Konu:(3/37) Esas Numaralı Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi Üzerinde İstanbul Milletvekili Engin Altay'ın Şahsı Adına Yaptığı Konuşmasındaki Bazı İfadelerine İlişkin Açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:3
Tarih:03/10/2018


(3/37) esas numaralı Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi üzerinde İstanbul Milletvekili Engin Altay'ın şahsı adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; doğrusu "sataşma" ifadesinin bile ağır olacağı bir ithamla karşı karşıyayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın, sayın eski Başbakanın... Atladınız "eski belediye başkanı" da diyebilirdiniz. Yani tekrar tekrar şeddeleyerek ne yapmaya çalıştığınızı da anlayamıyorum, sadece "Erdoğan" demeniz kâfidir herhâlde, "Cumhurbaşkanı" demeniz kâfidir, "Başkanımız" diyemiyorsunuz, biliyorum.

Şimdi, El Kaide emirliğini kurduğunu ifade etti.

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Kendisi de "Başkanım." demiyor ki, "Cumhurbaşkanıyım." diyor ya.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Bu sebeple...

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Almanya'daki konuşmada "Türkiye Cumhurbaşkanıyım." dedi ya.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Müsaade eder misiniz, ekip arkadaşlarınız yeteri kadar konuştu.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Arkadaşlar, dinleyelim, grup başkan vekili konuşuyor.

BAŞKAN - Dinleyelim arkadaşlar, lütfen.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Bu sebeple, El Kaide emirliğini kurduğunu ifade etti, bu çok ağır bir ithamdır. Çünkü El Kaide dâhil olmak üzere 2013'te El Nusra'yı ve DAEŞ'i Bakanlar Kurulu kararıyla, her ikisini Bakanlar Kurulu kararıyla ama El Kaide'yi daha evvel terör örgütü olarak kabul etmiştir, Türkiye Cumhuriyeti kabul etmiştir Hükûmet kararıyla. Hâl böyle olunca, yapılan her toplantıda, ister Türkiye içerisinde isterse uluslararası kamuoyunda yapılan bütün toplantılarda Türkiye Hükûmeti ve Sayın Cumhurbaşkanımız teröre olan mesafesini çok net bir şekilde ifade etmiştir. Bizler de AK PARTİ Grubu olarak El Nusra'yı, DAEŞ'i, El Kaide'yi toptan reddeden, terörü reddeden, İslam'la terörü yan yana getiren bütün kavramları reddeden insanlarız.

Elbette silahsız çözüm hepimizin tercihidir ve dünyada bu konuda barışla alakalı çalışan en öncü kişi Sayın Erdoğan'dır. En son yapılan Birleşmiş Milletlerdeki toplantı da bunun bir şehadetidir, orada görüldü zaten bu konu, ne kadar büyük bir gayret gösterildiği ve bu manada Sayın Cumhurbaşkanımız yaptığı konuşmada da 14 ülke başkanının kendisine bu konudaki teşekkürlerini ifade etti. Fakat tüm bunlara rağmen dünyada olan, siyasette, dış politikada Türkiye'nin hep aynı yerde durduğu, diğer ülkelerin aynı yerde durduğu farz ediliyor. Hemen yanı başımızda baktığınızda ülkelerin artık günbegün değil, anbean değişen politikalarıyla karşı karşıyayız. Hâl böyle olunca Türkiye de her seferinde kendi konumunu yeniden tanımlama ihtiyacı duyuyor ve bu sebeple bizim birinci önceliğimiz elbette barıştır, bunu yaparken Suriye'deki insanların, oradaki insanların hayatta kalmaları bizim için çok önemlidir, bu manada insani bir vazifedir ama bundan da ötesi bizim kendi sınırlarımızı korumak adına siyaset dışında, uluslararası politika dışında başka argümanlara ihtiyacımız var. İşte bu tezkere -ki siz de ona ikna oluyorsunuz, o sebeple oy verme ihtiyacını duyuyorsunuz- bu sebeple şartlar gereği zarurete binaen bizim getirmiş olduğumuz bir tezkeredir.

Devamında şunu da ifade ederek kapatmak istiyorum.

BAŞKAN - Tamamlayalım efendim.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Evet, toparlıyorum.

Ve devamında da bizim ve Sayın Erdoğan'ın, Hükûmetimizin aynı zamanda hiçbir şekilde bir ülkenin hükûmetini devirmek, bir liderini göndermek gibi bir gayreti yoktur. Ama dünyada kendi ulusuna terör uygulayan, kendi ulusunu katleden insanlarla ilgili bir ses olmak da herhâlde hepimizin insani vazifesidir. Tarih bunlarla dolu, sesini çıkarmamış insanların ızdıraplarıyla dolu. Eğer yanı başımızda, içinde Türkmenlerin olduğu, inanan insanların, Müslümanların olduğu -ya da gayrimüslim hiç fark etmez- bir ortamda bize düşen...

BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Zengin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - ...yanı başımızdaki bu savaşta ve bizim de içimize terör ihraç eden bir ortamda, hem siyaseti kullanarak hem de askerî unsurları kullanarak yasal çerçevede elimizden geleni yapmaktır.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN - Teşekkür ederim.