Konu:İyi Parti Grubu Önerisi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:9
Tarih:23/10/2018


İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ HDP GRUBU ADINA RIDVAN TURAN (Mersin) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, fındığa ilişkin yaptığımız konuşma Türkiye tarımıyla ilişkili bir konuşma. Türkiye tarımında özellikle 1980 askerî darbesi ve 24 Ocak Kararlarıyla başlayan, Derviş'in Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'yla bir üst seviyeye çıkan, on altı yıldır AKP elindeki ülke tarımını tasfiye etme ve uluslararası tarım tekelleri önünde, deyim yerindeyse, tarımı ve çiftçilerimizi iki dizi üzerine çökertme politikasıyla da şahikasına varmış durumda.

Değerli arkadaşlar, konuştuğumuz fındık ama uzunca bir zamandan beri, en azından on beş yirmi yıldan beri Türkiye tarımının uluslararası tarım tekelleri karşısında nasıl güçten düşürüldüğünü, kırsalın nasıl tasfiye edildiğini adım adım yaşıyoruz. Bugün tabii, yaşamın ironisi olsa gerek, bir taraftan yerlilik ve millîlik iddiasında olan AKP'nin diğer taraftan fındıkta atılacak bütün adımları neredeyse uluslararası tarım tekellerine ihale etmiş olması gerçekten yaşamın ironisi gibi.

Değerli arkadaşlar, şekerde Cargill neyse fındıkta Ferrero odur. Yani gidişatın özü şudur: Tarımsal KİT'lerin tasfiyesiyle beraber IMF, Dünya Ticaret Örgütü ve Dünya Bankasının akıldaneliğinde tarımsal KİT'lerin tasfiyesiyle beraber başlayan süreç bizim üreticimizi uluslararası tarım tekelleri karşısında yalnız bırakmış durumda. Şimdi, biz fındık fiyatlarını konuşuyoruz da fındık fiyatlarını belirleyen son analiz de işte az önce sözünü ettiğim uluslararası tekeldir. Cargill nasıl Türkiye'de şeker piyasasını hem de yüksek yargı kararlarının aleyhinde olmasına rağmen belirler pozisyondaysa ne yazık ki fındıkta da gidişat o tarafa doğru gitmekte.

Bakın, 1970'lerde başlayan ve AKP eliyle şahikasına yükselmiş olan özellikle tarımsal alandaki hızlı ve yüksek finansallaşma, ticaretin ülke sınırlarını aşan bir biçimde serbestleştirilmesi bir tek sonuç doğurdu: Ülke çiftçimiz uluslararası sermaye karşısında yalnız başına. Uluslararası tarım tekelleri Türkiye'de nerede, hangi bölgede, hangi ürünün nasıl, hangi tarımsal girdiler kullanılarak ne biçimde üretileceğine şu anda karar veriyor. Yerlilik ve millîlik iddiasında olan arkadaşlara özellikle vurgu yapmak istiyorum. Fındıksa mesele evet, ülkenin en stratejik meselelerinden bir tanesi, en stratejik ürünlerinden bir tanesi. Az önce Sayın Zengin bu stratejik ürünleri birlikte ele alacaklarına ilişkin bir vurgu yaptı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Milletvekili.

RIDVAN TURAN (Devamla) - Bunları beraber ele almanın bir tek yöntemi var değerli arkadaşlar, fındık başta olmak üzere stratejik bütün ürünlerimizi ve genelde de Türkiye tarımını uluslararası tarım tekellerinin egemenliğinden kurtarmaktır. Yeniden istihdam üreten, yeniden değer üreten bir biçimde tarımı yeniden kurmaktır, tarımsal KİT'leri -FİSKOBİRLİK başta olmak üzere- yeniden çalışır hâle getirebilmektir, başka bir deyişle neoliberalizmin bize emrettiği bütün şeylerden, bütün politikalardan imtina etmek, uzak kalmaktır. "Fındık sorunu çözülmezse kendimi yakarım." demenin pratik bir karşılığı yok. Pratik karşılığı olan, uluslararası tarım tekellerinin sözcüsü olmaktan kurtulmaktır. İşte, o zaman, Karadeniz halkı başta olmak üzere, fındık üreticisi başta olmak üzere Türkiye'deki üreticilere verdiğiniz sözü tutar hâle geleceksiniz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ederim. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler.