Konu:Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:91
Tarih:24/04/2018


Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

İYİ PARTİ GRUBU ADINA YUSUF HALAÇOĞLU (Kayseri) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, bugün Meclisin açıldığı saatlerde Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekili Erkan Akçay tarafından bizim partimize katılan 15 Cumhuriyet Halk Partili milletvekilinin neden bizim sıralarda oturmadıklarına ve bununla ilgili de Meclis Başkan Vekilinin göreve davet edildiğine dair bir konuşması olduğunu tespit ettim tutanaklardan. Şimdi, her şeyden önce şunu özellikle belirtmek istiyorum ki, bizim sıralarımızda kimin oturup oturmayacağına karar verecek sadece biziz, kimin oturup oturmayacağı başka bir parti tarafından belirtilemez. Benim de "Neden siz arkada oturuyorsunuz? Ön tarafa gelin, siz de arka tarafa gidin." demem gibi bir şey olur bu. Bu, yakışık almayan bir ifadedir ve bunu özellikle belirtmek istiyorum ve hiçbir partinin kendi iç işlerine başka bir partinin karışmasının da doğru olmadığını belirtmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, bizim grup kurmamızla birlikte, gruplara hazine yardımı söz konusu edilip duruyor sürekli olarak. Bakın değerli milletvekilleri, Adalet Bakanı Sayın Abdulhamit Gül, seçime giremeyen, girmemiş ve bir grup kurmuş partinin hazine yardımından faydalanamayacağını açıkladı. Buna rağmen, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bizim bundan faydalanacağımız gibi bir algıyı kamuoyuna sürekli olarak enjekte ediyor. Bakın değerli milletvekilleri, biz -hiçbir zaman- hazine yardımı almak için grup kurmayı bırakın bir tarafa, şu an grup kurduğumuz için tahsis edilen arabaları bile kullanmıyoruz. Bunu sadece demokrasi adına yapılan bir işlem olarak herkesin görmesi gerekir. Zira, tekrar ediyorum, demin söylediğim gibi, partimiz üzerine oynanan bir kumpasın ortadan kaldırılmasına yönelik bir harekettir bu. Zira, tekrar ediyorum, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, partimizin bütün işlemleri yerine getirdiği, şartları yerine getirdiği ve seçime girebileceğine dair resmî yazı yazdığı hâlde, Yüksek Seçim Kurulu, partimizin seçime girip giremeyeceğini oylamaya kalkışıyor ve cumartesi günü yaptığı oylamada, düşünebiliyor musunuz, 5-5 bir sonuç çıkıyor ortaya. Yani seçime sokmamak için, akla kara, her şeyi deniyorlar çünkü çekiniyorlar ve korkuyorlar. Zira İYİ PARTİ girdiği takdirde, zannediyorum ki siyasi yapı çok büyük bir değişikliğe uğrayacak. Açık ve net olarak söylüyorum: Biz, Cumhurbaşkanı adayımızı çıkarıyoruz, kim olduğunu da söyledik, Meral Akşener Hanımefendi'dir; herhangi bir kimseyle de ittifak kurmuyoruz, ittifak kurma ihtiyacını da hissetmiyoruz.

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Gerek yok ki grup aldınız.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Görürsünüz 24'ünde ne olacağını, o zaman bu sözlerinizi hatırlarsınız.

ZEHRA TAŞKESENLİOĞLU (Erzurum) - Vekil de transfer etmeyecektiniz.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Ardından şunu söylüyorum: Biz, milletvekilliği veyahut da Cumhurbaşkanlığını isterken şunun için istiyoruz; Türkiye'de tek adam rejimini sona erdirmek için bu yola çıktık ve bu, sona erecektir.

Şimdi "Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi" adı altında demokrasinin kuvvetleneceğini söyleyenler, demokrasinin ne demek olduğunu anladığım kadarıyla bilmiyorlar. Demokraside kuvvetler ayrılığı vardır, yasama, yürütme ve yargı tamamen birbirinden bağımsızdır ve siyaset özellikle yargının içerisinde yer almaz. Hepsi denetlenebilir unsurlardır ama siz bu Anayasa'yla tek kişiye veriyorsunuz hepsini, yürütmenin başı aynı zamanda Cumhurbaşkanı. Yani bütçe yapacak, düşünün, Meclise gelecek, bütçeyi reddedecek Meclis ve ondan sonra diyecek ki Cumhurbaşkanı: "Ben tekrar getirdim." Yine reddedeceksiniz, hükûmet düşmeyecek ve Cumhurbaşkanı bir önceki senenin bütçesini, üzerine bir iki ek yaparak devam ettirecek. Var mı böyle bir demokrasi? Hangisini kuvvetlendiriyorsunuz? Meclis sıfır, çay içeceksiniz ve maaş alacaksınız; bu kadar.

Dolayısıyla, şimdi, burada bana hiç kimse tutup da bu Anayasa'yla demokrasinin kuvvetleneceği safsatasını ortaya koymasın; olamaz böyle bir şey, böyle demokrasi olmaz. Her ağzından çıkanın kanun olduğu bir yönetim biçimi geliyor, tek imzayla kanun çıkarabilen bir yönetim tarzı geliyor. Siz buna isterseniz "Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi" deyin, isterseniz başka bir ad verin; bu, tek başına diktatörlüğe gidecek bir yönetim şeklidir.

