Konu:Âşık Veysel'i saygıyla andığına, millî eğitim politikalarında bir modeli denemenin, sonuçlarını görmenin bile on yıllarla ifade edilebilecek bir periyoda denk gelmesi gerektiğine, insan sağlığını ciddi biçimde tehdit eden durumlarla karşı karşıya olunduğuna ve yargılama süreci kadar idari soruşturma süreçlerinin, Meclisin denetim işlevininin anayasal sistem içerisinde anlam ifade ettiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:10
Tarih:24/10/2018


Âşık Veysel'i saygıyla andığına, millî eğitim politikalarında bir modeli denemenin, sonuçlarını görmenin bile on yıllarla ifade edilebilecek bir periyoda denk gelmesi gerektiğine, insan sağlığını ciddi biçimde tehdit eden durumlarla karşı karşıya olunduğuna ve yargılama süreci kadar idari soruşturma süreçlerinin, Meclisin denetim işlevininin anayasal sistem içerisinde anlam ifade ettiğine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, ben de Âşık Veysel'i saygıyla, rahmetle anarak başlamak istiyorum. Anadolu coğrafyasında farklılıklarımızla birlikte yaşamayı, farklı inançları, farklı kültürleri çatıştırmadan ama hepsinin de kendi değerlerini, inançlarını, kimliklerini, kültürlerini koruyarak birbirine saygıyla, hoşgörüyle birlikte yaşamayı kültürüne, müziğine, sözüne yansıtan bir isim; bir kez daha anmak istiyorum.

Millî Eğitim Bakanlığının girişimi şüphesiz yeni bir umut, yeni bir beklenti olarak kamuoyu gündemine girdi ama millî eğitim politikalarıyla ilgili galiba şunda bir netliğe varmak gerekiyor: Millî eğitim politikalarında bir modeli denemenin, test etmenin ve sonuçlarını görmenin bile on yıllarla ifade edilebilecek bir periyoda, bir zaman dilimine denk gelmesi gerekiyor. Oysa hepimiz biliyoruz ki sadece son on beş, on altı yılda bile defaten model denemesi, model tartışması, model uygulama, test etme girişimiyle karşı karşıya kaldık. Burada tabii ki millî eğitim politikasının genel amaçlarıyla ilgili sorunlar yaşadığımız sonuçları itibarıyla ortada, çok net; yetiştirdiğimiz insan tipi ve bunun toplumsal sonuçları, karşılıkları ortada ama ne olursa olsun yanlış bir modeli bile uzun soluklu uygulamak ve gerçek bir yüzleşmeyi gerçekleştirmek zorundayız ama üç yılda bir, beş yılda bir, her bakan değiştiğinde, hatta bakanın kendi içinde, aynı dönem içerisinde birkaç kez farklı modeli uygulamaya kalkmanın faturası çok ağır çünkü o modelin yanlışlığını bile görmeye süre yetmiyor, güç yetmiyor; bu sefer iki dönem sonra geri başa saran, bir önceki bakanın uygulamasını tekrar deneyen bir durumla karşı karşıya kalıyoruz.

Yine kamuoyuna yansıyan, insan sağlığıyla doğrudan ilgili, tuz içerisinde plastik maddelerle ilgili ciddi bir bilgi var, yetkililer de bunu reddetmiyorlar...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - ...ama ürünleri en azından markalar itibarıyla açıklamamayı tercih ediyorlar. Daha önce suyla ilgili benzer tartışmalar olmuştu, insan sağlığını ciddi biçimde tehdit eden durumlarla karşı karşıya olduğumuz ortaya çıkmıştı. Şimdi tuzla ilgili bir açıklama yapmamanın evet ticari rekabet açısından anlaşılabilir boyutu var ama tedbir nedir, en azından önleyici nasıl bir müdahale var, bunu bilmek istiyoruz.

Sayın Başkan, çok uzatmayacağım. Bir de dün Ankara'da görülen ve Diyarbakır'da 5 Haziran 2015'te HDP mitinginde seçimden iki gün önce gerçekleşen patlamayla ilgili -hayatını kaybedenler vardı, yüzlerce yaralı vardı- bu dava yine aralık ayına ertelendi. Yani üzerinden geçen üç buçuk yıla rağmen ne ciddi bir idari soruşturma ne etkin bir yargılama süreci var. Elbette ki o patlamayla daha ciddi yüzleşseydik sonrasında belki Suruç, belki gar, belki İstanbul'daki havaalanı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - ...patlamaları gibi çok sayıda patlama belki gerçekleşmeyecekti ciddi tedbirler alınsaydı. Bütün bunlar sadece yargı bağımsızlığıyla izah edilebilecek bir durum değil, şüphesiz idari soruşturma süreçleri de, Meclisin denetim işlevini yapması da en az yargılama süreci kadar anayasal sistem içerisinde bir anlam ifade ediyor, en azından vicdani ve toplumsal bir sorumluluk var.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.