları yeniden değerlendirin.

Bir de aklımızla oynarcasına "Fetullah Gülen" denilen Pensilvanya'daki sümüklü alçak için "Bin yılda böylesi bir gelir." diye ifadeler kullananların yakınlarını ödüllendirerek, abisi FETÖ'cü olduğundan dolayı atılan çocukların haklarını yemeye devam etmeyin. Bir aileden solcu da çıkar, bir aileden sağcı da çıkar, bir aileden ateist de çıkar, bir aileden iyi bir Müslüman da çıkar. İki kardeşin birisi FETÖ'cü diye diğerini acımasızca infaz etmeyelim.

Dolayısıyla, bu 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname görüşülürken, hakikaten takipsizlik ve beraat alanlara layıkıyla devlet baba olmanın gereğini yerine getirelim, haklarını teslim edelim diyor, hepinize saygılar sunuyorum. (MHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.