Konu:Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:76
Tarih:22/03/2018


Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Sayın Başkanım, çok değerli milletvekilleri; sözlerimin başında İslam âleminin Regaip Kandili'ni tebrik ediyorum, bu gecenin hepimizin birliğine, beraberliğine vesile olmasını yüce Allah'tan niyaz ediyorum.

Bugün huzurlarınıza Katma Değer Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında Hükûmet adına görüşlerimizi ifade etmek üzere çıkmış bulunuyorum. Öncelikle, yapılacak bu yasal düzenlemenin ülkemiz ekonomisine hayırlar getirmesini niyaz ediyorum. Önemli bir yasal değişiklik yapıyoruz. Katma değer vergisi, hepinizin bildiği üzere otuz üç yıldır uygulanan bir sistem. Zaman içerisinde birçok değişiklik yapıldı ama hiçbir zaman için bazı temel müesseselerle ilgili bir değişiklik olmadı. O açıdan bu değişikliği son derece önemli buluyorum. Buna "Reform." demiş olmanızın da "Reform değildir." demiş olmanızın da bir kıymeti yok. Esas olan burada, vatandaşın, ekonominin beklentisi olan ihtiyaçları karşılıyor muyuz, karşılamıyor muyuz? Bu kanun tasarısını hazırlarken bütün meslek örgütleriyle, sivil toplum örgütleriyle, iş âlemiyle, küçük esnafla, esnaf odalarıyla bir araya geldik; konuşulmadık, görüş alınmadık herhangi bir kurum kalmadı. Başka ülke uygulamalarını teker teker inceledik. Avrupa Birliği ülkelerinde katma değer vergisi kanunu uygulamalarını gözden geçirdik, analiz ettik. Yine, burada, sahada karşılaşılan sorunlarla ilgili analizler yaptık. Özellikle yapacağımız düzenlemelerin ekonomik etkileri konusunda, vergi sistemi üzerinde doğuracağı etkiler konusunda senaryo analizleri yaptık. Bir yıla yakın bir ön hazırlık dönemi olan bir kanun tasarısı çalışması ve ortaya çıkan neticeleri ve önerileri de paydaşlarla tekrar konuştuk ve bugün memnuniyetle görüyoruz ki önce Plan ve Bütçe Komisyonun görüşülen şimdi Genel Kurula gelen kanun tasarısı gerçekten Katma Değer Vergisi Kanunu uygulaması bakımından beklentileri karşılayan, herkesin "Bir an önce yasalaşsın." dediği bir kanun tasarısı. Neden? Mükellefe kolaylıklar getiriyor, işletmelere kolaylıklar getiriyor, onların üzerindeki yükleri alıyor.

Şimdi, deniyor ki "Bir kanunun reform olup olmadığını belirleyen şey, vergi oranlarında indirim olup olmadığı, istisnalarla ilgili getirdiği yaklaşım." Komisyonda da ifade ettim, bu tasarının en büyük iddiası şudur: İşletmeler üzerindeki vergi yükünü aşağı çekiyor. Bu önemli mi? Önemli tabii çünkü otuz üç yıldır uyguladığımız Katma Değer Vergisi Kanunu'nda otuz üç yıldır diyoruz ki işletmelere: Alışlarınız sırasında ödediğiniz KDV'yi satışlarınız sırasında tahsil ettiğiniz KDV'den düşüp bir şekilde bunu gideremezseniz bu katma değer vergisi yükü sizin üzerinize kalacak. Yani işletme olarak adı konulmamış, kanunla belirlenmemiş bir vergi yüküne efektif olarak katlanıyorsunuz. Bu vergi yükü kartopu gibi yıllar itibarıyla büyüyor, büyüyor, büyüyor; işletmeler üzerinde âdeta bir kambur hâline gelmiş. İşletmelerin bilançolarında KDV alacağı olarak gözüken bir rakam var ama bu rakamları yıllardır alamıyorsunuz. Hatta mevcut sistemde yatırımcı âdeta cezalandırılıyor. Bir yatırım yapıyorsunuz, istihdam sağlamak için, ihracat yapmak için önemli bir konuda ciddi bir yatırıma girişiyorsunuz ama mevcut sistem size diyor ki: Yatırım sırasındaki yüklendiğiniz KDV'leri yıllar itibarıyla satışlar üzerinden tahsil ettiğiniz KDV'den düşerek almaya çalışın. Ne kadar? Ne kadar olursa. Bir vaat yok, taahhüt yok, süre yok, hiçbir yükümlülük yok. Devlet rahat, devlet orada diyor ki: Kardeşim, yaz. Herhangi bir şekilde bu talep edilemez. Şimdi, bu doğru mu arkadaşlar? Burada diyoruz ki: Katma değer vergisi bir tüketim vergisidir. Verginin yükümlüsü, üzerinde vergi yükü oluşacak kişi tüketicidir. Üreticiler, işletmeler Katma Değer Vergisi Kanunu bakımından sadece aracıdırlar; sistem ve zincir içerisinde alırlar, verirler ama esas vergi yükü tüketici üzerinde kalır. Ama efektif olarak bakıldığında bu sistem böyle olmamış.