ZEHRA TAŞKESENLİOĞLU (Erzurum) - Tek imzayla kanun çıkmaz, kanun hükmünde kararname çıkar. Hocam, öyle olmuyor.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Anladığınız zaman siz de dönersiniz. Anlamaya çalışın siz. Anlayacağınızı da zannetmiyorum.

ZEHRA TAŞKESENLİOĞLU (Erzurum) - Ben anladım.

BAŞKAN - Sayın Taşkesenlioğlu, rica ederim efendim...

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Bakın, dinlemeyi öğrenin lütfen. Gelir, burada konuşursunuz.

BAŞKAN - Buyurun, siz Genel Kurula hitap edin Sayın Halaçoğlu.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Şimdi, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye'de seçimlerin ertelenmesini istemiş. Biz bunu şiddetle kınıyoruz ve karşı çıkıyoruz; seçimlerin ertelenmesini istemiyoruz çünkü bir an önce bu Hükûmetten kurtulacağız.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - Kim erteliyor ki, kim erteliyor?

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Ve özellikle şunu söylüyorum: "Efendim, bu kadar kısa sürede olmaz." veya "Şu olmaz, bu olmaz." gibi birtakım iddialarla ortaya çıkmışlar. Biz hiçbir Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinin iç işlerimize karışmasını asla kabul etmeyiz ve müsaade etmeyiz. Özellikle, hele hele mart ayını düşünün, mart ayında 20,1 milyar TL cari açık var, sadece mart ayında. Ocak ve şubat ayında da 20,2 milyar cari açık var. Yani, son üç ayda, şu geçtiğimiz üç ayda 40,3 milyar TL cari açık var. Bana söyler misiniz... Ekonomi tepetaklak giderken hiç olmazsa şu seçimler olsun da ülke bu bataktan kurtulsun; biz bunun için savunuyoruz, seçimin olmasını istiyoruz. Ve dolayısıyla hiçbir yardım istemiyoruz hiçbir yerden; cebimizden harcayacağımız paralarla yapacağız bunu, bunu da göreceksiniz ve bu işi de kazanacağız. Ama siz, devletten 278 milyon destek alın, devletin bütün imkânlarını kullanın; bakın, çökeceksiniz, o parayı harcamakla da çökeceksiniz.

Dolayısıyla, değerli milletvekilleri...

TAHİR ÖZTÜRK (Elâzığ) - Göreceğiz, 24 Haziranda göreceğiz.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Her şeyi, tabii, berberin önüne döküldüğünde saçınızın ak mı kara mı olduğunu da görürsünüz.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - 24 Haziranda siz de göreceksiniz.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Çok uzun bir zaman değil, altmış gün sonra bunu herkes görecektir.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - 24 Haziranda göreceğiz, evet.

ZEKİ AYGÜN (Kocaeli) - On beş yıldır aynı şeyleri söylüyorsunuz.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Siz on beş yıldır, on altı yıldır yönetiyorsunuz, şu ülkeyi on altı yıldır yönetiyorsunuz, Allah aşkına, neyi eksik de kalkındıramadınız ülkeyi? Kalkındırdınız mı?

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - 3 kat büyüttük, 3 kat.

ZEKİ AYGÜN (Kocaeli) - Senin gözlerin görmüyor.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, rica ediyorum...

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Peki, o zaman, kalkındırıyorsanız niye bu yönetimi istiyorsunuz? Kalkındırıyorsanız niye bu yönetimi istiyorsunuz, değiştiriyorsunuz? Demek ki, kalkındırıyorsanız, o zaman bu "Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi" dediğiniz sisteme gerek yok, madem 3 kat artırdınız.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - Her dönem iktidar olduk.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Ya, kimi kandırıyorsunuz? Kimi kandırıyorsunuz?

TAHİR ÖZTÜRK (Elâzığ) - Dünyadan haberin yok, dünyadan haberin yok.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Ya, Kur'an-ı Kerim'i oku, 500 tane ayette "Aklınızı kullanın." diyor. Aklını kullan. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

TAHİR ÖZTÜRK (Elâzığ) - Aklımız çok, siz aklınızı kullanacaksınız.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Ya, şimdi, yapmayın Allah aşkına!

BAŞKAN - Sayın Halaçoğlu, siz Genel Kurula hitap edin efendim.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - On altı yıldır yönettiğiniz bir ülkede demek ki işler kötü gidiyor ki yönetim değişikliği istiyorsunuz. "Eski Türkiye-yeni Türkiye" dediğiniz Türkiye'de...

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - Daha hızlı kalkınmak için istiyoruz, daha hızlı kalkınmak için.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Ha, uçtunuz, onun için 40 milyar açık verdiniz üç ayda.

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Hocam, vatandaş kararını verecek.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Uçtunuz, öyle bir uçtunuz ki şu an, üç ayda aya gittiniz. Aya gittiniz.

TAHİR ÖZTÜRK (Elâzığ) - Göreceğiz, göreceğiz.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Üç ayda 40 milyar TL cari açık var.

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - 30 kat büyüdü bütçe.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Onun için mi şeker fabrikalarını satıyorsunuz?

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Hocam, 24 Haziranda vatandaş kararını verecek, merak etme.

YUSUF HALAÇOĞLU (Devamla) - Siz şeker fabrikalarını satmaya devam edin. Bu milletin sizi nasıl sattığını da inşallah 24 Haziranda göreceksiniz.

Hepinize saygılar sunuyorum. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Halaçoğlu.