Konu:Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:100
Tarih:16/05/2018


Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MHP GRUBU ADINA EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; (2/2341) esas numaralı ve 561 sıra sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin geneli üzerinde Milliyetçi Hareket Partisinin görüşlerini iletmek üzere söz aldım. Bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; uluslararası ekonomide çalkantılı bir dönemden geçilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası 2015 yılından bu yana faizleri 6 kez yükseltti, piyasalarda bir sonraki faiz artışı beklentisi haziranda. Dolar endeksi nisan ayında hızla yükselmeye başladı. ABD on yıllık faizleri uzun bir süre sonra yüzde 3'leri aştı.

Bu gelişmeler neticesinde, gelişmekte olan ülke piyasalarında ve kurlarında bir baskı oluştu. Dolayısıyla, küresel düzeyde risk iştahı değişmelere karşı daha kırılgan olan ülkeler daha negatif ayrıştı. Ancak, özellikle Türkiye'ye yönelik olarak bir faiz ve kur baskısının olduğu da bir vakıadır. Özellikle dün kredi derecelendirme kuruluşları bu yangına körükle gitmeye başlamışlar, TL üzerinde spekülasyonu artırma gayreti içine de girmişlerdir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasını büyük montanlı bir faiz artışına zorlamaya çalıştıklarını da görüyoruz.

Dolar, âdeta Kudüs'ü işgal edenler, Gazze'deki katliamı yapanlarla eş anlı olarak, çeşitli spekülasyonların da etkisiyle 4,50 seviyelerine dayandı. Bu lobinin uluslararası piyasalardaki taşeronları olan kuruluşlar vasıtasıyla Türkiye hedefe kondu. Türkiye ekonomisini zayıflatmaya, potansiyelini gölgelemeye, sorunların derinleşmesine, kırılganlaşmasının artmasına yönelik dış kaynaklı operasyonlarına da hız verdiler. Döviz kuru ve faizler üzerinden Türkiye ekonomisini vurma oyununu yeniden devreye sokma gayreti içindeler.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ancak, Türkiye ekonomisi ve Türk milleti bu kuşatmayı kıracak güçtedir. Buna mukabil, Türkiye ekonomisinin kırılganlıklarının da farkında olmalıyız. Ağustos ayında 37 milyar dolar olan cari açık, on iki ayda 55 milyar dolara yükseldi, yurt içi hasılanın yüzde 6,5'ine ulaştı. Mart ayı itibarıyla, geçen yıla göre, dört aylık cari açığa baktığımızda artış yüzde 100'e yaklaşmış durumda.

Bütçe açığı ilk dört ayda yüzde 30 civarında yükseldi, ocak-nisan döneminde 23,2 milyar TL oldu. Geçen sene bu rakam 17,9 milyar Türk lirası olmuştu. Özellikle kısa vadeli dış finansman ihtiyacı, reel kesim ve hane halkının yüksek borçluluk seviyesi, yükselen cari açık ve dış ticaret açığı, yükselen enflasyon, yüksek kur ve faizler, dolarizasyon; bu sorunlar ekonomi yönetiminin kararlı bir duruş sergilemesini, 24 Haziran seçimlerinden bağımsız olarak, ihtiyaç duyulan düzenlemelerin bir an önce yapılmasını zorunlu kılıyor. Diğer taraftan, firmalarımızın yabancı para açık pozisyonları yüksek. Firmalarımızın borçluluğu hızlı bir şekilde artıyor. Firmalarımızın borçları öz kaynaklarının 2 katından daha fazla. Toplam kredilerin toplam mevduata oranı yüzde 125'i, Türk lirası kredilerin Türk lirası mevduata oranı ise yüzde 150'yi aşmış vaziyette. Firmalarımızın finansal borçlarının yarıdan fazlası yabancı para cinsinden. Görüşeceğimiz bu tasarı bu şartlar altında Genel Kurul gündemine gelmiştir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; burada, geneli itibarıyla baktığımızda, getirilen düzenlemelerin mevcut mevzuata ilişkin kurallarda değişim ve güncellemeler olduğunu, içerdiğini görüyoruz; meri mevzuattaki eksikliklerin giderilmesine yönelik düzenlemeler ile yürürlükteki bazı sorunların çözümüne yönelik tedbirler olduğu ifade ediliyor.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; kanun teklifinin 1 ila 3'üncü maddelerinde özellikle 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu'nun bazı maddelerinde yapılan değişiklikler önem arz ediyor. Ancak bu maddeler hakkında yanlış ve eksik bilgilenmeden kaynaklanan, kamuoyunda, kambiyo rejiminde sıkılaştırıcı bir değişikliğe gidildiği yönünde algı oluşturulduğu gözleniyor. Bu çerçevede, yapılmak istenen düzenlemelerin özünde, serbest piyasa kurallarına aykırı olmayacak şekilde meri mevzuattaki eksikliklerin giderilmesinin sağlanmasını hedeflediği yetkililerce ifade edildi. Düzenlemelerle meri mevzuatta netlik sağlandığı, mevzuata uygun olmayan uygulamalar açısından eski kanunda güncelliğini ve yaptırım gücünü yitirmiş bazı para cezalarının günün koşullarına göre güncellendiği yetkililerin açıklamalarından anlaşılıyor ancak ithalat ve ihracat ve diğer kambiyo işlemlerinde döviz veya Türk parası kaçırmak kastıyla muvazaalı işlemlerde bulunanların yurda getirmekle yükümlü oldukları veya kaçırdıkları kıymetlerin rayiç bedellerinin yüzde 40'ı oranında idari para cezasıyla cezalandırılması öngörülüyor.

