Konu:Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:6
Tarih:10/10/2018


Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekili arkadaşlarım; Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Yine "yapılandırma" "düzenleme" gibi adlar ardına saklanmış bir tasfiye operasyonuyla karşı karşıyayız. Devlet bankaları yandaşlara verdikleri batık kredilerle, ucuz döviz skandallarıyla gündemden düşmemişken bir başarılı banka yönetimiyle gözlerimizi yaşartan iktidar yeni bir banka düzenlemesiyle karşımıza çıkıyor.

Seçimden önce ülke ekonomisini uçuracağını vadedenlerin ülkeyi getirdikleri nokta hepimizin malumu. Ülkeyi uçuracaklarını söyleyenlerin meğerse sarayları uçuracaklarını bilmiyormuşuz. Uçan saray vakasıyla bunu da görmüş olduk.

Sayın milletvekilleri, bu teklifteki hukuki aykırılıklar dışında Kalkınma Bankasının mevcut yapısının çalışanlar aleyhine tasfiyesi de söz konusu. Yıllardır kariyerlerini bu sektör üzerinde şekillendiren banka emekçilerini kapı önüne koymuyorsunuz ama onları kendi uzmanlık alanları ve kariyer planlamaları dışında bir alana zorlamak vicdani bir yaklaşım olmasa gerek. Bütçe Komisyonunda ilgili sendikaların maddeler bazında itirazlarını ilettiklerini ancak bu önerilerin dikkate alınmadığını biliyoruz.

Türkiye Kalkınma Bankasına personel alımı özel hükümlere tabi. Dolayısıyla uzmanlık kadroları kariyer meslek personeli arasında yer alıyor. Bankada çalışanlarla ilgili olarak yapılan düzenleme ve geçiş hükümlerinin, personelle ilgili kazanılmış hakların korunması ve yetişmiş insan kaynağının israfına yol açmadan gerçekleştirilmesi gerekiyor. Düzenleme sırasında bankanın mevcut durumunda bazı çalışanların, özellikle kariyer personelinin mevzuattan kaynaklanan ve geçmişten gelen problemlerinin geçiş hükümlerinin uygulanması sırasında daha karmaşık ve çözümsüz hâle geleceğini de dikkate almak gerekiyor. Kurumlar arası nakil sırasında kendi statülerinden kaynaklı özlük haklarına sahip olamayacakları için emsalleriyle ciddi ücret farkları oluşabileceği de ortadadır. Banka uzmanları kariyer meslek personeli olmalarına rağmen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamına girmiyor. Kanun tasarısında hangi kadro ve hangi göreve atanacaklarına ilişkin açık bir hüküm yok. Böyle olunca da mevcut pozisyonlarını korumama durumuyla karşı karşıya kalıyorlar. İş güvencesini kaybetmemek için, çeşitli nedenlerle şehir değişikliği istemedikleri için Türkiye Kalkınma Bankasında kalmak yerine başka bir kamu kurumuna atanmasını isteyenlerin sayısının yüksek olacağını eğer dikkate alırsak, burada da önemli bir meslek birikiminin heba olacağını söylemek gerekir.

Türkiye Kalkınma Bankasında çalışan, tüm mesleki birikimi ve deneyimi kalkınma ve yatırım bankacılığı üzerinde oluşturmuş olan banka emekçilerine, yasa tasarısında, her ne kadar memur olarak diğer kurumlara geçebilme hakkı tanınmış olsa da diğer kurumları tercih etmesi durumunda, yine 4456 sayılı Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketinin Kuruluşu Hakkında Kanun'un 15'inci maddesiyle ilgili yönetmelikte belirtilen mevcut pozisyonu koruyamayacağını ve mesleki birikimlerinin heba olacağını düşünmekteyim.

Kalkınma Bankası emekçileri kurumda güvenceli bir şekilde, aynı statüde kalmalı, başka kurumlara görevlendirilirken, aldıkları eğitim ve görevleri dikkate alınarak diğer kurumların kariyer kadrolarına atanmaları sağlanmalıdır değerli arkadaşlar.

Sayın milletvekilleri, bu kanunla bankaya hukuki muafiyetler ve ayrıcalıklar tanınıyor. Öncelikle, bankalar arası eşit rekabet ortamına aykırı bu düzenlemenin hakkaniyetle bağdaşmadığını söylememiz gerekiyor. Ama bundan daha önemlisi, AKP iktidarının öteden beri denetlemeden, yasalardan öcü gibi korkar olması. Madem temiz bir iş yapacağız neden denetlemeden korkarız bunu sormak gerekiyor.

Sayıştayı işlevsiz kıldınız, İhale Kanunu'nu kalbura çevirdiniz, devlet kurumlarında liyakatin esamesi okunmuyor, şimdi de kalkmış, bir bankayı bütün denetleyici kanunlardan azat ediyorsunuz. Gazi Meclisin de buna alet olmasını bekliyoruz, şaşırıyoruz. Bu istisnalar, bugün kimi bankalarımızın yaşadığı batık kredi krizlerinin gelecekte çok daha vahim ve kapsamlı biçimlerde karşımıza çıkacağının da işareti. Nereden çıktı bu düzenlemeler sevdası diye merak edip altına biraz baktığımızda, aslında bu, AKP iktidarının, özel sektör ve bankaların üzerindeki borç yükünü kamunun üzerine yıkma girişimidir.

Komisyon tutanaklarına baktığımızda, aslında kanun teklifini veren iktidar mensupları her şeyi itiraf etmişler. Türkiye'nin yeni bir ekonomik süreçten geçtiği ve bu süreci daha sağlıklı bir zemine oturtabilme amacıyla gündeme getirdiklerini belirtmişler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - Türkiye Kalkınma Bankasının borçlanma kapasitesinin bugüne kıyasla ciddi oranda artırılması söz konusu olduğuna göre gelecekte bu borçların kime fatura edileceğini de öngörmek için kâhin olmaya gerek yok.

Özetle, sermayenin hizmetine kuralsız bir banka kuruyorsunuz. Yoksullar yoksullukla boğuşurken, ülke krizle boğuşurken siz sermayenin ve yandaşlarınızın hizmetine kuralsız bir banka oluşturmaya çalışıyorsunuz. Buna katılmamız mümkün değil.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)