Konu:Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:91
Tarih:24/04/2018


Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; Sayın Atıcı'nın "'OHAL üç ayda bitecek.' dediniz. OHAL'e güvenerek seçime gidiyorsunuz." şeklindeki sorularını ve tespitlerini kabul etmek elbette mümkün değil. Bu konuyla ilgili hangi bağlamda hangi arkadaşımız ne şekilde söylediyse bir temenni olarak söylemiş olabilir. Ama OHAL, Anayasa'da 119 ve devamı maddelerinde olağanüstü yönetim şekli olarak düzenlenen hukuki bir yoldur -sadece Türkiye'de değil- kamu düzeninin ortadan kaldırılmasına, anayasal düzenin ortadan kaldırılmasına ilişkin eylemler ve birtakım vakıalar ortaya çıkması hâlinde devletlerin bu anlamda başvurduğu hukuki bir yoldur. Bunun örneğini işte, yakın zamanda kendi seçimini de OHAL sürecinde yapan Fransa'da görüyoruz. Yani egemenlik hakkı kullanan bir devlet, bir başka ülke bunu yapınca demokratik oluyor da bir darbe girişimi yapılmış, Meclisinin gök kubbesine bombalar atılmış bir ülkede, terörle mücadele edilirken, darbeyle mücadele edilirken elbette kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin, bütün vatandaşlarımızın özgürlüklerinin ve güvenliğinin daha etkin sağlanması adına Millî Güvenlik Kurulunun önerisi, Bakanlar Kurulunun uygun görüşü ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin tasvibiyle yürürlüğe giren bir olağanüstü hâl yaşıyoruz. Bu nedenle, bu şekilde bir ihtiyaçtan kaynaklanan bir dönemdir, bir uygulamadır. Elbette, bu ihtiyacın ortadan kalkması, bir an önce kalkması hepimizin dileğidir, bu konudaki çalışmalar da sürmektedir. Ancak FETÖ terör örgütünün kripto ve kendisini takiyeyle gizlemesi ve devletin belli mekanizmalarında deşifre olmamasıyla -bu konudaki tedbirler- 81 milyonun ulusal güvenliğine yönelik bir tehdide karşı mücadeleden kaynaklı başvurulan bir yoldur. Ne zaman ihtiyaç ortadan kalkarsa, bu konuda gereklilik ortadan kalkarsa OHAL de elbette kalkacaktır. OHAL'i Türkiye'de iktidara geldiğinde kaldıran bir hükûmet AK PARTİ Hükûmetidir; bu konuda kararlılığı, demokratik yaklaşımı belli, ispat edilmiş bir partidir. Zorunluluktan kaynaklı bir düzenlemedir ve bu konuda da bütün Parlamentonun kabulüyle gittiğimiz bir seçim vardır. Dolayısıyla bunu kalkıp da farklı bir yöne çekmenin bir anlamı bulunmamaktadır. Anayasal, hukuki bir yol burada yürürlüktedir.

Adana Bölge İdare Mahkemesinin kapatılması: Bölge idare mahkemeleri, biliyorsunuz, yeni istinaf sistemiyle yürürlüğümüzde, hukuk sistemimize girmiştir ve bu konudaki dosya sayıları, iş yükü, mahkemeler, hâkim, savcı ve personel sayısına göre dikkate alınmaktadır. Geçtiğimiz günlerde Adana'da bölge istinafta bu konuyla ilgili yaptığımız incelemeler, -adliyede yaptığımız incelemeler- Adana gibi gerçekten bölge merkezi olan bir yerde, ilk dosya sayılarını dikkate alarak ihtiyacı giderecek şekilde Hâkimler ve Savcılar Kurulunun ve Bakanlığımızın gündemindedir. Bizim bu konuda prensibimiz, bu konuda bir değerlendirmeyi -ihtiyacı dikkate alarak dosya sayılarını, hâkim, savcı ihtiyacına göre- ihtiyaç olan her yerde hemen yapmak. Binamız zaten orada. Hükûmetimizin vermiş olduğu destek ve çaba ortadadır ama usul ekonomisi ve imkânlar ölçüsünde. Adana, bizim bölge idare mahkemesi açmayı düşündüğümüz yerlerdendir. Bu konuyla ilgili iş yükü ve dosya sayılarını sürekli takibe alıyoruz ve bu konuda objektif bir şekilde, en kısa zamanda tamamlanması hâlinde, en nitelikli hâkim, savcılarımızla, birinci sınıf hâkimlerimizle, idari yargı mensuplarımızla açmayı planlıyoruz.

Sayın Arslan "Komutanlarının emriyle görev yapan er ve erbaşlara müebbet hapis cezası veriliyor. Bunu içinize sindiriyor musunuz?" diye bir soru sordu. Değerli arkadaşlar, ister er olsun ister binbaşı olsun ister yüzbaşı ister general olsun, hiçbir üst altına "Darbe yapın." diye bir emir, talimat veremez.

KAZIM ARSLAN (Denizli) - "Terörle mücadeleye..."

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - "Darbe yapın." "Şunu öldürün." "Şuraya F16'ları gönderin." şeklinde bir talimat verilse bile, hiç kimse bu talimata uyamaz. Anayasa'da düzenlenen, kanunsuz, hukuka aykırı...

AYTUĞ ATICI (Mersin) - Niye? Siz Suriye'ye gönderiyorsunuz.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Farklı bir şey mi düşünüyorsunuz da karşı çıkıyorsunuz? Yani buna mı karşı çıkıyorsunuz?

İBRAHİM ÖZDİŞ (Adana) - Efendim, er nereye gittiğini bilmiyor ki! "Marş marş." demişler, gitmiş.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde eğer birini ateş açıp öldürüyorsa, şehit ediyorsa bu, ister er olsun ister sivil olsun bunun hesabını verecektir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Onun haricinde, elbette böyle oluyor mu, olmuyor mu; müebbet alan erdir ya da başka rütbelidir; bunu mahkeme takdir ediyor. Ancak hiçbir üniforma FETÖ terör örgütü irtibatını gizleyemez. Bugün yargılanan darbecilerdir ve milletimize düşen, bu konudaki kanunsuz emre karşı çıkmaktır ve yüzlerce er bu nedenle beraat etmektedir ama eğer o olayda, o vakada bir şehidimiz varsa, erden saldırı olmuşsa, o fiil gerçekleşmişse bunun hesabını vermektedir; eğer farklı bir şey varsa da elbette yargı yolu açıktır. Bu konuda yargılamayı biz yapmıyoruz, biz Hükûmetiz, biz yasa çıkarırız; bu konuda yargılamayı mahkemeler yapar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Ama hiçbir şekilde... Darbecileri masum gösterecek şekilde yani mahkeme ere müebbet hapis veriyor ve o da masum oluyor, öyle mi?

KAZIM ARSLAN (Denizli) - Komutanlara vereceksiniz cezaları, komutanlara, kim yapmışsa onlara; emir eri olarak erlere değil.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - 251 şehidimiz var ve bu konuda kim suç işlemişse mahkemeler onları yargılıyor, ceza veriyor.

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bakan.