Konu:Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:95
Tarih:03/05/2018


Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; on altı yılda kutuplaşma siyasetinizde duygusal olarak bölünmüş bir ülke yarattınız. Bugün Mecliste bölünmüş üniversiteler kanunuyla karşımıza geldiniz. Farklı görüşten tüm üniversite öğretim üyesi ve öğrencilerini bu yasa tasarısı karşısında birleştirdiniz. Şu anda, Cerrahpaşada, İstanbul Üniversitesinde öğrenciler, öğretim üyeleri -hangi görüşten olursa olsunlar- "İstanbul Üniversitesi bölünmesin, üniversiteler bölünmesin." diye haykırıyor ama siz duymamakta ısrar ediyorsunuz. Üniversitelere, öğretim üyelerine, öğrencilere bir şey sormuyorsunuz, giderayak "kaptı kaçtı, böldü attı yasası" çıkarıyorsunuz. Komisyon üyeleriniz, görüşmeleri sırasında kanunu savunurken "Çok düşünmeye gerek yok, biz planlamadan mlanlamadan anlamayız, göç yolda düzülür." diyor, sonra da kalkıp "Batı bizi kıskanıyor." diyorsunuz. On altı yıllık politikalarınız sonucunda Türkiye'nin eğitimde geldiği yer, dünyada 99'uncu sıra ve siz kendinizi kandırıyorsunuz, kimseyi de kandıramıyorsunuz dünyada.

YÖK Başkanı "Yeni bir model deneyeceğiz." diyor. Model denemek için altı yüz yıllık bir üniversiteyi mi buldunuz? Kökleri tarihe dayanan bu üniversiteyi mi buldunuz model denemek ve kobay olarak kullanmak için?

Üniversiteler bu kadar hafife alınamaz. Çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak için üniversitelerin sayısı değil, niteliği önemlidir. O niteliği oluşturmak için de geçmişine, birikimlerine saygı göstermeniz lazım.

İstanbul Üniversitesi dâhil, 13 üniversiteyi bölüyorsunuz bu tasarıyla, üniversiteleri bölerek çoğaltmayı öneriyorsunuz. Üniversiteleri böldüğünüzde yayın sayıları da bölünüyor, dünyadaki sıralaması da bölünüyor, prestiji de bölünüyor. İki tane yarım üniversite yapıyorsunuz, iki yarımdan bir tam üniversite çıkmıyor; yarım akıllı, yarım yamalak üniversiteler yaratıyorsunuz. Hâlbuki bu üniversitenin oluşması için bazen yüz yıllar geçmesi gerekiyor. Üniversiteler bir ülkenin hafızasıdır, vicdanıdır, birikimidir; bu birikimi bu kadar kolay heba etmemelisiniz.

Türkiye'nin köklü üniversitelerine senelerdir bütçe ayırmıyorsunuz ve üniversite hastanelerini borç batağına gömdünüz, 6 milyar TL borç batağındalar şimdi. "Barış" diyen üniversite öğretim üyelerini maalesef içeri attınız, KHK'lerle işlerinden ettiniz.

İnönü ve Gazi Üniversitelerini sırf isimlerinden dolayı mı bölmek istiyorsunuz, İnönü'ye ve Gazi'ye karşı çıktığınız için mi? Anadolu Üniversitesini üniversite eğitiminin yaygınlaşmasına katkılarından dolayı mı bölüyorsunuz, cezalandırıyorsunuz? İstanbul Üniversitesini modern manada ilk üniversite olduğu için mi bölüyorsunuz?

Cerrahpaşa, sadece binalardan oluşmuyor, sadece binalardan oluşan bir beton yığını değil; orada bir kültür var, o kültürün oluşmasında en yüksek puanlarla o fakülteye gelen, o üniversiteye gelen o öğrencilerin de payı var, bugüne kadar, geçmişten aldıkları birikimleri bugünlere aktaran o değerli hocalarımızın da büyük bir payı var, bütün olarak, İstanbul Üniversitesinin bir parçası olmasının payı da var. Siz bunları ayırdığınızda İstanbul Üniversitesine de Cerrahpaşa Tıp Fakültesine de yazık ediyorsunuz.