Dolayısıyla, biz burada yaptığımız çalışmalarda bütün bu konuları analiz ettik. Vergi yükünü net bir şekilde azaltması bakımından, vergiye uyum maliyetlerini düşürmesi bakımından, işletmelere sağladığı kolaylıklar bakımından, adaletli olmayan vergi uygulamalarını kaldırması bakımından, evet, bu bir reformdur. Bir reformdan ne bekleriz? Vatandaşa kolaylık bekleriz; işinde, yapılan işlerde bir noktada vatandaş rahatlasın isteriz. Reform bir amaç değil ki, bir araç. Bu kanun bu anlamda kanunlardan beklenen amaçları sağlayan önemli bir yasal düzenleme.

Bugün katma değer vergisi veya dolaylı vergiler bakımından baktığımızda, Türkiye uygulaması OECD uygulamalarıyla, Avrupa Birliği uygulamalarıyla hemen hemen aynı. Devreden KDV'nin iade edilemezliği kuralı sadece ve sadece bizde var. Otuz üç yıl önce konulmuş, e, değişmesi lazım. Gelinen noktada bir mesele, bir kanun kuralı eğer ekonomi üzerinde yük oluşturuyorsa, ekonomi üzerinde yükümlülükleri büyütüyorsa onu çözmeniz lazım. Bu açıdan doğru bir yaklaşım olduğunu söylemem lazım. Burada birçok başka kolaylıklar da getiriliyor ve ben inanıyorum ki bu yasal düzenlemeden sonra katma değer vergisinde yepyeni bir dönem başlıyor. Kayıtlılığın artacağı bir dönem bekliyoruz çünkü neden? İşletmeler üzerinde kanunlarla yük getirmeniz o kadar bir vergiyi alacağınız anlamına gelmiyor; bazen bu, kayıt dışılığı destekliyor, kayıt dışılığa zemin hazırlıyor. Biz burada hakkaniyetli, adaletli, yapılan işlemin doğasına uygun kolaylıklar getirmek suretiyle aslında kayıtlılığı bir noktada da teşvik etmiş olacağız.

Katma değer vergisi iadesi sadece, şu anda, mevcut sistemde ihracat teslimlerinde veya indirimli orana tabi ürünlerin teslimlerinde kullanılan bir yöntem. Biz şimdi diyoruz ki: "İhracat olmasa da indirimli orana tabi bir işlem olmasa da on iki ay içerisinde giderilemeyen bir vergi yükü varsa devlet bunu iade eder." Çalışmaları yaparken gördük, İngiltere'de bu bir ayda iade ediliyor. Yani ocak ayında yüklendiniz KDV'yi, bir ay sonra gittiniz, o KDV yükü üzerinizde kalmış, devlet size KDV'nizi iade ediyor. Biz de şaşırdık "Bir ayda acaba bu şekilde iade edilebilir mi?" diye ama sistem orada çalışıyor. Yani burada "İade etmeyeceğim." demekle sistem çalışmıyor. Bugün "sahte belge, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge" dediğimiz birçok meselenin arkasında aslında bu yaklaşımlar da var. Biz burada ne yapıyoruz? On iki ay içerisinde iade edilmezse iadenin önünü açıyoruz. Ekonomideki imkânlarımızı ve mali imkânlarımızı değerlendirerek bu süreyi üç aya kadar indirme konusunda Maliye Bakanlığına yetki alıyoruz yani mükellefin lehine olmak üzere süreyi daha da erkene çekmenin önünü açıyoruz.