Burada, devam etmek mümkün ancak süre açısından bakmak gerekirse, kanun teklifinin 4, 5, 6'ncı maddeleri kapsamında yer alan, çiftçilerimizin sulama için kullandıkları elektrik borçlarının destek ödemelerinin kaynağında kesilmesi, ANKAPARK'ın kurulması için Atatürk Orman Çiftliği arazisinin yirmi dokuz yıllığına Ankara Belediyesine ücretsiz devri ve şirket bilançolarındaki taşınmazların yeniden değerlendirilmesine ilişkin düzenlemelerin gözden geçirilmesinde fayda görülmektedir.

Kanun teklifinin 4'üncü maddesinde, ANKAPARK'ın bulunduğu Atatürk Orman Çiftliği arazisinin Ankara Büyükşehir Belediyesine yirmi dokuz yıllığına bedelsiz olarak devredilmesi öngörülmektedir. Bu husus geçmiş torba tasarılarda yer almaktayken tam 4 kez komisyon aşamasında geri çekilmiştir. Atatürk Orman Çiftliği arazisinin amaçları dışında kullanımı ve yapılaşma, trafik ve çarpık kentsel gelişim gibi sorunlar doğuracak bir proje için üçüncü şahıslara kiralanmak üzere bedelsiz olarak belediyeye devrinin düzenlenmesinin bir kez daha tekrar değerlendirilmesi için teklif metninden çıkarılmasının gerektiğini düşünüyoruz.

Kanun teklifinin 5'inci maddesinde Devlet Su İşlerinin teşkilat kanununda değişiklik yapılarak çiftçimizin sulamada kullandığı elektrik borçlarının kaynağında yani tarımsal destekleme ödemesinden kesilmesi düzenlenmektedir. Bu düzenleme, esasen çiftçilerimizin yararına görünmekle beraber, kamuoyunda, düzenlemenin asıl amacının elektrik dağıtım şirketlerinin kayıp kaçak miktarını azaltmak ve tahsilatlarını artırmak olduğu yönünde bir düşünceye yol açabilecektir. Esasen bu düzenlemenin çiftçimizin tarımsal desteklemelerinin bir kısmının elektrik dağıtım şirketlerine transfer edilmesi sonucunu doğuracağı, çiftçilerimizin cari destek gelir giderlerini azaltıcı mahiyette etki doğurabileceği de görülmektedir. Dolayısıyla bu düzenleme, kamuoyunda, çiftçimizin gelirlerinden ziyade dağıtım şirketlerinin gelirlerini koruma amacıyla yapıldığı şeklinde yorumlanabilecektir.

Elektrik dağıtım sektörünün kayıp kaçak maliyetinin vatandaşın ödediği faturalara yansıtılması konusunda Milliyetçi Hareket Partisinin yaklaşımı defaatle ortaya konulmuştur. Ayrıca, geçmiş torba yasalarla inşaat sektörü başta olmak üzere geniş kesimlere sağlanan desteklerin çiftçimizden esirgenmemesi gerektiği de Milliyetçi Hareket Partisi tarafından düşünülmektedir. Bu anlamda, çiftçimizin üretim için kullandığı elektriğin gecikme cezalarının tümüyle kaldırılarak borçların taksitle yapılandırılması imkânı sağlanması ya da sulamada kullanılan elektrik borçlarının bir defalığına sulama desteğine ilave bir destek unsuru olarak çiftçiye ödenmesinin daha uygun olacağı düşünülmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Aksi takdirde çiftçimizin üretimi için hâlihazırda yetersiz bulunan tarımsal desteklerin bir kısmının elektrik dağıtım şirketlerine transfer edilmesi söz konusu olacaktır.

Bütün bunları ifade ederken şunu özellikle belirtmek istiyorum: Belirttiğimiz önemli hususların dikkate alınması şartıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni desteklemekle birlikte yukarıda izah ettiğim hususlarda düzenlemenin yapılması hâlinde daha etkin bir düzenleme olacağını kamuoyuna duyurmak istiyoruz.

Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum Sayın Başkan. (MHP sıralarından alkışlar)