Bu üniversiteler, sadece öğretim üyesi, doktor, uzman hekim yetiştirmiyor; bu üniversiteler, aynı zamanda şehrin merkezindeki insanlara sağlık hizmeti de veriyor. O sağlık hizmetine bakan olarak bir gün siz de ihtiyaç duyabilirsiniz, Cumhurbaşkanı olan kişi de ona zaman zaman ihtiyaç duyuyor; o birikimi ortadan kaldırdığınızda o doktorları, o uzman hekimleri, o hocaları oralarda bulamayacaksınız.

Şişli Etfal Hastanesi, şehrin merkezinde, onu da ortadan kaldırıyorsunuz. Marmara Üniversitesinin 1.000 dönümlük arazisini, İstanbul Üniversitesinin 3.600 dönümlük arazisini -TOKİ aracılığıyla- rezidans, AVM yapmak için aktarıyorsunuz TOKİ'ye ve oradan da kat karşılığı üniversite yaptırıyorsunuz.

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesini bölüyorsunuz; orman fakültesini bir üniversiteye, eğitim ve araştırma ormanını başka bir üniversiteye veriyorsunuz. Bunda ne akıl var ne mantık var. Heilbronn Botanik Bahçesi'ni müftülüğe bahçe yaptınız, bilime bakışınız bu.

Üniversitelerin kent merkezlerindeki arazilerine göz diken, kat karşılığı iş yapan bir hükûmet gibisiniz. Değerli arazileri, yandaşlara TOKİ üzerinden peşkeş çekip fakülteleri üniversitelerden ve tarihî köklerinden koparıyorsunuz ve kent dışına sürgün ediyorsunuz üniversiteleri.

Siz "Üniversiteleri yönetemiyoruz." diyorsunuz. Eğer rektör olarak seçilen Profesör Doktor Raşit Tükel'i atasaydınız, o, üniversiteyi yönetirdi. Rektörlük seçiminde yüzde 86 oy alan Gülay Barbarosoğlu'nu atasaydınız o da Boğaziçiyi yönetirdi. (CHP sıralarından alkışlar)

New York Üniversitesinin 300 bin öğrencisi var ve hâlâ bölünmüyor. Siz "Biz böleceğiz." diye ısrarla inat ediyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Dersinize az çalışmışsınız Ali Bey.

ALİ ŞEKER (Devamla) - Siz bu anlayışla, "Yönetemiyoruz, 80 milyona geldi bu ülkenin nüfusu, ülkeyi ikiye bölelim." mi diyeceksiniz? On altı yılda hep böldünüz; insanları, duyguları, bir arada yaşam iradesini böldünüz, toplum olma vasıflarını yitirmeye yüz tutan, komşusunun üzüntüsüne sevinen bir ülke yarattınız. En seçkin öğrencileri alan fakülte Cerrahpaşayı köklerinden koparıyorsunuz. Onkoloji Enstitüsünü ve Kardiyoloji Enstitüsünü itiraz etmeseydik kapatacaktınız, o kanser hastaları kaderleriyle baş başa kalacaktı.

En başından beri söylediğimiz gibi, Cerrahpaşa ve diğer fakültelerin İstanbul Üniversitesinden koparılmasını, üniversitelerin bölünmesini doğru bulmuyoruz. Dindar, kindar nesillere değil, ahlaklı, vicdanlı, sevgi dolu nesillere ihtiyacımız var. Bunun için de bölmeye, yok etmeye değil, laik ve çağdaş bir eğitim sistemine, yeni fen liselerine, yeni İstanbul Üniversitelerini, yeni Boğaziçi Üniversitelerini kurmaya ihtiyacımız var. Şunu unutmayın ki Cerrahpaşa Tıp Fakültesi parantez içerisine sığmaz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum, üniversiteyi bölmemenizi diliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.