Konu:10 Ekim Kerbelâ'da Hazreti Hüseyin Ve Yol Arkadaşlarının Şehadetinin 1338'inci Yıl Dönümünde Şehitleri Rahmetle Andığına, 10 Ekim 2015'te Ankara Tren Garı Önünde Yaşanan Patlamada Hayatını Kaybedenlere Rahmet Dilediğine, Irak'ta Ebeveynleri Işid'e Katıldığı İçin Bağdat'tan Ankara'ya Getirilen 17 Türk Çocuğu Gibi Hemşehrisi 2 Çocuğun Da Türkiye'ye Getirilmesine, Televizyon Dizilerinde Ayrıştırıcı Dil Kullanılmaması Gerektiğine Ve Taşeronlarla İlgili Yapılan Düzenlemede Mağduriyetler Yaşandığına İlişkin Açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:6
Tarih:10/10/2018


10 Ekim Kerbelâ'da Hazreti Hüseyin ve yol arkadaşlarının şehadetinin 1338'inci yıl dönümünde şehitleri rahmetle andığına, 10 Ekim 2015'te Ankara Tren Garı önünde yaşanan patlamada hayatını kaybedenlere rahmet dilediğine, Irak'ta ebeveynleri IŞİD'e katıldığı için Bağdat'tan Ankara'ya getirilen 17 Türk çocuğu gibi hemşehrisi 2 çocuğun da Türkiye'ye getirilmesine, televizyon dizilerinde ayrıştırıcı dil kullanılmaması gerektiğine ve taşeronlarla ilgili yapılan düzenlemede mağduriyetler yaşandığına ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bugün, 10 Ekim 680 Kerbelâ'da Hazreti Hüseyin ve yol arkadaşlarının şehadetinin 1338'inci yıl dönümü. Ben burada, başta Hazreti Hüseyin Efendimiz olmak üzere bütün şehitleri rahmetle anmak istiyorum, Cenab-ı Allah onların makamlarını yüksek kılsın.

Tabii, Hazreti Hüseyin'in duruşu, Hazreti Hüseyin'in şehadeti haksızlık karşısında susmamasındandır, haksızlığa boyun eğmemesindendir. O, hiçbir zaman davasından dönmedi, kendi konforunu düşünmedi. O acılar, masumların çığlığıdır, asil bir duruştur. Kendilerini tekrar rahmetle anmak istiyorum.

Sayın Başkan, 10 Ekim 2015'te -az önce arkadaşlar tarafından da ifade edildi- biliyorsunuz, Ankara Gar Meydanı'nda bir patlama oldu. Ben, bu patlamada hayatını kaybeden insanlarımıza Allah'tan tekrar rahmet diliyorum, ailelerine başsağlığı diliyorum. Buna ilişkin daha önceden de mesajlarım olmuştu. Buradan, terörü doğrudan veya dolaylı olarak destekleyen kim varsa onları da lanetliyoruz ve burada devletimiz aslında güzel de çalışmıştır. Mahkemesi de sonuçlanmıştır, failler de bulunmuştur. Diğer, belki failleri bulunamayan olaylar varsa onların da bir an evvel açıklığa kavuşturulması yerinde olacaktır.

IŞİD'e katılan bazı Türk ailelerinin çocukları Bağdat'tan biliyorsunuz -17 çocuğumuz- getirildi. Bağdat'ta yetimhanede kalan çocuklardı. Ancak bunların dışında, 215'i 3 yaş altında, 213'ü de 3 yaş üstünde olmak üzere toplam 418 çocuğumuz, yine Bağdat'taki alıkonma kamplarında bulunmaktadır. Bunların diğerlerinden farkı, bunların yanında annelerinden veya babalarından birinin olmasıdır. Ancak biz biliyoruz ki, bizim de takip ettiğimiz, benim hemşehrim olan 1 çocuk daha vardı, 2 çocuk vardı hatta, onlar hem annesini hem babasını kaybetmiş. Ancak bu alıkonma kampında bu çocuklar da. Bu çocuklarımızın da yine bu 17 çocuğumuz gibi Türkiye'ye getirilmesine yönelik diplomatik çalışmaların en hızlı şekilde yapılması lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Usta'nın mikrofonunu açalım değerli arkadaşlar.

Devam edin.

ERHAN USTA (Samsun) - Nihayetinde, annesi babası suç işlemiş olsa da bu çocuklar bizim çocuklarımızdır, çocuklarımızı toplumumuza kazandırmamız lazım. Anneanneler, babaanneler sürekli bize müracaat ediyor çocukların Türkiye'ye getirilmesi için. Ben bu vesileyle Bağdat Büyükelçimizi de tebrik etmek istiyorum, bu başarılı operasyondan dolayı.

Şimdi, onun haricinde, bir televizyon dizisinde Çerkezleri ve Çerkez kadınlarını aşağılayıcı bazı sözler sarf edildiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Sosyal medya bu konuda bir hassasiyet gösterdi. Tabii, bu tür ayrıştırıcı dilden televizyon dizilerinin uzak durması lazım. Tabii, bunun haricinde, televizyon dizilerinde çok ciddi problemler var, bunları daha önceden burada gündeme getirdik. Yani Türk ahlakına, örfüne, âdetlerine uygun olmayan bir kısım meseleler de var. Ama onun dışında, böyle, bir grubu veya milletimizin şerefli bir üyesini, bir kesimini de bu şekilde tahkir edici sözlerin hiçbir şekilde olmaması lazım. Bu anlamda da özür dilenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Sayın Başkan, biliyorsunuz, taşeronlara ilişkin bir KHK yapıldı. Bu KHK'yle kadro verildi ancak bundan daha önceden de...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Usta, tamamlayın lütfen.

ERHAN USTA (Samsun) - Teşekkür ederim.

Taşeronlara ilişkin kadro verildi ancak burada bir kısım mağduriyetler olduğunu daha önceden de ifade ettik. Özellikle yüzde 70 barajına takılan bir kısım şoförler veya hastanede çalışan bazı alım ihalelerinin -insan gücü ihalesi ile makine ihalesinin- aynı anda yapılmış olmasından kaynaklanan bir kısım sıkıntılar vardı. Bu sıkıntıların aşılması lazım. Diğer arkadaşlara nasıl kadro verdiysek bunlar da, şoförler ve diğer yüzde 70'e takılan insanlar da bu kadroları hak ediyorlar.

Aynı zamanda bu 4 Aralık kıstası... Biliyorsunuz, sadece bir gün kıstas alınmıştı. Bunun çok haksız bir uygulama olduğunu daha önceden de ifade ettik. Yıllarca çalışmış olmasına rağmen bir şekilde 4 Aralıkta çalışmıyorsa bunlar kadro alamadı veya 4 Aralık sonrası. Yani bu 4 Aralık meselesinde buradaki mağduriyeti de giderecek yeni bir düzenleme yapılmasının ben çok önemli olduğunu, hem adalet hem de bu anlamda insanlarımızın mağdur edilmemesi açısından önemli olduğunu ifade etmek istiyorum.

Genel Kurul saygıyla selamlarım.