Konu:Karayolları Trafik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:8
Tarih:17/10/2018


Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CEMAL ENGİNYURT (Ordu) - 7 sıra sayılı Kanun Teklifi'yle ilgili olarak söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Cihangir İslam güzel bir ortam yarattı aslında, kızmayın; bizi güldürdü, güzel sözler söyledi. Dolayısıyla neşeli olmakta fayda var.

Bu kanun teklifi görüşülürken özellikle bir konuya değinmek istiyorum. Servis taşıyıcılarının haklarında çıkarılan bir genelgeden bahsetmek istiyorum. Türkiye'de 200 bin servis taşıyıcısı bulunmakta ve ekmeklerini bundan kazanmaktalar. Lakin öyle bir genelgeyle... Öyle bir yönetmelik çıkarılmış ki bize yakışır bir yönetmelik. Örneğin, servis taşıyıcılarına 22 yaşını geçmek şartıyla, lise mezunu hostes bulundurmaları şartını getirmişiz. Çok güzel. Bütün servis taşıyıcıları, yüzde 95'i şoförlerin ilkokul mezunu, biz "22 yaşında, lise mezunu olsun." demişiz. Bunu konuşacağımı söylediğimde bir Kayserili servis taşıyıcısı aradı "Ağabey, bunlar hostes mi arıyor, TÜBİTAK'a eğitimci mi arıyorlar?" dedi. (MHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, 22 yaşında, lise mezunu, askerliğini yapmış olma şartı... E, bayan ne yapacak, hanımefendiler ne olacak? 18 yaşını bitirmiş bir hanımefendinin çalışma hakkı yok mu? Dolayısıyla birincisi, çıkış yolu itibarıyla sakat bir mantık. Altı üstü 10 metre götürecek, eliyle tutacak, bunun için lise mezunu diyoruz ama 200 bin servis taşıyıcısının birçoğunun yanındaki hostesler genelde eşleri, bu işi birlikte yapıyorlar. Çünkü mazot 3,4 lirayken ihale almışlar, maşallah mazot şimdi 6 lirayı geçmiş dolayısıyla külliyen zarardalar. O sebeple, diyorlar ki: "Eşlerimiz yanımızda, ortaokul mezunu veya ilkokul mezunu. Bizden istenen bu şart çok ağır kaçıyor." Bunun değiştirilmesini teklif ediyorlar. İnşallah, bizi dinleyenler bunu değiştirirler diye düşünüyorum.

İkinci olarak, yine, özellikle minibüs sahiplerine, 2008 model olan araçlarını yenilemek istediklerinde "2017 yılından aşağı olmaz, yoksa ruhsat vermeyiz." diyoruz. Bu nasıl bir anlayış, bu nasıl bir mantık? O zaman şöyle yapalım: "T" plaka sahiplerine ÖTV'siz araç alma imkânı verdik, gelin o zaman, hep birlikte servis taşıyıcılarına ve minibüs kullanıcılarına da ÖTV'siz araç alma imkânı, hakkı tanıyalım madem 2017 diyorsak. Dolayısıyla bu insanların servis araçlarını ve minibüslerini yenileme hakkını ellerinden almamış olalım, onlara sıfır araç imkânı sağlayalım.

Yine, servis taşıyıcılarının en önemli sıkıntılarından bir tanesi de şu: Zaten trafik polisleri bunları yeterince denetliyor ama okul müdürleri, okuldaki veliler, öğretmenler âdeta sokakta zabıta gibi, trafik polisi gibi servisleri durduruyorlar "Emniyet kemerin var mı? Çocuklar ne durumda?" diye soruyorlar. Arkadaş, sürekli taciz edilen bir insanın psikolojisinin bozukluğu neticesinde bundan sağlıklı bir hizmet de bekleyemeyiz. O sebeple, devletin polisine güvenmek durumundayız, devletin polisi de zaten gereğini yapıyor.

Bir önemli konu da yine, araçların içerisindeki her koltuğa sensör koydurmak gibi bir genelge hazırlanıyor, çıkarılmaya çalışılıyor. Her koltuğa sensör koymak yerine, araçlara binerken çocukların parmak izini tanıyıcı bir özellik koyarsak böylece her çocuğun araca bindiği, her çocuğun araçtan inip inmediği belirlenmiş olur.

Maksat zorluk çıkarmak olmamalı, maksat insanımızın geleceğini daha da güzel hâle getirmek olmalı diyorum. Dolayısıyla burada, İçişleri Bakanlığı yetkilileri, Karayolları, trafikle ilgili bütün düzenlemeyle ilgili yetkililer buradalar, bunu not alır da servis taşıyıcıları ve minibüsçülerle ilgili genelgeyi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın Sayın Enginyurt.

CEMAL ENGİNYURT (Devamla) -... yeniden gözden geçirir ve bu insanlara kolaylık tanırsak hakikaten ekmeklerini kazanma noktasında, psikolojilerinin düzgün olması noktasında büyük bir hassasiyet gösterilmiş olur diyor, hepinize saygılarımı sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)