Konu:Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:95
Tarih:03/05/2018


Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, aslında üniversiteler bilim kurullarıdır yani eğitim, öğretim kurumları değildir. YÖK'ün adı da bundan dolayı zaten yanlıştır ama şurasını özellikle belirteyim: Bakın, dünyada köklü üniversitelerin -Oxford olsun, Sorbonne olsun, Cambridge olsun- hiçbirinde üniversiteler bölünüp parçalanmaz yani yavru üniversiteler çıkmaz.

Şimdi, her şeyden önce, üniversitelerde yeterli bilim adamı sayısını da oluşturmadan yeni üniversite de açamazsınız. Şu an bile açılmış üniversitelerin kaçında ne kadar kadro tamamlanması meydana gelmiştir göz önüne alın? Hiçbirinde. Nitekim, Anadolu'daki birçok üniversitede yüksek lisans bile yapılamamaktadır. Dolayısıyla herhangi bir şekilde üniversiteden üniversite doğurtmak son derece yanlıştır. İstanbul Üniversitesi -ki ben de oradan mezun oldum- gibi köklü bir üniversiteyi siz tutup iki üniversite hâline getiriyorsanız üniversiteler tarihimizde çok kötü bir örnek meydana getiriyorsunuz. Dolayısıyla, bu türden bölünmeler ve yeni üniversiteler teşkilini hangi sebeple yaptığınızı anlamakta zorluk çekiyorum.

Zira, söz gelimi, Kayseri Erciyes Üniversitesinde Tomarza, Pınarbaşı, Bünyan, Yeşilhisar, Yahyalı ve Develi gibi birtakım yüksekokulları siz bir araya getirip üniversite kurmaya çalışıyorsunuz. Birisi doğusunda birisi batısında, aralarında hiçbir ilişki olmayan yerlere bir üniversite kurmaya çalışıyorsunuz. Buna üniversite demeye de bin şahit gerekecek. "Yüksekokullar fakülte hâline getirilecek." deniyor bu kanuna göre.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bu üniversiteyi madem ki kurmak istiyorsunuz, bir üniversite kurmak istiyorsunuz ki Abdullah Gül Üniversitesi kuruluyor Kayseri'nin merkezinde... Şimdi yeni bir üniversite kurma ihtiyacınız varsa kurun ama siz tutup da zaten 64 bin öğrencisi bulunan bir üniversiteyi böldüğünüz zaman çok mu iyi eğitim vereceğinizi düşünüyorsunuz? Böyle bir şey mümkün değil. Eğitim sisteminizde, kalitenizde bir değişiklik olmayacak. Niçin buna tevessül ediyorsunuz? Yani, kadrolaşmak mı istersiniz, rektör atamak mı istiyorsunuz, kendi görüşünüzde birini? Bunun için yapıyorsanız üniversitelerimizi lütfen siyasete alet etmeyin. "Bilim" dediğimiz şey, siyasetüstü olmak zorunda olan bir şeydir. Şimdi, madem ki "Kayseri Üniversitesi" adıyla bir üniversite kuruyorsunuz, o zaman, bakın, 1975'ten itibaren iki dönem Başbakan Yardımcılığı da yapmış rahmetli Başbuğ Alparslan Türkeş'in adını verelim Kayseri'ye çünkü onun doğum yeri, memleketi daha doğrusu, doğum yeri Lefkoşa ama asıl memleketi Yukarı Köşkerli, Pınarbaşı'nda. O memleketli, oralı. O zaman bu ismi verelim. Yani şimdi siz "Başbakan olmasını bekliyoruz." diyorsunuz, onu örnek gösteriyorsunuz, alın, bu da Başbakan Yardımcısı, ne farkı var Başbakan olmaktan? İkincisi, ya bu kutsal kitapta, Kur'an-ı Kerim'de yazan bir hüküm müdür yani illaki bunun ismi verilir verilmez diye? Türkiye Büyük Millet Meclisi yasa çıkarır, kabul eder ve verir, eğer vermek istiyorsanız ama bunu vermek istemiyorsanız da söyleyeceğimiz herhangi bir şey yok. Nitekim, bakın, rahmetli Alparslan Türkeş Türk siyasi hayatında son derece önemli olan, önemli bir yeri olan insandır. Milliyetçiliğin asıl duayeni sayılır. Atatürk'ten sonra -ki altı okun birisi milliyetçiliktir- Türk gençlerine milliyetçiliği aşılayan en önemli isimdir. Şimdi siz bundan vazgeçiyorsunuz, isim vermeyeceğiz diyorsunuz, reddediyorsunuz. Ama vakıf üniversiteleri de olsa, madem ki vakıf üniversitelerinde şahısların isimleri vardır öyleyse devlet üniversitelerinde niye olmasın? İlla başbakan mı olması lazım? Ama siz "Korkut Ata" diyorsunuz, Korkut Ata başbakan mı oldu? Tarihî bir şahsiyet Korkut Ata, "Dede Korkut" dediğimiz kişi. Yani bu, başbakan mı oldu da onun ismini verdiniz? Hayır. Melikşah Üniversitesi var Kayseri'de, niye onu veriyorsunuz, başbakan mı oldu? Dolayısıyla, ben tekrardan söylüyorum ki: Kayseri Üniversitesine, o zaman, merhum Alparslan Türkeş'in isminin verilmesini milletvekili arkadaşlarımızdan istirham ediyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Halaçoğlu.