Konu:28 Ekim Karaman'ın Ermenek ilçesinde meydana gelen maden faciasının 4'üncü yıl dönümü münasebetiyle maden işçilerinin sorunlarına ve Celal Adan'a Meclis Başkanlığı görevinde başarılar dilediğine ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:9
Tarih:23/10/2018


28 Ekim Karaman'ın Ermenek ilçesinde meydana gelen maden faciasının 4'üncü yıl dönümü münasebetiyle maden işçilerinin sorunlarına ve Celal Adan'a Meclis Başkanlığı görevinde başarılar dilediğine ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önümüzdeki 28 Ekimin, 2014 yılında Karaman'ın Ermenek ilçesinde meydana gelen maden kazasının yıl dönümü olması nedeniyle gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Ermenek'te meydana gelen ve benzerine az rastlanan kazada ocağı su basmış, yer altında öğle yemeği yiyen işçiler madende mahsur kalmıştı. Kazadan sonra 18 madenciden haber alınamadığı yönünde gelen bilgiler üzerine endişeli bir bekleyiş başlamıştı. Arka arkaya gelen ölüm haberleri beslenen umutları da bir bir söndürmüştü. Son cenazelere kazadan ancak otuz yedi gün sonra ulaşılabilmişti. Bu bekleyiş sırasında yırtık lastik ayakkabısıyla madende kalan oğlunu, Tezcan Gökçe'yi bekleyen, tüm Türkiye'nin tanıdığı Recep amca ve kameralara yansıyan "Oğlum yüzme bilmezdi, suyun içinde ne yaptı?" serzenişiyle içindeki tüm doğallığı, saflığı ve çaresizliği ortaya koyan Tezcan'ın annesi Ayşe teyze yüreğimizi sızlatmıştı. O gün tüm Türkiye bir acıya ortak olmuştuk. Sonrasında şehit madencilerin yakınları gerek devletimizin gerekse de yardımsever vatandaşlarımızın katkısıyla birtakım maddi yardımlar aldılar. Kazada sorumlulukları tespit edilenler on dört yıldan yirmi bir yıla varan cezalara çarptırıldılar ama ne var ki sağlanan ekonomik imkânlar ne de verilen cezalar kaybedilenleri geri getiriyor. Aradan dört yıl geçmiş olsa da o günlerde yaşanan acı hâlâ içimizde. Bu vesileyle, Ermenek'te kaybettiğimiz 18 maden şehidimizle birlikte tüm maden şehitlerimizi ve iş cinayetlerine kurban verdiğimiz emekçileri saygı ve rahmetle anıyorum.

Bu kazanın kaybettiğimiz hayatlar yanında Ermenek açısından bir başka boyutu daha var. Kazadan önce Ermenek'te 8 kömür ocağı çalışırken bugün biri altı aylık dönemler hâlinde çalışma yapan sadece 2 ocak faal kalmıştır. Kazadan önce tüm ocaklarda 2.700 işçi çalışırken bugün faal olan 2 ocakta sadece 380 işçi çalışmaktadır. Bu işçilerin yarısından fazlası da yılda ancak altı ay çalışabilmektedir. Ermenek'te madenlerin çalışmaması nakliye sektörünü de olumsuz etkilemiştir. Kazadan önce Ermenek'teki nakliyeciler kooperatifine 130 kamyon kayıtlıyken bugün sadece 80 araç kayıtlıdır. Bunların çoğu da madenlerden yük alamamaktadır.

Ermenek'te esnaf da kan ağlamaktadır. 30 bine yaklaşan nüfusuyla Karaman'ın en büyük ilçesi olan Ermenek'te kazadan önceki işçi sayısı dikkate alındığında, neredeyse nüfusunun yarısı geçimini doğrudan madenlerden sağlamaktaydı. Dolaylı olarak madenden gelir elde edenler de hesaba katıldığında, Ermenek'in hemen hemen tamamının geçimi madenlerin çalışmasına bağlıdır. Ermenek'te yapılan küçük çaplı meyvecilik ve sebzecilik ise ilçenin geçimini sağlamaya yetmemektedir. Bugün, Ermenek'te esnafı madenden emekli olanlar ayakta tutmaktadır. Madenden emekli olanlar azaldıkça Ermenek ekonomisi de tamamen bitecektir. Bir dönem Karamanoğulları Beyliği'ne başkentlik de yapan Ermenek'in içine itildiği bu çaresizlik, derin tarihî geçmişine de yakışmamaktadır. O yüzden, Ermenek'te madencilik olmazsa olmazdır.

Demem o ki Ermenek'te kömür sadece kömür değildir; gelinlik kızların çeyiz sandığı, delikanlıların düğün parasıdır; askerdeki Mehmetçik'in cep harçlığı, gurbetteki öğrencinin kitap parasıdır; ailelerin geçim kaynağı, Ermenekli çocukların nafakasıdır. Kısacası, Ermenek'te kömür sadece kömür değil; sofralarda katık, heybelerde azık, yüreklerde yaradır. Ermenek'te kömür hayattır.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre ülkemizdeki linyit rezervi 17,3 milyar tondur, bu da 350 milyar dolarlık bir servet demektir. Türkiye, bu rezervi çıkarmak yerine sürekli kömür ithal etmektedir ve en çok kömür ithal eden ülkeler sıralamasında 7'nci durumdadır, yapılan ithalatın faturası da 3-4 milyar dolar civarındadır. Bu nedenle, ülkemizde çalışmayan tüm kömür madenlerinin çalıştırılması zaruret olmuştur.

Özel sektör, Soma faciasından sonra alelacele yapılan düzenlemelerdeki şartların ağır olduğu gerekçesiyle madenleri çalıştırmamaktadır. Öyleyse özel sektörün yapamadığını devlet yapmalı, çalışmayan maden işletmelerindeki redevans sözleşmeleri iptal edilerek kamuya ait madenlerin kamu tarafından işletilmesi sağlanmalıdır. Kömür madenciliğinin ve Ermenek'in kurtuluşu buna bağlıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Milletvekili.

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Devamla) - Milletin kürsüsünden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına sesleniyorum: Yürütülen madencilik anlayışı artık sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. Ermenek ve kömürle hayat bulan tüm şehirlerimiz bu adımın atılmasını beklemektedir. Seslerini, sesimizi duyun artık.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyor, teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, size de görevinizde başarılar dileyerek hayırlı olmasını temenni ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.