Konu:Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:94
Tarih:02/05/2018


Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HACI AHMET ÖZDEMİR (Konya) - Değerli Başkan, kıymetli Meclis üyeleri ve bizleri ekranları başında izleyen kıymetli halkımız.

Başkanım, bir dakika ek süreyi şimdi peşinen isteyeyim.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bence on dakika verin Sayın Hocama.

BAŞKAN - Siz buyurun, devam edin.

HACI AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Çünkü, kendi alanımla ilgili konuşacaktım ama, yani buradaki konuşmacıların o kadar absürt ifadeleri var ki bunların birkaç tanesine değinmem lazım.

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) - Mesela?

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Bir sen doğru söylüyorsun.

HACI AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Mesela çok sevdiğim ve saydığım bir arkadaşımız şöyle bir ifade kullandı.

TÜRABİ KAYAN (Kırklareli) - Küfür ediyor ya, "Absürt" ne demek ya?

HACI AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Dinleyin ama bakın, lütfen, istirham ediyorum.

TÜRABİ KAYAN (Kırklareli) - Ya absürt şey dinlenmez sayın konuşmacı.

HACI AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - "Bakanlar Kurulu sayısını düşürüyorsunuz, üniversite sayısını artırıyorsunuz."

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Komedi gibi bir iddiaydı.

HACI AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Nasıl mantık, nasıl önerme, bunun sonucu nereye gidiyor çıkartamadım. Yani "Biz üniversite sayılarını düşürelim, düşürelim, sonunda bir veya iki üniversitemiz kalsın." mı demek istiyorsunuz sayın konuşmacı? (CHP sıralarından "Öyle bir şey yok." sesleri)

TÜRABİ KAYAN (Kırklareli) - Kim istiyor onu?

HACI AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Anlamadım. Yani bu önermenin vardığı yer orası.

Bir başka husus...

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Siz nasıl bu absürt sonucu çıkardınız?

TÜRABİ KAYAN (Kırklareli) - İşte absürt bu.

ALİ ŞEKER (İstanbul) - İşte absürt bu kelimeniz.

HACI AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Harikasınız, tebrik ediyorum.

TÜRABİ KAYAN (Kırklareli) - Evet, evet, gerçekten absürt bu.

HACI AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Şimdi, hepimiz biliyoruz, komisyonda önergeler verilir, komisyonda birtakım görüşler öne sürülür ve komisyonda yasa tasarı hâlindedir, olgunlaştırılır. Ben hukukçu değilim ama hukuk felsefesi okumuş, İslam hukuku okumuş, Roma hukukuyla bunu kıyaslamış bir insanım. Hukuka da merakım var. Tasarı ne demektir? Henüz yasalaşmamış, tasarı hâlindeki şey demektir. Komisyonda olgunlaştırılması, Mecliste olgunlaştırılması eğer bir hata ise Meclisteki varlığınızı da, Meclisin varlığını da, komisyonun varlığını da, komisyon üyelerinin varlığını da tartışmaya açarsınız. Bu kadar değişik, bu kadar garip, bu kadar tuhaf bir eleştiri olabilir mi?

İstihdam, istihdam... İşte, Başbakanımız seçimlere girmeden önce istihdam rakamlarını açıkladı. Son on yılda 10 milyon istihdam sağlayan bir Hükûmetle karşı karşıyasınız beyler. Yani bu gerçekleri biz nasıl örtbas edelim?

Ben size bugün bir hikâye anlatmak istiyordum, başarılı bir hikâye, bir bölünme hikâyesi. Selçuk Üniversitesinin 1975 yılında Hazım Oktay Başer rahmetli Valinin atölyeleri, endüstri meslek lisesi atölyelerini çalıştırarak, yağmur yağdığında hocaların ders anlatamadığı barakalarda başlayan bir üniversitenin ikinci bir üniversiteye bölünmesiyle beraber, bugün bir tarafta 90 bin öğrencisi olan, öbür tarafta 40 bin öğrencisi olan, nasıl muhteşem iki büyük devlet üniversitesinin Konya'da hayatını sürdürdüğünü anlatmak istiyordum, bunun hikâyesinden bahsetmek istiyordum ama yani gerçekleri görmemekte inat etmek, herhâlde, insanoğlunun doğasında olan bir şey ki bunlardan bahsetmeye fırsatımız olmadı.

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Üniversitelerin gerçekleri... Üniversiteler isyanda kaç gündür, görmeyen sizsiniz.

HACI AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Tıp fakültesi açılırken zamanın Konya Milletvekili, benim de yakın akrabam olan -kulağı çınlasın, hâlen hayatta, Allah uzun ömür versin- Vefa Tanır'a Ankara Tıbbın hocalarının, İstanbul Tıbbın hocalarının "Bırak ya Vefa Bey, Ankara Tıp dururken, İstanbul Tıp dururken taşrada bir tıp fakültesi mi açılırmış!" diye nasıl direndiklerini de anlatmak isterdim size.

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Hayır, Cerrahpaşa kurmuştur orayı.

HACI AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Ama bugün, şu anda YÖK'teki başarı listesinde biri 9'uncu sırada duruyor -2 tane tıp fakültesi oldu- öbürü 14'üncü sırada duruyor.

ALİ ŞEKER (İstanbul) - Yeni bir üniversitedir, Cerrahpaşa kurmuştur.

HACI AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Ve daha başka şeyleri söyleyeyim: Bu ayrılan üniversitenin ziraat fakültesinin Türkiye 3'üncüsü olduğunu söyleyeyim size, tıp fakültesinin 9'uncu olduğunu söyleyeyim, diş hekimliğinin 11'inci olduğunu söyleyeyim.

Cumhurbaşkanıyla, YÖK Başkanıyla, Konya milletvekilleriyle oturup biz Konya Teknik Üniversitesinin açılması için bir yıl müzakere yaptık ve şu anda Selçuk Üniversitesi, yeni kurulan Konya Teknik Üniversitesinin ölü doğum yapmaması için kendi fakültelerini bu üniversiteye seve seve veriyor ve Konya sanayisi de 730 bin metrekarelik bir yeri -Konya sanayisi içerisinde- buraya ayırmış durumda. 350 bin metrekare de biz buraya inşaat alanı düşünmüş durumdayız.

Sayın Başkanım, hakkımı kullanmak istiyorum, lütfen, rica ediyorum.

BAŞKAN - Bir dakika ek sürenizi veriyorum.

HACI AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Bunu da yapıyoruz. 730 bin metrekareye bu inşaat yapılana kadar da Selçuk Üniversitesi Rektörü -az önce telefonla konuştum- "Ben mevcut binalarımı Teknik Üniversiteye kullandırmaya hazırım." diyor. Ayrıca, tarihî bir bina var Konya'nın ortasında, Selçuk Üniversitesinin gözbebeği bir bina; Selçuk Üniversitesi Rektörümüzün ifadesi şu: "Gerekirse ben Konya Teknik Üniversitesine burayı Rektörlük binası olarak devretmeye de hazırım." diyor. Eğer beğenmediğiniz, bölünüp de almayı kabul etmediğiniz üniversiteler varsa Konya bunların hepsini almaya hazır; biz de hazırız, alabiliriz.

TÜRABİ KAYAN (Kırklareli) - Hep destek oldunuz yani. ODTÜ gibi dalaştınız mı onlarla hiç?

HACI AHMET ÖZDEMİR (Devamla) - Hatta bizim küçük ilçelerimiz var, büyük ilçelerimiz var, bunlar da ayrıca diğer üniversitelere taliptirler.

Saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)