Konu:Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:6
Tarih:10/10/2018


Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

EMİNE GÜLİZAR EMECAN (İstanbul) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 6'ncı maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu madde Türkiye Kalkınma Fonu'na bağlı alt fonların yapısını ve işleyişini düzenlemektedir. Fakat bu düzenlemede eksik olan önemli bir şey vardır, o da fonun kaynağıdır. Bir fon kuruluyorsa bu fonun kaynaklarının belli olması gerekmektedir. Fakat Komisyon toplantısında teklifi veren Sayın Muş'a ısrarla sormamıza rağmen böyle bir kaynak net olarak gösterilememiştir. Kaynağın hazineden aktarılacağı söylense de içinde bulunduğumuz ekonomik koşullarda bu bize çok inandırıcı ve gerçekçi gelmemektedir. Çünkü hazinenin içinin boş olduğu bir dönemde ve yaşanan bu ekonomik kriz ortamında hazineden böyle bir kaynak aktarılmasının mümkün olmadığını hepimiz bilmekteyiz.

Önümüzde Türkiye Varlık Fonu gibi de bir gerçek vardır. Ülkemizin en önemli ve kârlı kurumları, bankaları, arazileri, arsaları Varlık Fonu'na aktarıldığı hâlde gerçek anlamda bir kaynak yaratılmamış ve fon, fonksiyonel hâle getirilememiştir. Varlık Fonu'nun durumu ortada iken Sermaye Piyasası Kurulu Kanunu'na tabi olmayan ve Rekabet Kanunu'na da aykırılıklar içermesi muhtemel olan böyle bir fon kurmanın anlamı nedir diye sormak lazım. Eğer "Zarar eden firmalar, şirketler bu fon kapsamına alınacak ve kurtarılacak." diyorsanız bunun da kıstaslarının doğru dürüst belirlenmesi gerekmektedir.

Aslında burada bir güven sorunu var. Bugüne kadar olmadığını iddia ettiğiniz krizle ilgili alelacele attığınız adımlar, örneğin açıklanan orta vadeli programlar, dün açıklanan enflasyonla mücadele paketi gibi teklifler piyasalara, iç ve dış yatırımcılara, esnafa, emekliye, işçiye güven vermemektedir. Ülkemizde her geçen gün derinleşen ekonomik kriz ortamında iktidar, yapısal reformlar gerçekleştirmek yerine, aldığı günübirlik kararlarla bu krizden çıkabileceğini sanmaktadır. Aynı şekilde bu getirilen kanun teklifi de acele edilmiş ve güven sorgulamasına muhtaç bir tekliftir.

Sayın Muş konuşmasında, getirdiği teklife dair -ki salonda teklifin sahibi Sayın Muş'u göremiyorum, biz burada teklif üzerinde konuşurken, tartışırken uyumaya mı gittiler bilmiyorum, uzun süredir yok salonda, farkındayız- dünya örneklerinde benzer uygulamalar olduğundan bahsetti. Örnek verilen ülkelerin denetim mekanizmaları sağlam ve bağımsızdır. Ayrıca, bu ülkeler, hukuk güvenliği olan, tarafsız yargı sistemine sahip ülkelerdir. Biz ise burada, bağımsız ve tarafsız bir yargının olmadığı bir düzende, birçok kanuna ve Anayasa'ya da aykırılık içeren bir tekliften bahsediyoruz. Böyle bir ortamda yine Sayın Muş'un ifade ettiği bağımsız denetimden bahsetmek komik oluyor ve güven vermiyor. Bu çerçevede değerlendirdiğimizde endişelerimizden biri, daha önce bazı kamu bankalarına kaynak olarak aktarılan İşsizlik Fonu birikimlerinin bu fon için de kaynak olarak kullanılacağıdır.

Bir diğer endişemiz ise bu fonun yatırımcıları desteklemesinden daha çok, özel sektör üzerinde oluşacak borç yükünün kamunun sırtına yani kısaca halkımızın, vatandaşın sırtına yıkılacağıdır.

Değerli milletvekilleri, saray üstüne saray yaparak, yerdekilerle yetinmeyip uçan saraylar edinerek bu ülke krizden kurtulamaz. Uçan saray demişken ne oldu Katar'dan neye karşılık bağışlandığını bilmediğimiz uçağa; devlet kayıtlarına sokuldu mu, sormak lazım. Kabul ederek ülkemizi küçük düşürdüğümüz bu uçak eğer bağışsa devlet kayıtlarına girmeli veya reddedilmelidir. Eğer satın alındıysa bu açıkça halkımızın bilgisine sunulmalıdır.

Diğer yandan, McKinsey anlaşmasında olduğu gibi, sürekli bir gizlilik içerisinde yürütülen anlaşmalarla ve kararlarla ülke yönetilemez. Soruyoruz: McKinsey'le yapılan sözleşmenin içeriği neydi? Hangi bedel karşılığında anlaşma yapıldı ve ne kadar bir ödeme yapıldı? Bütün bunları bilmek vatandaşlarımızın hakkıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Emecan, toparlamak için bir dakika süre veriyorum.

Buyurun.

EMİNE GÜLİZAR EMECAN (Devamla) - Teşekkür ederim.

Değerli arkadaşlar, on altı yılda ülkeyi getirdiğiniz bu kriz ortamından kurtuluşun reçetesi, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü önceleyen, gerek yerli gerekse yabancı yatırımlara güven veren politikalar geliştirmektir.

Sözlerime son verirken Sayın Cumhurbaşkanının söylediği bir cümleyi size hatırlatmak istiyorum. "Evet, biz bize yeteriz." dedi. Evet, yeter ki siz işini bilenlerin, muhalefetin de sesine kulak verin. Ortak akılla, ülkemizin birikimlerinin daha fazla kaybolmasına neden olmadan bu krizden çıkalım.

Sayın Başkanım, size de bu Meclise göstermiş olduğunuz saygıdan ve bize hiçbir ayrım yapmadan vermiş olduğunuz ek sürelerden dolayı ayrıca teşekkür ederek sözlerime son vermek istiyorum.

Saygılarımla. (CHP sıralarından alkışlar)