Konu:Filistin Millî Meclisinin açılışı münasebetiyle 27-30 Nisan tarihleri arasında Filistin'e yapmış oldukları ziyarete ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:3
Birleşim:96
Tarih:08/05/2018


Filistin Millî Meclisinin açılışı münasebetiyle 27-30 Nisan tarihleri arasında Filistin'e yapmış oldukları ziyarete ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HASAN TURAN (İstanbul) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; 27-30 Nisan tarihleri arasında, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Sayın Ahmet Aydın'la birlikte Filistin'e yapmış olduğumuz ziyaret hakkında gündem dışı söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle bütün Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Filistin Millî Meclisinin açılışı münasebetiyle Meclisimizi temsilen Meclis Başkan Vekilimiz Sayın Ahmet Aydın ve Filistin Dostluk Grubu Başkanı olmam hasebiyle ben, birlikte Filistin'e ziyarette bulunduk. Meclisimizin ve milletimizin en kalbî selamlarını, Filistin halkı başta olmak üzere Filistin halkının temsilcilerine ilettik. Millî Meclisin üyelerinin yanı sıra ulusal ve uluslararası düzeyde birçok simanın katıldığı toplantıda, ülkemizin Filistin davasına vermiş olduğu en güçlü desteği orada da tekrar ifade etmiş olduk, selamlarınızı götürdük. Kalbimiz, kalbimizin yarısı olan Kudüs'ten de sizlere, Filistin topraklarından sizlere, Meclisimize ve ülkemize selamlar getirdik. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Kıymetli milletvekilleri, bu münasebetle, dün Fransa'da yayınlanan bu bildiriyi de şiddetle kınadığımı buradan ifade etmek istiyorum. Hidayet kaynağı olan, insanları karanlıklardan aydınlığa çıkarmak üzere gönderilen Kitab-ı Mübîn'e yönelik bu taarruzu, bu hakareti kabul etmemiz mümkün değil, şiddetle kınıyoruz.

Bugün, radikal Yahudiler başta olmak üzere, fundamentalist Hristiyanların, özellikle İslam coğrafyasında işlemiş oldukları cinayetlerden yola çıkarak onların kutsallarına taarruzda bulunsak ve onların kutsallarından birtakım hükümleri çıkartmaya kalksak herhâlde bunu hiçbir inanç sahibi, hiçbir vicdan sahibi kabul etmez. Bizim de böyle saldırıları kabul etmemiz mümkün değildir ve bu saldırılarda bulunan müptezel grubu buradan şiddetle kınadığımı ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Filistin'de gördüğümüz manzara, maalesef, her zaman ekranlara yansıyan ve haberlerden izlediğiniz şekliyle çok dramatik şekilde devam ediyor. Bugünlerde özellikle Kudüs'te, Trump'ın ve ABD yönetiminin almış olduğu haksız karar uygulanmaya çalışılıyor ve ABD Büyükelçiliğini gösteren yön levhaları ve tabelalar asılmış durumda. Buradan, Türkiye Büyük Millet Meclisinden özellikle çağrıda bulunuyoruz, ABD'nin aklını başına almasını tavsiye ediyoruz. İslam dünyasında ateşle oynamamasını; Filistin topraklarına yönelik bu kabul edilemez, haksız tecavüzden vazgeçmesini; zalimlerin yanında değil mazlumların yanında durmasını; yanlışın, haksızlığın, hukuksuzluğun yanında değil, haklının ve adil olanın yanında durmasını tavsiye ediyoruz. Bugün dünya barışının özellikle Orta Doğu'dan, Orta Doğu barışının da Filistin coğrafyasından geçtiğini biliyoruz ve inanıyoruz. Aksi takdirde, Orta Doğu'nun barışını torpillemek anlamına gelen bu ısrarcı, haksız uygulamanın bir gün ABD'yi de bu ateşin içine çekeceğine bütün kalbimizle inanıyoruz.

