Konu:Askerlik Kanunu ile Diğer Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:10
Tarih:25/07/2018


Askerlik Kanunu ile Diğer Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Birkaç gün önce, sağlık çalışanlarına ve şans oyunlarına ilişkin bir kanun teklifinden bahsedildi ama araya, torbaya bir de bedelli askerlik sıkıştırıldı. Biraz sonra baktık ki içinde bir madde daha var, yine bir yap-işlet-devret modeli ve yine doğanın ve yaşam alanlarının yok edileceği bir proje, Kanal İstanbul ve Kanal İstanbul'la da kalmayıp başka su yolları projesi. Yasa teklifinin gerekçesine baktığımda, gerekçe, maliyetlerin düşürülmesi olarak öngörülmüş. Peki, yap-işlet-devret modelinde maliyetler gerçekten düşürülmekte midir, gerçekten ülkemizin çıkarına, ülkemizin yararına mıdır? "Yap-işlet-devret" denilen kamu-özel sektör iş birliği projeleri için 2018 yılı bütçesinden, geçmediğimiz yol, geçmediğimiz köprü, gitmediğimiz hastane için ödemek zorunda kalacağımız güvence bedeli 6,2 milyar lira. Bu, benim değil, bir önceki dönem Maliye Bakanı Sayın Naci Ağbal'ın beyanıdır. 2018 yılı bütçe büyüklüklerine baktığımızda garanti ödemeleri Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçesinden daha yüksek. Yani biz, bilime, sanayiye ve teknolojiye ayıramadığımız, ayırmadığımız bütçeyi, maalesef "Yol yaptılar, köprü yaptılar." diye şirketlerin kasalarına aktaracağız.

Peki, yap-işlet-devret modeli gerçekten ekonomik midir? Elbette ki hayır. Birkaç örnekle bunu sizlerle paylaşmak isterim: Devlet Demiryollarının ihalesini alan Limak-Cengiz-Kolin inşaat şirketine devletin kasasından ilk yıl için 16,5 milyon lira para ödendi ve on dört yıl sürecek güvence için bu para ödenmeye de devam edecek. Bir başka örnek, Kütahya-Afyon-Uşak bölgesindeki Zafer Havaalanı. Garanti ödemeleri için 2012-2016 yılları arasında hedeflenen ve garanti edilen yolcu miktarı 4 milyon 73 bin 181 kişi. Peki, bu dönemde seyahat eden yolcu kaş kişi? 170.534 yolcu. Yani bu dört yıllık süreçte 3 milyon 902 bin 647 yolcu o havaalanını kullanmadığı için devletin bütçesinden garanti ödemesi yapıldı. Sadece 2015 yılında, bu havaalanından geçmeyen yolcular için devletin kasasından 5 milyon avro para ödenmek zorunda kalındı.

Ülke yönetimine talip olanlar hesap vermek için yönetime gelirler ancak bu yasa teklifiyle de anlaşılıyor ve görüyoruz ki yap-işlet-devret adındaki projelerle ülke kaynaklarını talan etmeye ve hesap vermekten de her zaman olduğu gibi kaçmaya devam edeceksiniz. Elbette devlet yatırım yapmalı, elbette ülkemizin insanlarının en modern yatırımlarla yaşamları kolaylaştırılmalı ancak bu projeleri doğru planlayarak kendi öz kaynaklarımızla yapmayı neden düşünmezsiniz?

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan "İstanbul'a ihanet ettik." demişti. Peki, bu projelerle İstanbul'a ihanet etmeye neden devam ediyorsunuz. Bu projeyle, 20 milyon nüfuslu bir beton şehir olan İstanbul'da tonlarca metreküp toprak yer değiştirecek ve beklenen o büyük deprem ciddi anlamda tetiklenecek ve kaybedeceğimiz canların hesabını nasıl vereceksiniz? Güzergâh üzerinde bulunan bir baraj yok edilecek, İstanbul'un su kaynağı yüzde 7 daha bu şekilde ortadan kaldırılmış ve kısıtlanmış olacak. Yine, Çatalca'da 107 bin hektarlık orman alanı bu projeyle talan edilecek. Marmara'nın suyu kirlenecek, oksijen azalacak, ekolojik sistem tamamen bozulacak ve maalesef, Tuna Nehri'nin Karadeniz'i kirlettiğinden şikâyet eden Türkiye bu projeyle kendi açtığı ikinci boğaz kanalla Marmara Denizi'ni yok edecek. Ciddi kamulaştırma maliyetlerinin ortaya çıkacağını söylemeden de geçemeyeceğim.

Kanal İstanbul Projesi kimin işine yarayacak, kime yarayacak? Elbette yandaş şirketlerin cebine. Ama kime yaramayacağı kesin; o da İstanbul'a, doğaya, ormanlara, hayvanlara ve o bölgenin su kaynaklarına yaramayacağı ortadadır. Bu nedenle diyorum ki gelin, yol yakınken bu projeden vazgeçelim. Ülkemize, kaynaklarımıza, doğamıza sahip çıkalım diyorum, saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)