Konu:Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:5
Tarih:09/10/2018


Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Meclis İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi üzerine söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, bugün Hakkâri'de şehit olan 2 askerimizi rahmetle anıyorum, rahmet diliyorum ve terörü bir kez daha buradan lanetliyorum.

İç Tüzük maddelerinin uzlaşıyla geçmesi, ortak akılla bir sonuca varılması Meclis adına sevindirici bir durum. Bunlar bizlerden beklenen davranışlar ama bu Meclisin itibarını, bu Meclisin tarihini korumak adına yeterli mi? Asla yeterli değil.

Meclisin tarihini korumak zorundayız. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." diyen kurucumuz, kurtarıcımız Mustafa Kemal'i saygıyla, özlemle buradan anıyorum.

Ayrıca, bu Meclis için çok önemli bir devlet büyüğümüz daha var, ne kadar farkındayız bilmiyorum, şu oturduğumuz sıraların, bu Meclisin inşaatını, temelini İsmet İnönü attı. Bizler geçmişimize sahip çıkmak zorundayız. Bakın, İsmet Paşa hem cephede savaşan hem Lozan'ı imzalayan hem de bugün bizim konuşabilmemize sebep olan devlet büyüğümüzdür. Eğer ki bu Mecliste 5 tane partinin grubu varsa, 3 tane partinin milletvekili varsa bu İsmet Paşa'nın sayesinde gerçekleşmiştir. İsmet Paşa 1947 yılında belki de seçimi kaybedeceğini bile bile çok partili hayata geçmek adına seçime girmiş, onurla, gururla iktidarı Demokrat Partiye vermiştir. Ona dil uzatmak kimsenin haddi değil.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Halk vermiştir, halk.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Dediklerimi iyi anlayın.

İsmet Paşa, bakın, cephede savaşmış bir komutandır, askeriyle beraber savaşmıştır. Halk sokaktayken, asker sokaktayken, insanlar ölürken kendisi bir tünele saklanmamıştır, uçak köşelerinde uçmamıştır, kendisi Marmaris'te bir otelde saklanmamıştır. Ona herkes saygı duymak zorundadır. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)

RECEP ÖZEL (Isparta) - Bu olmadı ama şimdi ha. Bak, bu olmadı ama şimdi ha. Bu olmadı.

ŞİRİN ÜNAL (İstanbul) - Sen nereye saklandın? Sen nereye saklandın?

ZEYNEP GÜL YILMAZ (Mersin) - Senin Genel Başkanın nerede saklandı? Senin Genel Başkanın neredeydi?

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Bakın, İsmet Paşa hiçbir zaman için koluna 700 bin liralık bir saat takmamıştır. İsmet Paşa'nın eşi hiçbir zaman için koluna 35 bin liralık bir çanta takmamıştır. Yahudilerden üstün şeref madalyası almamıştır, bir tek madalyası vardır, o da İstiklal Madalyası'dır. (CHP sıralarından alkışlar)

ŞİRİN ÜNAL (İstanbul) - Saçmalıyorsun, saçmalıyorsun. Saçmalıyorsun Sayın Vekilim.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Bakın, sizler Kızılcahamam'da o bayrak gösterildiğinde tepki vermeliydiniz çünkü o evrak sahte olduğu için.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Neresi sahte ya?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sahte, sahte.

BAŞKAN - Karşılıklı konuşmayalım değerli milletvekilleri.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - O resimdeki Türk Bayrağı'nı Cumhurbaşkanınız çıkardı. Belki de düşman işgalinde Yunanların yapamadığını, o Türk Bayrağı'nı avucunun içinden alamadığı İsmet Paşa'dan siz çıkardınız, sahte bir evrakla tarihimizi, geçmişimizi küçük düşürmek istediniz. (CHP sıralarından alkışlar) Size çok komik gelebilir ama yine söylüyorum şu oturduğunuz koltuklar var ya, şu oturduğunuz koltuklar, bu Meclisin temelini İsmet İnönü attı, bunu bilin. Ona hepimiz saygı göstermek zorundayız. Meclisin itibarı ancak böyle korunur.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Ya, sizi getirmiş olabilir, bizi halk getirdi.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Burada nasıl ki bir uzlaşıyla Meclis İçtüzüğü'nü değiştirebildiysek yasalarımızı da değiştirmek zorundayız. Hukukumuz ayaklar altında. Bakın, dünya bize gülüyor. Burada 100 avukat milletvekili var, geçen hafta bir avukat milletvekili savunma yaparken tutuklandı, kırk yıllık bir meslektaşımız iki yıllık bir sulh ceza hâkimi tarafından tutuklandı.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Kim o avukat vekil ya?

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Daha sonra üst mahkeme yedi saat sonra bıraktı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Başarır, toparlamak için süre veriyorum.

Buyurun.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - O mahkemenin iyi bir şey yaptığını düşündük. O mahkeme de yurt dışı çıkış yasağıyla o avukatı tahliye etti. Bu ülkede yoksulluğun, sefaletin haberini yapan insanlar, resmini çeken insanlar gözaltına alınıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yargıç veremiyorsunuz. Dünya gülüyor size çünkü Türkiye'de hukuk güvenliği yok, can güvenliği yok, mal güvenliği yok. Hiç kimse Türkiye'ye yatırım yapmıyor, yalnız durumdasınız ama ne zaman başınız sıkışsa ya camilere ya İsmet Paşa'ya ya da Mustafa Kemal'e saldırıyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Bence gerçekleri görün. Uzlaşacaksanız, uzlaşacaksanız...

YAVUZ SUBAŞI (Balıkesir) - Sen de yalan söylemekten vazgeç.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - O yalanı Kızılcahamam'da ben dinledim, sen de dinledin.

BAŞKAN - Karşılıklı konuşmayalım.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Yalancının kim olduğunu herkes biliyor burada.

BAŞKAN - Sayın Hatip, siz Genel Kurula hitap edin.

Sözlerinizi toparlayın.

Buyurun.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Toparlıyorum.

BAŞKAN - Hatta selamlayın.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Efendim, bir dakika daha verirseniz toparlayacağım.

BAŞKAN - Selamlayarak toparlayalım isterseniz Mahir Bey.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Bu hukuk...

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Bu vatanın ekmeğini yiyorsun, ekmeğini! Ekmeğini yiyoruz hepimiz.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Alın teriyle kazandığım ekmeği yiyorum. Ekmeği kimin yediği belli, saray yiyor, sen yiyorsun. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Sözlerimi bitiriyorum. Bu hukuku hepimiz korumak zorundayız. Bu hukuk herkese lazım. Bakın, 2002'de 76 bin tutuklu varken bugün 250 bin tutuklu var. Ya siz bu toplumu suç işler hâline getirdiniz ya da sizin yargıçlarınız sizden başka hiçbir şeyi görmüyor. Lütfen parti yönetimlerinde görev yapmış avukatlık yapıp daha sonra hâkimliğe geçen bu sulh ceza hâkimlerini temizleyin; yakışmıyor bu ülkeye. Bu hukuk sistemini, yargı sistemini değiştirelim; bağımsız bir yargıyı, siyasal olmayan bir yargıyı getirelim.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim, sağ olun.