Konu:Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Mustafa Şentop'un, kanun görüşmelerine geçerken İç Tüzük'e uygun olarak davranıp davranmadığı ve çalışma usullerine uyup uymadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:8
Tarih:23/07/2018


Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Mustafa Şentop'un, kanun görüşmelerine geçerken İç Tüzük'e uygun olarak davranıp davranmadığı ve çalışma usullerine uyup uymadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, usul tartışmasının son kararını verecek olan sizsiniz. Dolayısıyla, bir biçimde, bu yaptığımız işin de sonunda çıkacak karar herkes için bağlayıcı olacak. Yani, ya iddia edildiği gibi Anayasa'ya aykırı bir davranışa birlikte ortak olacağız ya da bunu düzeltmenin imkânını, yolunu değerlendireceğiz.

"Usul esastan önce gelir." diye biliyorsunuz çok önemli bir ilke vardır ve biz aslında bugüne kadar yapmamız gerekeni yapmamış olmanın kriziyle, kaosuyla karşı karşıyayız. Bunu yaşamayabilirdik, buna sebebiyet vermeyebilirdik çünkü bu düzenlemeyi buradan geçirdik ve topluma vadettik, dedik ki: "Altı ay içerisinde uyumla ilgili siyaset kurumu, Parlamento üzerine düşeni yapacak." Şimdi neden yapmadık? Bunun gayet tabii gerekçesini en azından kamuoyuna açıklamak zorundayız. "Şundan dolayı yapmadık." "Yapmak istemedik." "Hayır, çok yapmak istedik; şu engelledi, bu engelledi." Muhalefet mi engelledi, genel ortam mı, çok daha önemli işler yaptık onun için mi bu uyum düzenlemelerini yapmadık, buna dair bir açıklama yapma sorumluluğumuz siyasi ahlak gereği var. Yani bunu hiç olmamış gibi üstünü örtüp devam edemeyiz. Elbette edilebilir, fiilen böyle gerçekleşecek, muhtemelen on, on beş dakika sonra usul tartışması ihtiyacı duyulmayacağına dair bir karar çıkacak ve geneli üzerinde görüşmeye devam edeceğiz. Ama bu da tarihe bir not olarak düşecek ve bu Parlamento çok açık biçimde görevini yapmadığı için bir usulsüzlüğün üstünü örterek yoluna devam edecek.

Değerli arkadaşlar, kurallara, kanunlara, tüzüklere, Anayasa'ya uygun davranmak, önce o kanunları yapanların sorumluluğudur. Eğer vatandaşın kanuna uymasını istiyorsanız, önce kanun yapanların bu konuda samimi, kararlı, tutarlı davranmasını bekleyeceksiniz. Dolayısıyla, burada üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirememiş olmanın hesabını vermek durumundayız. Ne yazık ki bu yöndeki uyarılar çok önemsenmiyor, çok dikkate alınmıyor. "Usul" kelimesi genellikle "şekil" kelimesiyle sınırlandırılarak anlamlandırılıyor. Elbette şekil de hukukta önemlidir, iptal nedenidir, itiraz nedenidir ama usul, şekli de aşan, bazen doğrudan doğruya esası belirleyen bir şey olur.

Bakın, beş gündür OHAL yok, çok da büyük bir kıyamet kopmuyor. Yani OHAL kalktığı için büyük bir kriz, büyük bir kaos, bir yetki karmaşası falan yaşamıyoruz. Bunu bir iki hafta daha erteleyebiliriz, İç Tüzük tartışmasını öne çekebiliriz, gereğini yaparız. Önce bir İç Tüzük'te uzlaşırız, sonra onun gerektirdiği ilk gündem yine size göre OHAL'e dair düzenlemelerse onun da gündem planlaması buna uygun biçimde yapılabilir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)