Konu:Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:88
Tarih:19/04/2018


Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu var. Bu kanunun gereği olarak Türkiye Tohumcular Birliği kuruldu. Türkiye Tohumcular Birliği alt birlikleriyle beraber, yetki devriyle beraber tescil, sertifikasyon işleri yapmaya başladı. Yani Türkiye'deki tohum hareketinin üretimden satışına kadar her şeyine Tohumcular Birliği karar veriyor. Bu birlik yaşamını sürdürmek için iki metot deniyor: Bir tanesi, bayilerden, üreten, üretim aşamasında satan ana bayii, tali bayii, çiftçiye ulaşan bayii, bütünüyle oralardan, her bayiden bir defa belge karşılığı yıllık para alıyor, aidat ortalama 700 TL yani her bayiden 700 TL alıyor. 5 bin bayinin olduğunu varsayarsak her bayiden 700 TL aldığında sadece belge karşılığı yıllık 3,5 milyon TL aidat alıyor. İkincisi, bu yetmez, üretimden satış aşamasına kadar her alandan birliğini, alt birliklerini sürdürebilmek için binde 3 kesinti yapıyor. Nereden yapıyor arkadaşlar? Toplam satış rakamlarından yapıyor.

Bakın, devlete bORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu var. Bu kanunun gereği olarak Türkiye Tohumcular Birliği kuruldu. Türkiye Tohumcular Birliği alt birlikleriyle beraber, yetki devriyle beraber tescil, sertifikasyon işleri yapmaya başladı. Yani Türkiye'deki tohum hareketinin üretimden satışına kadar her şeyine Tohumcular Birliği karar veriyor. Bu birlik yaşamını sürdürmek için iki metot deniyor: Bir tanesi, bayilerden, üreten, üretim aşamasında satan ana bayii, tali bayii, çiftçiye ulaşan bayii, bütünüyle oralardan, her bayiden bir defa belge karşılığı yıllık para alıyor, aidat ortalama 700 TL yani her bayiden 700 TL alıyor. 5 bin bayinin olduğunu varsayarsak her bayiden 700 TL aldığında sadece belge karşılığı yıllık 3,5 milyon TL aidat alıyor. İkincisi, bu yetmez, üretimden satış aşamasına kadar her alandan birliğini, alt birliklerini sürdürebilmek için binde 3 kesinti yapıyor. Nereden yapıyor arkadaşlar? Toplam satış rakamlarından yapıyor.

Bakın, devlete birçok şey söylüyoruz, özellikle siyasal iktidara para tahsilatı konusunda birçok şey söylüyoruz, ediyoruz. Peşin vergi alıyor ama sonuçta matrah üzerinden bir kısmını alıyor, zarar edenden vergi almıyor. Bu birlik zarar etsin etmesin ciro üzerinden, fatura üzerinden binde 3 alıyor, şimdi binde 1'e düşürülüyor. Ama bu hakkaniyetli değil. Bir taraftan zarardan bile para almayan, vergi almayan bir yapı, öbür taraftan kâr etsin etmesin açık bir şekilde çıkan rakamlardan, bayi rakamından, üretici rakamından binde 3'ten binde 1'e düşen bir rakam alıyor. Biz aslında bütünüyle karşıyız ama hakkaniyetli olsun diye bu yapı bize göre yanlış bir yapı, yanlış bir kurum, çok net söylüyoruz -nedenini söyleyeceğim- en azından matrah üzerinden, vergiye tabi olan matrah üzerinden bu binde 1'i alma hakkı kazansın Niye yanlış kurum diyorum? Şunun için diyorum değerli arkadaşlar: Bu kurum Türkiye'de yerli tohumu bitirmiştir. Hatırlayınız, 2016-2017 yıllarında Hükûmet şöyle bir karar aldı, dedi ki: "Tescili yapılmamış, sertifikasyona tabi olmamış yerli tohum üretimi yapmak, yerli fide ekmek yasaktır." Hemen Tohumcular Birliği açıklama yaptı: "Oh, oh, ne güzel, tohum üretimimiz 2 katına çıkacak." Açık, niye? Belki buraya çıkar, konuşursunuz ama ben söyleyeyim sizin adınıza: Tohum üretimimiz 2002'den bugüne kadar aşağı yukarı 7 kat arttı; bilin, 7 kat arttı arkadaşlar.

