Konu:Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:9
Tarih:24/07/2018


Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ RIDVAN TURAN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

1 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 6'ncı maddesi aleyhine söz aldım. Teklif, jandarmaya bağlı er ve erbaşların, suçun önlenmesi gerekçesiyle, üstlerinin, özel eşyalarının ve özel kâğıtlarının aranmasını düzenliyor. Her ne kadar bu tasarı içerisine sulh ceza hâkimi dercedilmiş, ona da atıf yapılmış olsa da sulh ceza hâkiminin aramayı koordine edemediği durumlarda kurum amiri ya da birlik komutanının bu aramayı koordine etmesi ve talep etmesi durumu sulh ceza hâkimliğinin ve yargının baypas edilmesi anlamına geliyor yani maddeyle er ve erbaşın üst ve eşyalarının aranmasında yargı kararıyla devre dışı bırakılmış oluyor.

Değerli arkadaşlar, her ne gerekçeyle olursa olsun yargı kararı olmaksızın üst ve eşya aramasının yapılmasını meşru görmemek gerekli. Bu düzenleme, aynı zamanda hukuk tekniği açısından da sorunlu, ülkemizin imza koymuş olduğu uluslararası anlaşmalar açısından da sorunlu ve aslına bakılırsa, eğer Anayasa'nın 90'ıncı maddesini geminin bordasından atmıyorsanız yok hükmünde. Özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8'inci maddesi açıkça bu maddenin karşısında. Herkes özel ve aile yaşamına, konutuna, haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir diyor madde. Yine, özel hayatın gizliliğini düzenleyen Anayasa'mızın 20'nci maddesine, temel hak ve hürriyetleri düzenleyen 13'üncü maddesine de bu düzenleme aykırı.

Tabii, değerli milletvekilleri, bu, işin teknik boyutu. Bir de bu görüngünün arkasında bir gerçeklik var, işin siyasal boyutu var. Sorulması gereken soru şu: İktidar, er ve erbaşların üzerinde ne arıyor? Er ve erbaşların üzerinde bulabileceği şey, muhtemelen nişanlılarına ya da sevgililerine yazdıkları mektuptur. Er ve erbaşların üzerinden, değerli arkadaşlar, darbe planı çıkmaz. İktidar, darbe planının nereden çıkacağını, nasıl evvelden haber alınacağını ve nasıl Allah'ın lütfu hâline dönüştürüleceğini iyi bilir değerli arkadaşlar. Ama mesele esasen şudur: Er ve erbaşları olağan şüpheli hâline getirmek suretiyle toplum üzerinde bir darbe paranoyasını süreğen kılmaktır. Böylece toplumun tepesinde Demokles'in kılıcı gibi asılı duran darbe umacısından korkan kitleler, AKP'nin antidemokratik icraatlarına sessiz kalma yolunu seçeceklerdir. Rıza üretemeyen iktidarlar zora ve korkuya bu nedenle sık başvururlar değerli arkadaşlar.

Hatırlarsınız, Celal Bayar "Bu kış komünizm gelecek." derdi. Celal Bayar komünizmin geleceğine inandığı için değil ama komünizm umacısının geniş kitleleri mobilize etmek, onların demokratik hak ve özgürlüklerinin önünde bir han duvarı gibi dikmek noktasında son derece işlevseldi.

Celal Bayar'ın esin kaynağı, değerli arkadaşlar, McCarthy rejimiydi. McCarthy rejimi de Amerikan toplumunun demokratik reflekslerini yıllar boyunca törpüledi, yok etti; yüz binlerce akademisyen işinden oldu, sanatçılara yönelik linç kampanyaları düzenlendi, tutuklamalar arttı. McCarthycilik komünizmle korkutup her şeyi yapıyordu, Neomccarthyci AKP de darbe ve terörizmle korkutup her şeyi yapıyor; doğamızı, kentlerimizi, değerlerimizi, kaynaklarımızı talan ediyor. Üst arama ise işte bu anlayışın doğal ve doğrudan sonucudur.

Oysa darbeler böyle önlenmez değerli milletvekilleri. Demokrasi düşmanı bir girişim, demokrasi ve insan hakları düşmanı başka bir girişimle engellenmez. Siyasette çivi çiviyi sökmez. Bu sebeple, erin, erbaşın üzerini aramak değil, darbenin siyasi ayağını aramaktır esas olan. Ona da niyetinizin olmadığını dünkü önergeyi reddederek hep beraber görmüş olduk.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.