Konu:Karayolları Trafik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:8
Tarih:17/10/2018


Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ERKAN AYDIN (Bursa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

7 sıra sayılı, kamuoyunda "trafik kanunu" diye geçen teklifin 4'üncü maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Şimdi, bu kanun nereden geldi? Memleketin o kadar sorunu varken, vatandaşın gündemi çok farklıyken birdenbire, hemen İçişleri Komisyonuna geldi, hızla da Genel Kurula geldi ve niye geldi? Baktığımızda, aslında sebebi çok kolay anlaşılıyor. Küpte para bitti, kasa tamtakır kuru bakır. Yaklaşık iki yıldır yaptığımız gibi, hemen, alelacele düşünülüp bazı maddelerinde cezalar artırılarak, bazı yeni maddeler konularak gene vatandaşın sırtından, yapılan israfın, harcamaların karşılanması öngörülüyor. 5.010 liraya kadar cezalar var yani aslında harç bitti, yapı paydos.

Geçen dönemde burada -daha çok değil, geçen sene- suların satılmasını onaylayan kanunları geçirdiniz, bildiğiniz su. Sulama birliklerinin özelleştirilmesine onay verdiniz. Ormanların satılmasını öngören kanunu geçirdiniz. Bir tek ne kaldı? Soluduğumuz hava kaldı satılmayan. Bugün de trafik vergileri dediğimiz konuyla geldiniz, burada onları geçiriyorsunuz. Varlık Fonu'nu kurdunuz, Türkiye'nin en müstesna kurumlarını içine attınız. İpotek göstererek gittiniz, dışarılardan aldınız paraları, kredileri. Önümüze nasıl bir fatura gelecek, hep birlikte göreceğiz, henüz bilmiyoruz. Şeker fabrikalarını sattınız. Otoyolları, köprüleri bu sene bütçesiyle özelleştirme kapsamına alıyorsunuz. Sebep ne? Sebep, şurada başlıklar altında sıralayalım. Oysa 2017 referandumunda ne demiştiniz? "Başkanlık gelecek, faizler düşecek." Ne oldu bugün faiz? Yüzde 35. "Başkanlık gelecek, enflasyon düşecek." Ne oldu enflasyon? Yüzde 25, dış basına göre yüzde 35. "İşsizlik bitecek." İşsizlik yüzde 20'lerde. "Dolar düşecek." Şu anda 6,5-7; 6'ya doğru gidiyor. "Fiyatlar ucuzlayacak." Elektriğe yüzde 44, doğal gaza yüzde 80 zam. Aslında baktığımız zaman, burada Hükûmetimiz gerçekten Nobel Ödülü'nü hak ediyor. Faizi düşürmek yerine 2 katına çıkaran Sayın Hazine Bakanına o konuda bir Nobel gerekiyor. Enflasyon hedefini 2018 için yüzde 5 açıklayıp şu anda yüzde 20 olan enflasyon için Merkez Bankası ayrı bir Nobel, gene 2018 dolar kurunu 1,97 olarak açıklayan, bugün 5,5-6'larda devreden Hükûmet de aslında ayrı bir Nobel Ödülü'nü hak ediyor; baktığımız zaman bu.

Şu anki Cumhurbaşkanı, dönemin Başbakanı ne diyordu sekiz yıl önce: "Bunlara ağzına kadar dolu bir hazine verin, iki günde tüketirler." Ama geldiğimiz noktada, on altı yılda hazineyi tükettiniz. Hani, bugünlerde çok saldırdığınız İnönü var ya, İnönü ne diyordu, dönemin Başbakanı o zaman? "Bize Osmanlı Devletinden tek gram altın kalmadı." diyordu ama aynı İnönü, 1950'de iktidarı devrederken hazinede 127 ton altın bırakmıştı. Sağ olsun, Menderes de geldi, dört yılda onları yedi, tüketti, bitirdi ve IMF'den ilk parayı da o aldı; geçen grup toplantısında söylemiştiniz.

Şimdi, sizden sonra ne olacak, biliyor musunuz? Sizden sonra gelen hükûmet de "AKP'den, AKP Hükümetinden bize hiçbir şey kalmadı." diyecekler; maalesef gidişat bu.

Ha, ne yapmak lazım? Sadece eleştiriyle bunlar olmuyor, öneri de söylemek lazım. Ben size söyleyeyim: Önce şu saray sevdasından bir vazgeçin. Yıllık 3 milyar tasarruf -ki bu görülen, Sayıştay raporlarında çıkan, bir de görünmeyeni var ama- en az 3 milyar elde; 15 tane VIP uçağını satın, 5 milyar gene elde; 100 bin makam aracını gönderin, 25 milyar elde; temsil ağırlama giderlerini kaldırın, 1 milyar; TRT'ye aldığınız 300 tane aracı gönderin, 300 milyon; Suriyelileri zaten anlattılar, ona bir daha girmeyelim.

Sonuç, eğer gerçeği ve geleceği konuşacaksak, özgür ve bağımsız bir Türkiye'den bahsedeceksek yerli ve millî, gerçekten yerli ve millî bir hükûmet, ülke yaratacaksak o zaman millî üretime gideceğiz. Satıp savıp, elde ne varsa ipotek gösterip, dışarıdan yüksek faizle borçlanıp bunu da başarı diye göstermek yerine millî üretimi, kendi kaynaklarımızı kullanma mecburiyetine geri döneceğiz. Millî seferberlik ilan edeceğiz, başka şansımız yok. Esnafa, yeniçeri cezaları gibi, döver gibi vergiler, cezalar getireceğimize onların sırtındaki yükleri azaltacağız...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERKAN AYDIN (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Tabii, buyurun Sayın Aydın.

ERKAN AYDIN (Devamla) - ...kredi faizlerini düşüreceğiz, onların borçlarını erteleyebilecek ve çözüm üretebilecek yeni öneriler getireceğiz; hasılı, tasarruf edeceğiz. Ama "İtibardan tasarruf olmaz." diyerek de bu vatandaşı aldatmayacağız. Aslında, siz de hazineyi boşalttınız, bu yasalarla da faturayı halka ödetmeye çalışıyorsunuz ama eminim ki halkımız da bu gerçeği gördü, görmeye devam ediyor. Biz de bu gerçekleri ortaya çıkararak en yakın zamanda -ki yerel seçimlerde- bu faturayı, asıl ödemesi gerekenlerin ödemesi gerektiğini de anlatacağız diyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)