İktidar partisinin milletvekilleri, bakın, 7 kat arttı tohum üretimi, 7 kat ama değerli arkadaşlar, biz 2002'den bugüne kadar 2 milyar doların üzerinde tohum ithalatına para verdik, bunun karşısında sadece 1 milyar dolarlık tohum ihracatı yapabildik yani -yüzde 50- 1 milyar dolar zarardasınız. Ama bir şey daha söyleyeceğim...

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - 7 kat artırmasaydık ne olurdu?

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Asıl yamyamları söylemiyorsunuz, asıl, kendi elinizle büyüttüğünüz yamyamları. O tohum üretimi arttı ya, kim üretiyor biliyor musunuz? Mısır üretimi 3 kat arttı. Kim üretiyor? Pioneer, yüzde 34. Kim üretiyor? Monsanto, yüzde 31. Kim üretiyor? KWS, yüzde 11. Toplam 3 şirketin payı yüzde 76. Ayçiçeği: Limagrain, yüzde 38; Pioneer, yüzde 27; Syngenta, yüzde 16. Toplam 3 şirketin ayçiçeği tohumundaki payı yüzde 81.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Yerli mi, millî mi?

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Yani 2 milyar dolar değil ithalat, en az 3-4 milyar dolar. Çiftçi bizden, su bizden, toprak bizden; köylümüz fason olarak kullanılıyor. Toprağımız aslında sözleşmeli tarım üzerinden peşkeş çekilmiş bu şirketlere. O yüzden, bu kurum çiftçiye, bu topraklara, yerli tohumlara hizmet etmiyor. Hem bayilerden satanlardan doğrudan yıllık aidat alıyor; yetmiyor, bu defa bayilerin cirosuna gözünü dikmiş, oralardan para almaya çalışıyor. Elbette bunu kesinlikle ve kesinlikle kabul etmiyoruz, kesinlikle doğru bulmuyoruz, reddediyoruz.

Sayın Bakan, biz bir sürü cinlik biliyoruz ama siz her defasında şapkanın altından bir cin çıkartıyorsunuz. 2018/11542 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, tarih 27 Mart 2018. Kimyasal gübre, kimyasal gübre ham maddeleri üreten ve satanlardan her bir kilogramdan 1 TL ÖTV alındığını öğrendik.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu topraklarda 5 milyon 300 bin ton gübre satılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Sayın Başkan, iki dakika... Bitirmem lazım, çok önemli.

Çok teşekkür ediyorum şimdiden, sağ olun.

BAŞKAN - Peki, buyurun, bitirin.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Hani geçen sene yağlayıp ballayıp referandumun aracı yapıp "Gübrede KDV'yi düşürdük." dediniz ya, 5 milyon 300 bin ton gübrenin her 1 kilosuna 1 TL ÖTV koyuyorsunuz değerli arkadaşlar. 1 TL ÖTV ne yapıyor, biliyor musunuz? Çiftçinin kullandığı gübreden utanmadan, sıkılmadan, rahatsız olmadan 5 milyar 300 milyon TL ÖTV alıyorsunuz. Yeter mi? Yetmez. Son üç ayda mazota gelen zamdan da 2 milyar gitti. Bir yıl boyunca toplam tarım desteğiniz 15 milyar TL. Sadece üç ayda -5 milyar artı 2 milyar- 7 milyar TL'si gitti. İşte sizin tarıma bakışınız, işte sizin köylüye bakışınız, işte sizin Türkiye tarımına bakışınız bu, rant, talan, sömürü!

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

irçok şey söylüyoruz, özellikle siyasal iktidara para tahsilatı konusunda birçok şey söylüyoruz, ediyoruz. Peşin vergi alıyor ama sonuçta matrah üzerinden bir kısmını alıyor, zarar edenden vergi almıyor. Bu birlik zarar etsin etmesin ciro üzerinden, fatura üzerinden binde 3 alıyor, şimdi binde 1'e düşürülüyor. Ama bu hakkaniyetli değil. Bir taraftan zarardan bile para almayan, vergi almayan bir yapı, öbür taraftan kâr etsin etmesin açık bir şekilde çıkan rakamlardan, bayi rakamından, üretici rakamından binde 3'ten binde 1'e düşen bir rakam alıyor. Biz aslında bütünüyle karşıyız ama hakkaniyetli olsun diye bu yapı bize göre yanlış bir yapı, yanlış bir kurum, çok net söylüyoruz -nedenini söyleyeceğim- en azından matrah üzerinden, vergiye tabi olan matrah üzerinden bu binde 1'i alma hakkı kazansın Niye yanlış kurum diyorum? Şunun için diyorum değerli arkadaşlar: Bu kurum Türkiye'de yerli tohumu bitirmiştir. Hatırlayınız, 2016-2017 yıllarında Hükûmet şöyle bir karar aldı, dedi ki: "Tescili yapılmamış, sertifikasyona tabi olmamış yerli tohum üretimi yapmak, yerli fide ekmek yasaktır." Hemen Tohumcular Birliği açıklama yaptı: "Oh, oh, ne güzel, tohum üretimimiz 2 katına çıkacak." Açık, niye? Belki buraya çıkar, konuşursunuz ama ben söyleyeyim sizin adınıza: Tohum üretimimiz 2002'den bugüne kadar aşağı yukarı 7 kat arttı; bilin, 7 kat arttı arkadaşlar.