Şimdi, biraz önce burada ifade edildi, katma değer vergisi iadesiyle ilgili bu tasarı ne yapıyor? Değerli arkadaşlar, Hükûmet olarak, katma değer vergisi iadelerinin hızlandırılması, iade süreçlerinin kolaylaştırılması için birçok adım attık, atmaya da devam ediyoruz. Özellikle son iki yılda KDV iadelerinde işlemleri azaltan, bürokrasiyi azaltan, iadeleri daha hızlı yapan düzenlemeler yaptık. Sadece KDV iadelerini yapmak için özel ihtisas vergi daireleri kurduk. Bugün KDV iadelerinin yüzde 65'i son iki yılda kurduğumuz KDV iade ihtisas dairelerinde yapılıyor. Ne demek? İhtisas sahibi uzmanlar tarafından çok daha hızlı bir şekilde yapılıyor ve 2016 yılında yıllık 37 milyar lira olan KDV iadesi tutarını 2017 yılında 51 milyar liraya çıkardık. Yani burada iadelerin hızlı bir şekilde yapılması yapılan iadeleri de artırdı. Bu, ne oldu? Ekonomiye can damarı oldu. Aslında biz vatandaştan aldığımız parayı, borcumuzu daha hızlı bir şekilde ödedik. Onun için, burada, Hükûmet olarak KDV'yle ilgili meselelerdeki duruşumuz veya yaptıklarımız bu kanundan ibaret değil ki, bu kanundan önce de birçok Bakanlar Kurulu kararı çıkarttık, Bakanlık tebliğleri çıkarttık.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Şimdi yine zam yapıldı Sayın Bakan, son dakika yine zam gelmiş motorine.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Bakın, bugün artık ihracatçı beş iş günü içinde ihracat iadesini alabilir hâle geldi. Biz vatandaşımıza güveniyoruz, dolayısıyla bunları daha da kolaylaştıracağız. Bizim temel yaklaşımımız vergi kanunlarında vatandaşın işlerini kolaylaştırmak, vatandaşa güveni esas almak, kayıtlı ekonomiyi vergiye gönüllü uyum programlarıyla desteklemek ve bir noktada vatandaşı merkeze alan bir vergi politikasını uygulamak, bunu da inşallah yapmaya devam edeceğiz.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Bunun Düzce'ye katkısı ne, Urfa'ya katkısı ne?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Değerli Vekilim, niye sabır göstermiyorsunuz? Niye anlayış göstermiyorsunuz? Sayın grup başkan vekilinden rica ediyorum yani burada konuşuyoruz, Meclisi bilgilendirmeye çalışıyoruz.

BAŞKAN - Siz Genel Kurula hitap edin Sayın Bakan.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Sayın Bakanım, tabii, doğru ama anlamadık yani.

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Sayın Bakan, siz konuşmanıza devam edin.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Bu çok yakışıksız bir tutum, bu tutumu kınıyorum, bu tutum doğru bir tutum değil.

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Her zamanki tutumu.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Ben de sizi kınıyorum, yirmi dakika geçti, konuya gelmediniz.

BAŞKAN - Sayın Tanal, lütfen, istirham ediyorum.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Her zamanki gibi kendinize yakışan şekilde davranıyorsunuz, bana göre şu anda herkes de sizin bu tavrınızı kınıyor, onu bilin yani.

BAŞKAN - Konuşmanın içeriğini siz belirlemeyeceksiniz Sayın Tanal.

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Sayın Bakanım, kişi kendisine yakışanı yapar, siz konuşmanıza devam edin lütfen.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Zaten millet sizi ciddiye almadığı gibi, sizin kendi grubunuz da...

BAŞKAN - Sayın Tanal, istirham ediyorum, bakın, lütfen...

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Değerli arkadaşlar, ikinci olarak...Çok ayıp ya, çok ayıp yani.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Gerçeği söylüyorum.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Burada bir polemik yapmıyorum, Meclisi bilgilendirmeye çalışıyorum.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Polemiği siz yapıyorsunuz.

BAŞKAN - Sayın Bakan, siz Genel Kurula hitap edin.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Gerçekten ayıp yani. Şurada bir iş yapıyoruz, burada gösterilen tavrı gerçekten yadırgıyorum. Gerçekten polemik yapmıyorum, teknik olarak açıklıyorum.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Konuşacak konu olmayınca bana sataşıyorsunuz. Şimdi ben söz alacağım, ben de size sataşacağım.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Allah size akıl fikir versin.

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Amin!

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Allah sana akıl fikir versin. Bakın gelip dinleyen yok, grubunuz ciddiye almıyor, ciddiye.

BAŞKAN - Sayın Tanal...

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Katma değer vergisi...

BAŞKAN - Sayın Tanal, bakın, çalışma düzenini bozuyorsunuz, lütfen. Bakın, ikaz ediyorum sizi.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Grubunuz ciddiye almıyor sizi.

