Konu:HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:86
Tarih:17/04/2018


HDP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA MARKAR ESEYAN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri ve değerli vatandaşlar; HDP Grubunun vermiş olduğu araştırma önergesinin aleyhinde AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Tabii bugün aynı zamanda merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal'ın da vefatının yıl dönümü. Kendisi Türkiye'nin yaşadığı önemli demokrasi sıçramalarının bir tanesinin sembolüdür, gerçekten Türkiye'yi dünyaya açma noktasında ve sivil siyasetin güçlenmesi noktasında çok ciddi katkıları olmuştur. O yüzden milletimiz kendisini asla unutmamaktadır.

Dün itibarıyla yine 16 Nisan referandumunun, Anayasa değişikliğinin 1'inci yılını idrak ettik. Buradaki diğer muhalefetin yani CHP ve HDP değerli hatiplerinin söylediğinin aksine, aslında yine Özal döneminde yaşanan demokratik sıçrama gibi 16 Nisan referandumu da Türkiye'nin çok önemli bir demokrasi sıçramasını ifade eder. Tabii ki AK PARTİ ve MHP'nin siyasi taşıyıcılığını yaptığı bu Anayasa değişikliği konjonktürel bir durum değildi; yüz elli yıllık demokrasi yolculuğumuzun, millet iradesinin güçlenmesi yolculuğunun bir önemli kilometre taşıydı. Bu anlamda, 1'inci yılını idrak ederken ben, bu vesileyle, bu referandumu demokrasi şenliğine çeviren, "evet" ve "hayır" oylarını sandığa giderek kullanan bütün vatandaşlarımızı da tebrik ediyorum.

Vesayet odaklarına, verimsizliğe, güçler birliğine, demokrasi kaçaklarına kapıyı kapatan; millet iradesini asgari "yüzde 50+1" oya endeksleyen demokratik, verimli, güçlü ve çağımıza uygun bir biçimde hızlı bir hükûmet sistemi yasalaşmış, büyük bir reform milletimizce gerçekleştirilmiştir. Esasen siyasetin işi zorlaşmış ama millet iradesi ve demokrasi kazanmıştır. Böyle bir değişikliğe vesayete değil millete sırtını dayanmış aktörlerin cesaret etmesi de son derece normaldir. Artık küçük bir gruba, dar bir ideolojik kampa veya mezhepçiliğe, etnikçiliğe, asabiyeye, ekonomik çıkar gruplarına güvenerek küçük bir oy oranıyla siyasette varlık göstermek mümkün olmayacak, milletimizin tüm kesimleri kucaklanmak durumunda kalınacaktır; siyaset normalleşecek, gerçek gündemler etrafında şekillenecektir. Belki de "hayır" kampanyası yapan muhalefet partilerinin tavrı ve bu önergenin sebebi de millet iradesinin merkezî rol alacak olmasıdır. Bu yüzden 16 Nisandan sonra CHP ve HDP bir yandan "gayrimeşru seçim" söylemini sürdürürken öte yandan tüm seçmenleri etkilemeye dönük eklektik bir çift karaktere bürünmüştür. Bu bile bizce 16 Nisan reformunun erken hasatlarından biridir. Artık millet iradesi son sözü söyleyecek, kapalı kapılar ardında siyaset dizaynı mümkün olmayacaktır. Seçim günü itibarıyla Hükûmet kurulmuş, Parlamento oluşmuş olacak, seçmen sürprizlerle karşılaşmayacaktır. İşte seçimlere uzun bir süre kala ittifaklar belirginleşmeye başlamış, millet de bu ittifaklara bakarak tercihini belirleyecektir. Bu, demokrasi değil de nedir diyorum ve hepinize beni dinlediğiniz için teşekkür ederek konuşmama son veriyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)