Konu:Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:91
Tarih:24/04/2018


Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Tekin'in söylediği ifade gerçekten... Yani, Allah'ın bir kişi, bir şahısla ilgili, bir insanla ilgili "suç ortağı" gibi ifadeleri gerçekten asla kabul edilemeyecek... İnancımıza göre de bir yaratıcının yaratılanla bu anlamda, bu şekilde ifadede kullanılması asla tasvip edilebilecek bir ifade değil. Bunu öncelikle söylemek zorundayım.

Diğer husus da askerlerle ilgili "Verilen cezalar niçin veriliyor?" şeklinde bir sorusu var. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye'de yargı, Anayasa'nın "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9'uncu maddesinde de ifade edildiği gibi, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılmaktadır ve askerlerle değil, asker üniforması giymiş, darbe girişimi yapmış, suç işlemiş kişilerle ilgili yargılamalar yapılmaktadır. Elbette, suç isnadıyla ilgili -doğru olup olmadığı- bu konuyla ilgili bütün muhakeme bağımsız mahkemece yapılmakta ve kararlar da bağımsız mahkemelerce verilmektedir. Bu konu, idari ya da yürütmenin konusu alanında değildir. Elbette deliller, dosya kapsamındaki hususlar, ifadeler, beyanlar hangi noktadaysa mahkemeler buna göre karar vermektedir. Mahkemelerin verdiği karara karşı da hem istinaf hem de Yargıtay yolu açıktır. Anayasa Mahkemesi ve yine uluslararası AİHM düzeyinde de bu yargılamalara karşı bir itiraz imkânı vardır. Dolayısıyla, bu konuda bir eksik ya da hata olduğuna inanıyorsa tarafların bu konularla ilgili elbette itiraz etme imkânları vardır, bunu ifade etmek isterim.

Sayın Tümer'in infaz korumalara verilen fiilî hizmet zamlarına yönelik bir sorusu vardı. Bu konuyla ilgili olarak bildiğiniz gibi, Ağustos 2017 Kanun Hükmünde Kararnamesi'yle, 694 sayılı KHK'yle infaz ve koruma memurlarına yıpranma hakkı tanınmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kanunlaşarak yürürlüğe girmiştir. Ceza infaz personelinin yıllarca, yaklaşık otuz kırk yıldır gündeminde olan ve her zaman talep ettikleri bir konuydu yıpranma hakkı, ilk kez Hükûmetimiz tarafından bu personelimize tanınmıştır. Gerçekten hak ettikleri bir yıpranma hakkı verilmiştir çünkü ceza infaz memurları gerçekten çok zor şartlarda, büyük bir özveriyle çalışan kamu görevlilerimizdir tüm kamu görevlilerimiz gibi. Maddi anlamda, özlük haklarında ne kadar iyileştirme yapılsa gerçekten emekleri ödenemez ve bizim de her zaman Bakanlık olarak yanlarında olduğumuz arkadaşlarımızdır.

Elbette yıllardır bekledikleri şey -bir hayal- beklentileri, ümitleri gerçekleşmiştir, bu anlamda çok önemli bir adım atılmıştır. Ve biz diğer özlük hakları, sınıf talepleri... Diğer özlük haklarının iyileştirilmesi hususundaki bütün çalışmalarımız Bakanlığımızca da dikkatle takip edilmektedir ve bu konuda da her türlü desteği bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Böylece, beş yıl çalışan bir yıl yıpranma payı almaktadır. Bu konuda Hükûmetimiz böyle bir düzenlemeyi yapmıştır.

Adliye kapatılmasıyla ilgili konuda, yargıda verimliliğin artırılması, yargının hızlanması, davaların kısa sürede sonuçlanması, hâkim ve savcı ihtiyacı dikkate alınarak dengeli bir iş yükü dağılımının sağlanması dikkate alınmış, buna göre bir değerlendirme yapılmıştır. Bu konuda da üç yıllık ortalama dava ve iş sayısı, insan kaynakları, en yakın adli teşkilata uzaklık gibi gerekçelerle Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun -o zamanki ismiyle- 2004 ve 2012 tarihli kararlarıyla bazı yerler farklı adli teşkilatlarla birleştirilmiştir. Bu konuda elbette yine değerlendirmeler yapılmaktadır. İş yükü, dosya, dava sayısının artması durumunda, bildiğiniz gibi hâkim savcı sayımız da artmaktadır. Bu konularda bizim amacımız, elbette en yakın yerde yargı hizmetlerinin verilmesidir. Bu konuda, anılan yerle ilgili olsun, diğer yerlerle ilgili olsun çalışmalarımızı da yine gözden geçiriyoruz. Şu anda hâkim, savcı mülakatlarımız devam etmektedir. Bu sene mezun olacak çok değerli öğrenci arkadaşlarımız için de yine kasım, aralık ayında yeni hâkim, savcı alımı düşünmekteyiz. Bu sene mezun olan öğrenci arkadaşlarımız için bu sınavı da açacağız ve inşallah yakın zamanda, bu sene sonuna kadar göreve başlamak üzere -yani bu sene sonuna kadar işbaşı yapmak üzere- toplam 15.500 adliye ve ceza infaz personeli alacağız. Hükûmetimiz olarak yine gençlerimizden bu anlamda istifade edeceğiz, yakın zamanda bu konuyla ilgili de ilana çıkacağız. Bakanlığımız bünyesine 15.500 personel alımı gerçekleşecektir.

