Konu:İyi Parti Grubu Önerisi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:6
Tarih:10/10/2018


İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MHP GRUBU ADINA ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlarım.

Ben bu grup önerisi vesilesiyle dün sayın bakanlar tarafından açıklanan Enflasyonla Topyekûn Mücadele Programı'na ilişkin birkaç değerlendirme yapmak, görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Tabii ki Hükûmetin enflasyonla mücadele anlamında bir kısım gayretler içerisinde olmasını takdirle karşıladığımızı öncelikle ifade etmem lazım. Hep bu kürsüden -izleyen arkadaşlarımız bilirler- enflasyonun ciddi bir sorun olduğunu ve enflasyonun Türkiye'de yükseleceğini ve bunun da problemleri büyüteceğini buradan defalarca söylemiş bir milletvekiliyim.

Türkiye çeyrek yüzyıl kronik yüksek enflasyondan ciddi sıkıntı çekti. 2000 yılında başlattığımız programın adı "Dezenflasyon Programı"ydı esas itibarıyla yani enflasyonla mücadele, enflasyonu aşağıya çekme programıydı. Tabii enflasyonla mücadelede ciddi bir mesafe alındı ancak enflasyonda bir bozulma başladığında, geçmişte bazı sayın bakanların "Ya, 1 puan, 2 puan enflasyon yüksek gelse ne olacak?" deyip enflasyonu küçümseyici tavırlarını da ciddi şekilde eleştirmiş bir milletvekiliyim. Şimdi, bu anlamda enflasyon meselesi son derece önemli bir meseledir. Enflasyon her şeyi bozar, gelir dağılımını bozar, piyasadaki bütün makro dengeleri bozacak bir husustur. Tabii, önümüzdeki sıkıntı, durgunluk içerisinde enflasyon sıkıntısı Türkiye açısından, bu da ayrı bir konu.

Şimdi programa dönecek olursak, sayın bakanların dün açıkladığı programın özü şu: Belli mallarda belli firmaların en azından yılbaşına kadar fiyatlarında yüzde 10 indirim yapması veya artışa gitmemesi şeklinde bir program. Tabii, bu gayreti de yine takdirle karşılamakla birlikte, bunun ne kadar kalıcı olacağını, ne kadar sürdürülebilir olduğunu görmemiz lazım. Tabii, hakikaten ne kadar malda yüzde 10 bir düşüş olacağını bilmiyoruz, yüzde 10 aylık düşüş önemli bir şekilde enflasyon rakamını geriye çekebilir, bu önemli bir şey olabilir. Tabii buradan da en fazla işçiler ve memurların aylıkları etkilenecektir çünkü yılbaşında enflasyon farkı verecektik, o ayrı bir bahis. Ancak burada, bu, çok sürdürülebilir bir şey değil yani hem talep tarafında hem de maliyet tarafında enflasyonu ortaya çıkaran nedenlerin üzerine gitmemiz lazım.

Bir tane örnek vermek istiyorum: Aralık ayından bu yana elektrik fiyatlarında konutta, meskenlerde artış yüzde 44,2; bunu anlayabiliyoruz çünkü kurda bir artış var, maliyetler artıyor, burada bir artış yapılıyor ancak sanayi tarafına geldiğimizde artış yüzde 70,9. Burada şunu söylemiyorum, konutta yüksek artırın demiyorum. Şimdi, enflasyon nedir? Maliyet enflasyonu tarafından baktığımızda girdi maliyetlerinin, üretim maliyetlerinin artması. Şimdi, sanayide elektrik fiyatında yüzde 70,9'luk bir artış yaparsak yılbaşından bu yana, bu üretimi yapan kişiye "Sen bunu ucuza sat."ı nasıl diyebileceğiz? Dolayısıyla maliyetler üzerinde en belirgin belirleyici de esas itibarıyla kurdur, zaten biliyoruz. Kurdaki bu yüksek artıştan dolayı, kur-enflasyon geçişkenliğinden dolayı enflasyonda ciddi bir bozulma olmuştu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ERHAN USTA (Devamla) - Bir dakika alabilir miyim?

BAŞKAN - Buyurun Sayın Usta.

ERHAN USTA (Devamla) - Bir defa, ilk yapılması gereken işlerden bir tanesi de -az önce söylediğim gibi- girdi maliyetlerine bir bakılması lazım. Girdi maliyetlerindeki aşırı şişmeler, oralardaki artışlar enflasyona neden oluyor. Diğer şey de kur tarafından... Yani kura istikrar kazandırmamız lazım -kuru aşağıya çekecek politikaları uygulamaya mutlak suretle koymak gerekiyor- ve kuru aşağı çekmemiz lazım. Kur buralarda sabitlendiği zaman bile -daha yükseğe gitmesinden bahsetmiyorum- enflasyon üzerinde hâlâ bozucu etkisi olacaktır.

Diğer tarafında da işin talep kısmı vardır. Talebi kısıcı tedbirlerin alınması lazım veya arz tarafında bir sıkıntı varsa, üretim tarafında bir sıkıntı varsa ki Türkiye'de bu maalesef var, buralarda -tabii, çok kısa sürede bunların hepsini toparlamak mümkün değil- üretim artışını sağlayacak, özellikle fiyat artışlarının çok yüksek olduğu, kısılabilir, esnekliği olan mallarda talebi de belli ölçüde kısıcı tedbirler almak lazım. Bu bağlamda, hemen otomobille ilgili olanı söyleyeyim, otomobilde vergi azaltılması Türkiye'ye hizmet etmeyecektir; Almanya'daki, Japonya'daki otomobil fabrikalarına hizmet edecek bir şeydir. Yapılan o vergi indiriminin de yanlış olduğunu ifade etmek isterim.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)