Konu:Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:9
Tarih:24/07/2018


Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ EMİNE GÜLİZAR EMECAN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1 sıra sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 20'nci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, hain darbe girişimi sonrasında terör örgütünün çökertilmesi amacıyla üç ay içinde çıkarılan ve birçok Hükûmet yetkilisinin OHAL süresinin uzatılmayacağını ifade etmesine rağmen ülkemiz iki yıl OHAL'le yönetilmiştir. İlk OHAL ilan edilirken demokrasiye, hukuka ve özgürlüklere karşı bir uygulama olmayacağı, hatta bunların daha da geliştirileceği söylenen bu süre içerisinde birçok hukuksuz ve özgürlükleri kısıtlayıcı uygulamalar yaşanmıştır.

Gelişmiş hiçbir demokraside göremeyeceğimiz şekilde ülkemiz OHAL koşullarında seçime gitmek zorunda kalmış ve bu süreç ülkemizde rejimin değişmesiyle sonuçlanmıştır. Yani OHAL ilan ediliş amacının dışına çıkarılarak iktidarın sopasına dönüştürülmüştür Bugün görüştüğümüz kanun teklifini topyekûn değerlendirdiğimizde OHAL'in kalkmadığını, aslında kalıcı olarak yerleştiğini söylememiz mümkündür.

Valilere verilen ve sıkıyönetim komutanlarına dahi tanınmamış nitelikli yetkiler, ihraçların mahkeme kararı olmaksızın üç yıl daha devam ettirilmesi, gözaltı sürelerinin uzatılması gibi birçok madde OHAL'in kalkmadığının ve kalıcılaştırıldığının açık bir göstergesidir.

Değerli milletvekilleri, söz almış olduğum madde, kamu görevinden çıkarılan asker kişilerin asker rütbelerinin mahkeme kararı aranmaksızın karar tarihinden geçerli olmak üzere geri alınmasını öngörmektedir. Bu, açıkça kişilerin adil yargılanma ve savunma haklarının ihlalidir. Hiç kimse bağımsız mahkemelerce yargılanıp suçlu bulunmadığı sürece haklarından mahrum bırakılmamalıdır. Bu durum hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı gibi, aynı zamanda ne insani ne de vicdanidir. Eğer asker kişilerin darbeyle irtibatı olduğu yargılanmaları sonucunda kesinleşirse rütbelerinin geri alınmasına elbette itiraz edilmez. Fakat bu konuda bir mahkeme kararı yoksa bu durum, bu kişilerin devlet eliyle mağdur edilmelerine yol açacaktır. Ayrıca, bu madde Anayasa'nın amir hükümlerine de açıkça aykırılık içermektedir. Anayasa'nın kişi hürriyeti ve güvenliğine ilişkin 19'uncu maddesine, hak arama hürriyetini açıklayan 36'ncı maddesine, ayrıca "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz."ı içeren 38'inci maddenin dördüncü fıkrasına ve yine Anayasa'nın kanuni hâkim güvencesini içeren 37'nci maddesine aykırıdır.

Değerli milletvekilleri, anayasalar toplumların mutabakat metinleridir. Bizim bir arada yaşama teminatımızdır. Bugün getirilen teklif Anayasa'mıza aykırıdır ve bir Anayasa ihlalidir. Toplumu kuralsızlaştırmaya, kanunsuzlaştırmaya, vicdandan yoksunlaşmaya iten bu yaklaşımın en açık örneğini Enis Berberoğlu kararında görüyoruz ve yaşıyoruz. Anayasa'nın açık hükmüne ve Sayın Başkan, sizin tutanaklarda yer alan açık değerlendirmenize rağmen milletvekili arkadaşımız Enis Berberoğlu Maltepe'de hukuksuzca tutsak edilmektedir. Berberoğlu'nun derhâl aramıza dönmesini, sizin bu hukuksuz, toplumsal birlik ve beraberliğimizi dinamitleyen, kurunun yanında yaşın da yanmasına, halkın devlete değil güçlüye dayanmasına yol açan düzenlemelerden vazgeçmenizi, düzenlemeyi geri çekmenizi istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin en üst kurulu olan bu Türkiye Büyük Millet Meclisinin Anayasa'ya aykırı davranarak vatandaşlarına da kötü örnek olduğunu burada vurgulamak istiyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.