Sayın Atıcı ve diğer arkadaşlarımız Sayın Kuyucuoğlu, Sayın Çamak, yine, Sayın Türkmen, Sayın Arslan da ortak bir şekilde ifade ettiler Akdeniz'de bir okulda dün yaşandığı ifade edilen bir olayla ilgili... Bu konuyla ilgili Millî Eğitim Bakanlığımız idari soruşturma başlatmıştır ve bu süreçle ilgili soruşturmanın sonucunu biz de takip edeceğiz. Masumiyetin ifadesi olan çocuklarımızı kendi bayramlarında bu şekilde rencide edici ve bu şekilde gerçekten üzücü tablolar yaşandıysa -ben de şimdi öğrenmiş oldum- asla bunlar tasvip edilemez. Yani hiç kimse kendi düşünceleriyle, kendi aklıyla, kendi zihniyetiyle bu şekilde... Hangi gerekçeyle olursa olsun yapılan şey asla tasvip edilemez. Bu konuda yani çocuk masumiyetini kendi dar kafaları ya da düşünceleri içerisinde farklı birtakım... Hangi düşünce olursa olsun, olayla ilgili elbette soruşturma yapılacaktır, takip edilecektir, incelenecektir ama bu ifade çerçevesindeyse -ona istinaden söylüyorum- asla kabul edilemez. Bu bayramda, çocuklarımızın bayramında başka da olumsuz bir şey duymadık ama bu konuyla ilgili gerekirse cezai soruşturma hususunda da... Elbette idari soruşturma sonucunda, Millî Eğitim Bakanlığı cezai soruşturma gerekiyorsa bunu da ihbar edecektir. Elbette cumhuriyet savcılarımız gerekiyorsa o boyutuyla da araştırma yapacaktır.

Bu vesileyle tüm çocuklarımızın da 23 Nisan Millî Egemenlik Bayramı'nı tekrar tebrik ediyorum.

AYTUĞ ATICI (Mersin) - İnşallah terfi etmez Sayın Bakanım.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Yani bu tür -kim söyledi bilmiyorum ama- haksız yere...

AYTUG ATICI (Mersin) - Örnekleri var Sayın Bakan, inşallah terfi etmez.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Öyle bir şey varsa... Soruşturma yapılıyor, soruşturmayı bekleyelim.

Evet, şeker fabrikasıyla ilgili Sayın Durmaz'ın sorusu: Bu konuyla ilgili Hükûmetimiz bir düzenleme yapmıştır ve hem çiftçilerimizi hem çalışanlarımızı mağdur etmeden ve gerçekten üretimi de artıracak şekilde önemli düzenlemeler yapılmıştır. Bu hususla ilgili, bu düzenlemenin de gerçekten doğru bir ifade ve takdir olduğunu ifade etmek isterim.

KADİM DURMAZ (Tokat) - Sayın Bakanım, sadece Tokat'ta devletimizin 250 milyon zararı var.

ADALET BAKANI ABDULHAMİT GÜL (Gaziantep) - Son olarak Sayın Tanal'ın "Siyasi Partiler Kanunu'nda hazine yardımı vardı, grup kuranlarla ilgili bu yardım olacak mı?" şeklinde bir sorusu var. Bildiğiniz gibi genel seçimlerde yüzde 3'ten fazla oy alan partilere devlet yardımı yapılmaktadır. Evet, önceden grubu olanlara yapılıyordu ama antidemokratik bir şekilde "Sen şu partiden seçildin, millet sana şu partiden oy verdi ama antidemokratik dönemlerde siz şu grubu kuracaksınız." denildiğinde, emirle başka grupların kurulduğu örnekler geçmişte oldu, o tarihlerde değiştirildi. Grup kuranlara hazine yardımı kaldırıldı. Dolayısıyla, grup kurmakla hazine yardımı almak için şu anki mevzuatımızda bir düzenleme yoktur. Dolayısıyla, grup kuranlarla ilgili öyle bir düzenleme bulunmamaktadır.

Yeni üniversitelerle ilgili, bunu Millî Eğitim Bakanımıza ifade edeceğim, ayrıca değerlendirebilir.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ederim, Sayın Bakan.