İktidar partisinin milletvekilleri, bakın, 7 kat arttı tohum üretimi, 7 kat ama değerli arkadaşlar, biz 2002'den bugüne kadar 2 milyar doların üzerinde tohum ithalatına para verdik, bunun karşısında sadece 1 milyar dolarlık tohum ihracatı yapabildik yani -yüzde 50- 1 milyar dolar zarardasınız. Ama bir şey daha söyleyeceğim...

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - 7 kat artırmasaydık ne olurdu?

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Asıl yamyamları söylemiyorsunuz, asıl, kendi elinizle büyüttüğünüz yamyamları. O tohum üretimi arttı ya, kim üretiyor biliyor musunuz? Mısır üretimi 3 kat arttı. Kim üretiyor? Pioneer, yüzde 34. Kim üretiyor? Monsanto, yüzde 31. Kim üretiyor? KWS, yüzde 11. Toplam 3 şirketin payı yüzde 76. Ayçiçeği: Limagrain, yüzde 38; Pioneer, yüzde 27; Syngenta, yüzde 16. Toplam 3 şirketin ayçiçeği tohumundaki payı yüzde 81.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Yerli mi, millî mi?

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Yani 2 milyar dolar değil ithalat, en az 3-4 milyar dolar. Çiftçi bizden, su bizden, toprak bizden; köylümüz fason olarak kullanılıyor. Toprağımız aslında sözleşmeli tarım üzerinden peşkeş çekilmiş bu şirketlere. O yüzden, bu kurum çiftçiye, bu topraklara, yerli tohumlara hizmet etmiyor. Hem bayilerden satanlardan doğrudan yıllık aidat alıyor; yetmiyor, bu defa bayilerin cirosuna gözünü dikmiş, oralardan para almaya çalışıyor. Elbette bunu kesinlikle ve kesinlikle kabul etmiyoruz, kesinlikle doğru bulmuyoruz, reddediyoruz.

Sayın Bakan, biz bir sürü cinlik biliyoruz ama siz her defasında şapkanın altından bir cin çıkartıyorsunuz. 2018/11542 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, tarih 27 Mart 2018. Kimyasal gübre, kimyasal gübre ham maddeleri üreten ve satanlardan her bir kilogramdan 1 TL ÖTV alındığını öğrendik.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu topraklarda 5 milyon 300 bin ton gübre satılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Sayın Başkan, iki dakika... Bitirmem lazım, çok önemli.

Çok teşekkür ediyorum şimdiden, sağ olun.

BAŞKAN - Peki, buyurun, bitirin.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Hani geçen sene yağlayıp ballayıp referandumun aracı yapıp "Gübrede KDV'yi düşürdük." dediniz ya, 5 milyon 300 bin ton gübrenin her 1 kilosuna 1 TL ÖTV koyuyorsunuz değerli arkadaşlar. 1 TL ÖTV ne yapıyor, biliyor musunuz? Çiftçinin kullandığı gübreden utanmadan, sıkılmadan, rahatsız olmadan 5 milyar 300 milyon TL ÖTV alıyorsunuz. Yeter mi? Yetmez. Son üç ayda mazota gelen zamdan da 2 milyar gitti. Bir yıl boyunca toplam tarım desteğiniz 15 milyar TL. Sadece üç ayda -5 milyar artı 2 milyar- 7 milyar TL'si gitti. İşte sizin tarıma bakışınız, işte sizin köylüye bakışınız, işte sizin Türkiye tarımına bakışınız bu, rant, talan, sömürü!

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)