Konu:Celal Adan'ı Meclis Başkan Vekilliği Görevinden Dolayı Tebrik Ettiğine, 19 Ekim Bosna-hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'i 15'inci Ölüm Yıl Dönümünde Rahmetle Andığına, 19 Ekim Muhtarlar Günü'nü Ve 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü'nü Kutladığına, 22 Ekim Amasya Protokolü'nün İmzalanışının 99'uncu Yıl Dönümünde Bütün Şehitleri Rahmetle Andığına, 23 Ekim Van Depreminin 7'nci Yıl Dönümünde Hayatını Kaybedenlere Allah'tan Rahmet Dilediğine Ve Danıştay 8. Dairesinin Andımız'ı Kaldıran Yönetmelik Hükmünü İptal Etmesinin Yerinde Bir Karar Olduğuna İlişkin Açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:9
Tarih:23/10/2018


Celal Adan'ı Meclis Başkan Vekilliği görevinden dolayı tebrik ettiğine, 19 Ekim Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'i 15'inci ölüm yıl dönümünde rahmetle andığına, 19 Ekim Muhtarlar Günü'nü ve 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü'nü kutladığına, 22 Ekim Amasya Protokolü'nün imzalanışının 99'uncu yıl dönümünde bütün şehitleri rahmetle andığına, 23 Ekim Van depreminin 7'nci yıl dönümünde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dilediğine ve Danıştay 8. Dairesinin Andımız'ı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etmesinin yerinde bir karar olduğuna ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Öncelikle yeni görevinizden dolayı sizi tebrik ederim. Bu görevinizin şahsınıza, Meclisimize ve milletimize hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah'tan niyaz ederim.

Sayın Başkan, biliyorsunuz geçen hafta 19 Ekim tarihi yani 19 Ekim 2003 Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı bilge lider Aliya İzzetbegoviç'in vefatının 15'inci yıl dönümüydü, ben buradan kendisini rahmetle anıyorum.

19 Ekim tarihi aynı zamanda Muhtarlar Günü. Demokrasimizin vazgeçilmezi olan muhtarlarımızın da bu gününü kutluyorum.

Diğer taraftan, 21 Ekim tarihi Dünya Gazeteciler Günü. Demokrasimizin yerleşmesine, ileri demokrasinin yerleşmesine katkıda bulunması temennisiyle bütün gazetecilerin de Gazeteciler Günü'nü tebrik ediyorum.

22 Ekim 1919 Amasya Protokolü'nün imzalandığı tarih. Ben bu vesileyle kurtuluş mücadelesinde emeği geçen, katkıda bulunan, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle anmak istiyorum.

23 Ekim 2011 tarihi de Van depreminin 7'nci yıl dönümü. 601 kişinin hayatını kaybettiği, 4.152 kişinin de yaralandığı depremin üzerinden yedi yıl geçti. Ben bu vesileyle hayatını kaybedenlere Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum.

Sayın Başkan, bilindiği üzere bugünlerde çok tartışılıyor, geçtiğimiz günlerde Danıştay 8. Dairesi Andımız'ı kaldıran kararı hukuka aykırı bulmuş ve iptal etmiştir. Bu, yerinde bir karardır. Bu kararı desteklediğimizi elbette ifade etmek istiyorum. Dolayısıyla, temyiz yolu açık olmakla birlikte, bu kararın bir an evvel Millî Eğitim Bakanlığı tarafından uygulanması gerektiğini de bu vesileyle ifade etmek gerekir. Danıştay 8. Dairesinin kararına karşı çıkılmasının ve burada her zaman "bağımsız yargı" deyip bu karanın tartışılmasının çok uygun olmadığını ifade etmek isterim. Özellikle, Papaz Brunson'ın serbest bırakılıp yurt dışına gidişinde "bağımsız yargı" diyenlerin burada da aynı tepkiyi vermesinin tutarlılık açısından önemli olduğunu ifade etmem gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Usta.

ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ederim.

Andımız etnik bir ifade değil, millî kültür ve millî kimliğin inkâr edilemez duruşu ve dile gelişidir. Ayrıca hiç kimsenin Andımız ile İstiklal Marşı'nı da karşı karşıya getirmemesi lazım. Bunlar birbirinin alternatifi değildir. İstiklal Marşı başımızın üzerindedir ve istiklalimizin mührüdür.

Yine, Türklükle İslam'ı da karşı karşıya getirmek son derece yanlış olacaktır. Bunu yapmak bu büyük millete büyük bir ihanet olacaktır.

Bakınız, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy "Ordunun Duası" şiirinde Türklük ile Müslümanlığı aynı mısrada nasıl kullanıyor: "Türk eriyiz, silsilemiz kahraman. Müslümanız, Hakk'a tapan Müslüman." Bu kadar açık ve nettir. Türklük ile İslamiyet'i veya Andımız ile İstiklal Marşı'nı yan yana getirmek son derece yanlış olacaktır. Türklük üst bir kimliktir. Türklük hiçbir zaman bir etnik unsur değildir. Hep "Tek milletiz." diyoruz. Bu milletin ortak bir adı olması lazım. Adı olmayan bir millet olabilir mi? Bu milletin adı "Türk milleti"dir. Bunu böyle görmek lazım. Türk milleti ayrıştırıcı bir unsur değildir. "Türk'üm." demek ırkçılık da değildir, bunu böyle görmek lazım.

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Usta.

ERHAN USTA (Samsun) - "Türk" denildiği zaman da bunun arkasından başka bir şey saymaya gerek yok. Türk milleti bu milletin ortak adıdır. Elbette etnik unsur olarak, etnisite anlamında başka kişiler olabilir, bunların hepsinin ortak adı Türk milletidir, bunu böyle görmek lazım. Bizim Türk milleti anlayışımız budur. Bu anlamda, millî bilincin uyanmasına vesile olan Andımız'ın bir an evvel okullarımızda öğrencilerimize tekrar okutulmasının en doğru karar olacağını düşünüyor ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Usta.