Konu:İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:7
Tarih:16/10/2018


İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HDP GRUBU ADINA ADNAN SELÇUK MIZRAKLI (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; oldukça önemli bir başlıkta kısaca görüşlerimi ifade etmeye çalışacağım.

Tabii, hani biraz hukuki deyimle müruruzamana uğramış olmakla beraber, geçen aylarda oldukça yüksek sesli, toplumun çok farklı çevrelerince belki hak ettiği önemi haiz olmadan yeterince de tartışılamamış bir konu başlığında verilmiş bu önergeye öncelikle teşekkür ediyorum.

Şarbon hastalığı sadece sayısal olarak değerlendirilen bir hastalık değildir yani bir ülkede 1 vaka dahi görüldüğü zaman o ülke açısından bir negatif puandır. Şarbon, uluslararası bildirimi zorunlu bir hastalıktır hastalıklar kategorisi içinde ve hatırlarsınız, 2001'deki 11 Eylül saldırılarından sonra şarbon tozlu zarfların gönderilmesi âdeta büyük tehditler olarak değerlendirilirdi. Yani şarbon hastalığının ne kadar ciddi bir tehdide işaret ettiği noktasında bunu söylemek istiyorum.

Şimdi, biz bütün bunları konuştuk. Geçen ay Dicle Üniversitesinde 10 yaşındaki bir çocuğumuz Ebuleyha Tuz bağırsak şarbonu nedeniyle yaşamını yitirdi. Şimdi, bütün bu gerçekler, hastalığa yakalanmış çok sayıda kişi olmakla beraber 10 yaşındaki bir çocuğun yaşamını yitirmesine de yol açabilecek kadar bu işin yaygınlaştığını gösteriyor.

Bilindiği üzere, bağırsak şarbonları öldürücüdür. Eğer hayvanın tüylerinin solunum yoluyla alınması söz konusu ise akciğer şarbonları da öldürücüdür. Ama burada dikkat çekici olan önlenebilir bir hastalık mıdır, değil midir? Şimdi, o noktada, bundan yedi sekiz ay önce gene Tarım Bakanlığının çıkarmış olduğu bir genelgeyle sınırlardan hayvan girişi esnasında veteriner hekimce yapılması gereken kontrol veya hayvan sağlığı teknisyenlerince yapılması gereken kontrol şartı kaldırıldı. Onun yerine orman mühendisinin bile yapabileceği bir kontrol getirildi. Şimdi, ilk önce bunu hakikaten tekrar ellerimizi vicdanımıza koyarak sormamız gerekiyor.

İki: Madem uzunca bir seyahatten sonra Brezilya'dan getirildi, başka yerden getirildi, onların sınırdan içeriye girmesi noktasından sonra da, dağıtımından sonra da takiplerinin çok iyi yapılması ve eğer aşılamaları yapılmamışsa aşılamalarının yapılması gerekiyordu.

Yine bilindiği üzere, küçükbaş veya büyükbaş olmak üzere, iki ayın üzerinde olan ve gebe olmayan bütün otçul hayvanlar şarbona karşı da aşılanabilirdi. Şimdi, bütün bu bilgi ve belgeler ışığında baktığımızda, hakikaten birtakım şeylerin eksik bırakıldığını görüyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bir dakika daha süre veriyorum Sayın Mızraklı, sözlerinizi tamamlayın lütfen.

ADNAN SELÇUK MIZRAKLI (Devamla) - Bu ülkede 64, 65 milyon civarında küçük ve büyükbaş hayvan var. Ben şunu çok iyi biliyorum veteriner meslektaşlarımdan, diyorlar ki: "Biz köylere gittiğimiz zaman, hayvanları aşılamak istediğimizde de aşılamaya karşı çıkıyorlar." Hani o yetişkinler çocukları için yapmaya başlamışlardı ya, çocuklarının aşısına engel oluyorlardı. Bakın, rüzgâr eken fırtına biçer. Artık hayvanlarını da aşılatmaya yanaşmıyorlar ve bu hastalıkların yayılması açısından da önlenebilir hastalıkların yayılması açısından da aşılamanın yapılmaması ciddi bir tehdide dönüşüyor.

Bu noktada, hakikaten, gerek Tarım Bakanlığının gerek il, ilçe tarım müdürlüklerinin ciddi bir hassasiyette ve işin uzmanlarıyla, başta veteriner hekimler ve onların örgütlü meslek kuruluşlarıyla, üniversitelerin ilgili fakülteleriyle beraber bu meseleyi masaya yatırarak değerlendirmesi doğrudur ama aynı zamanda Meclisten yana da bu konuda bir çabanın geliştirilmesini de anlamlı ve değerli buluyoruz.

Teşekkür ediyoruz. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Mızraklı.