Burada bulunan bütün milletvekili kardeşlerimizin bugünden itibaren, özellikle İsrail'in kuruluşunu ilan etmiş olduğu 14 Mayısa kadar ve ABD'nin elçiliğini Kudüs'e taşıma gününe kadar sesini yükseltmesini, milletimizin bütün temsilcilerinin sesini yükseltmesini ve her vesileyle ABD ve uyguladığı kararı protesto etmesini beklediğimizi ilan etmek istiyoruz. En güçlü silahın hakikati ifade eden söz olduğuna inanıyoruz. Bu silahımızı en güçlü şekilde kullanmaya bütün milletvekillerimizi... Siyasi duruşu, pozisyonu, düşüncesi ne olursa olsun mazlumun yanında olmanın; bugün insanlığın vicdanının test edildiği nokta olan Filistin coğrafyasındaki, her gün onlarca insanın katledildiği bu mazlum coğrafyadaki kardeşlerimizin yanında durmanın tarihe, insanlığa, inancımıza karşı bir sorumluluk olduğu düşüncesindeyiz, kanaatindeyiz ve bunun bir gereklilik olduğunu düşünüyoruz.

İnsanlık ve vicdanın test edildiği bir turnusol kâğıdı gerçekten Filistin coğrafyası. Filistinliler kendi coğrafyalarında tutsak hâlinde yaşıyorlar, açık cezaevinde yaşıyorlar, İsrail'in onlara sunduğu yaşam hakkı kadar yaşamaya çalışıyorlar. İsrail zulmün her türlüsünü uyguluyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

HASAN TURAN (Devamla) - Bizim gözlerimizin önünde cereyan eden bu zulme karşı durmanın hepimizin insanlık onurunun gereği olduğunu düşünüyoruz. Filistin coğrafyasında Türkiye'nin çok güçlü bir şekilde destek vermesinin...

MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - İsrail'le bütün ekonomik ilişkilerinizi kesin o zaman.

HASAN TURAN (Devamla) - ...Filistin halkı başta olmak üzere, bütün bir İslam dünyası tarafından çok iyi görüldüğünü müşahede etmekten de çok büyük bir memnuniyet duyuyoruz.

MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Samimiyseniz İsrail'le bütün ilişkileri kesin.

HASAN TURAN (Devamla) - Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, ülkemizin, Meclisimizin ve milletimizin verdiği güçlü destekten Filistin halkı çok memnun ve bundan dolayı da bizlere dua ediyorlar, bol bol selam gönderiyorlar. Filistin sokaklarında gördükleri herhangi bir Türk vatandaşına, Türkiyeliye sarılarak duygularını ifade ediyorlar.

Türkiye'nin oralarda yaptığı birbirinden değerli hizmetler var, bunların hepsini burada saymakla bitiremeyiz ancak şunu söyleyeyim: Tenzile Erdoğan İmam Hatip Lisesi ile Ramallah'ta bulunan Türk okulunun bir protokolüne şahit olduk Başkanımızla birlikte. Başkanımız Türkiye'nin duruşunu ve duygularını da orada ifade etti. Orada öğrencilerimize tablet dağıttık.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ ŞEKER (İstanbul) - FATİH Projesi ne oldu?

HASAN TURAN (Devamla) - Öğrenci kardeşlerimizin her türlü olumsuzluğa, her türlü imkânsızlığa rağmen gözlerindeki umut ışığını görmek bizleri, doğrusu, sevindirdi.

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Türkiye'de FATİH Projesi vardı, ne oldu o FATİH Projesi?

MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - FATİH Projesi ne oldu hocam?

HASAN TURAN (Devamla) - Biz, inşallah, zulümle abat olanın ahirinin berbat olacağına inanıyoruz. Bir gün İsrail'in işlemiş olduğu bu zulümlerin içerisinde boğulacağına ve inşallah, o yön levhalarının gittiği istikamete doğru kendilerinin kaçmak zorunda olacağına bütün kalbimizle inanıyoruz.

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Ülkedeki çocukların tabletleri ne oldu, FATİH Projesi?

HASAN TURAN (Devamla) - Bu vesileyle, 15 Mayısa kadar bütün milletvekillerimizi ABD'nin bu haksız uygulamasına karşı direnişe ve sesini yükseltmeye davet ediyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)