Konu:İnsan Hakları Derneğinin kurucusu Cevat Geray Hoca'yı saygıyla andığına, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nın 110'uncu yıl dönümünde hiç kimsenin yazdığından, düşüncesinden dolayı yargılanmaması ve Meclis çatısı altında topluma kötü örnek olunmaması gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:1
Birleşim:9
Tarih:24/07/2018


İnsan Hakları Derneğinin kurucusu Cevat Geray Hoca'yı saygıyla andığına, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nın 110'uncu yıl dönümünde hiç kimsenin yazdığından, düşüncesinden dolayı yargılanmaması ve Meclis çatısı altında topluma kötü örnek olunmaması gerektiğine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de öncelikle bugün cenazesi defnedilen, bu saatlerde hem Siyasalda hem Mülkiyeliler Birliğinde tören yapılacak olan Cevat Geray Hoca'yı saygıyla anmak istiyorum Grubumuz adına. İnsan Hakları Derneğinin kurucusu, kentleşme ve çevre konusunda hem kitaplarıyla hem dersleriyle binlerce öğrencinin yetişmesine katkı sunmuş ama ne yazık ki Türkiye akademi tarihinin bir kara lekesi olarak da "1402'lik" olarak anılan akademisyenlerinden Cevat Geray'ı anıyorum.

Bugün, birçok milletvekilimizin de ifade ettiği gibi, sansürün kalkışının, kaldırılışının, 1908'in, 24 Temmuzun 110'uncu yılı. Tabii ki, sansürün mevzuatta yasaklanması çok önemli olmakla birlikte artık dünyada sermaye-medya ilişkisi, sermaye-siyaset-medya ve toplum ilişkisi açısından sadece yasal bir tedbirle aşılabilecek bir sorun değil. Çünkü otosansür yani işsiz kalma, işinden olma, gazetecilik mesleğini yapamama, gazetesinin, televizyonunun kapanma tehlikesiyle ilgili kaygı taşıyarak yazma, haber yapma, yorum yapma aslında bütün toplumsal sorumluluğu tehdit eden bir durumdur. Seçim kampanyası sırasında Sayın Erdoğan'ın meydanlarda cezaevlerinde gazetecinin olmadığı bir ülke vaadi bizce önemlidir. Çünkü daha önce biz cezaevinde gazetecilerin olduğunu ifade ettiğimizde "Türkiye'de cezaevinde gazeteci yok." iddiası adalet bakanları tarafından ifade edilmişti. Bunun kabul edilmiş olması önemli ama gereğinin yapılmasını da şüphesiz bekliyoruz. Kimleri gazeteci kabul ediyorlarsa ki bunu takdir edecek olan okuyucudur, izleyicidir, medya takipçisidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYHAN BİLGEN (Kars) - Ama cezaevinde hiç kimsenin yazdığından, düşüncesinden dolayı yargılanmaması, tutuklanmaması, cezaevinde olmaması gerektiğini düşünüyoruz.

Yine, dün akşam geç saatlerde bu Mecliste Genel Kurulda yaşanan durumu tekrar yeniden tartışmaya açmak açısından değil ama siyasetçinin topluma örnek olması, davranışlarına, sözüne, yaklaşımına... Asla şiddet fotoğrafına ortak olmaması açısından ders çıkartılması gereken bir durum olarak görüyoruz. Türkiye'de, ülkemizde ne yazık ki gerek eğitim sisteminden gerek medyadan ya da farklı sorunlardan kaynaklı olarak bazen eğlencemizi ifade ederken, bazen öfkemizi, tepkimizi ifade ederken şiddete sığınma, şiddetle kendimizi ortaya koyma eğilimi yayılıyor. Özellikle bu çatıda, burada hiçbir nedenle hiçbir şekilde bu fotoğrafın, bu tablonun bir daha ortaya çıkmaması konusunda herkesin dikkatli olması, herkesin özenli olması ve topluma, çocuklarımıza kötü örnek olmamamız gerektiğinin altını çiziyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ederim.