BAŞKAN - Sayın Tanal, istirham ediyorum, lütfen.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Katma değer vergisi stokuyla ilgili de burada önemli bir düzenleme yapıyoruz. Geçmişten gelen, vatandaşımızın yıllar itibarıyla bekleyen, alınmayan katma değer vergilerinin de iade edilmesinin önünü açıyoruz. Tabii ki burada bütçe imkânlarını dikkate alacağız. Burada, biraz önce hatip ifade ediyor, bütçe imkânları konusunda Maliye Bakanlığına bir yetki verildi ama -bunu Komisyonda da ifade ettim- buradaki uygulama, 2019-2020-2021 yıllarını kapsayan orta vadeli program çalışmaları sırasında bu madde kapsamında, geçmişten gelen KDV'den yapacağımız iade tutarını belirleyeceğiz, bunu orta vadeli programla paylaşacağız, bütçede bunun yerini, miktarını koyacağız ve Maliye Bakanlığı bu yetkisini hiçbir zaman için kişi veya şirket bazında kullanmayacak; sektörler bazında kullanacak, soyut, norma uygun, özellikle de yatırımı, üretimi teşvik eden alanlarda kullanılacak. Onun için, herhangi bir şekilde, iadede Bakanlığın yetki almış olması kişiye özel bir uygulama yapılmasını sağlamaz, asla da böyle bir şey aklımızdan geçmez, onu da yapacağız.

Bakın, bu kanun tasarısında önemli bir düzenleme de katma değer vergisi iadelerinin üç ay içerisinde yapılması konusunda yürütme organını bağlayan bir kural getiriyoruz. Diyoruz ki: Bir vatandaş, bir mükellef iadesini, eğer belgelerini vermişse devlet üç ay içinde bütün incelemelerini yapacak, üç ay içinde ödeyecek. Ödemezse devlet bu defa mükellefe, işletmeye bunun faizini ödeyecek. Dolayısıyla, bakın, devleti de sorumlu tutan, devleti de bağlayan, burada açık kurallar getiriyoruz ki bu da hesap veren devlet anlayışı bakımından son derece önemli.

Yine, ihracat teslimlerinde, biliyorsunuz mevcut sistemde sadece ihraç edilen malın bünyesine giren KDV kadar iade yapılabilirken burada ihracatı teşvik etmek amacıyla sadece yüklenilen KDV değil stoktaki mallara ilişkin de katma değer vergisinin iadesinin önünü açıyoruz. Bu da ihracatçılarımız bakımından son derece önemli bir düzenleme.

Burada, katma değer vergisi iade sürecini daha etkin hâle getirmek için Vergi Denetim Kurulu bünyesinde bir grup başkanlığı kuruyoruz, sadece bu KDV iade incelemeleriyle uğraşacak. 2 bin yeni eleman alıyoruz. Burada bir risk analiz merkezi kuracağız. Bazı haklı, riskle ilgili endişeler var, ben de aynı konuyu bildiğim için burada, ileride yeni getirdiğimiz kolaylıkların suistimal edilmemesi noktasında da idarenin kapasitesinin artırılması gerekiyor. O konuda da hem yasal düzenlemeleri burada yapacağız hem de uygulamada gerçekten iade süreçleriyle ilgili çok daha risk analizine dayalı çalışmaları yürüteceğiz.

Küçük işletmelerimiz için bir uygulama getiriyoruz, hasılat esaslı KDV iade sistemi. Sistemi basitleştiriyoruz. Bugün basit usulde de var benzeri bir sistem. Bu, otuz üç yıla ait bir uygulama değil. Bugün İngiltere'de bu sistem var yani modern vergi sistemlerinde küçük işletmeler lehine her zaman için basitleştirici, kolaylaştırıcı uygulamalar var. Bu getirdiğimiz sistemde küçük işletmeler satarken de alırken de belgesini almak zorunda. Satarken de alırken de KDV'sini ödemek ve KDV'sini beyan etmek zorunda, tahsil etmek zorunda. Bu bakımdan, sistemde bir götürü vergileme yapmıyoruz, sadece tahsil edilen KDV ile indirilen KDV arasındaki denge üzerinde vatandaşın lehine bir belirleme yapıyoruz. Dolayısıyla, burada hiçbir şekilde indirim KDV'yle ilgili bir belgeden vazgeçtiğimiz yok, indirim KDV'yle ilgili olarak belge düzenini ortadan kaldıracak bir sistem yok. Birçok sektörde -bunlar özellikle hizmet sektörleri- gerçekten bu tür bir yükümlülük mükellefleri tam tersine başka yanlışlara gitmekten kurtaracak. Bunu da sahadaki çalışmalarımız sırasında gördük.

Bakın, küçük işletmeler için KDV beyannamelerine bağlı ödeme sürelerini iki ay erteliyoruz yani bir vatandaş bundan sonra beyannamesini verdikten sonra bugün hemen öderken yeni getirdiğimiz sistemde ödeme süresini iki ay erteliyoruz. Hangi işletmeler için? Küçük işletmeler için. Bu da son derece önemli.

Tek istisnalarla ilgili, doğru, tasarıda genişleten düzenlemelerimiz var ama neyle ilgili? AR-GE, tasarım faaliyetleriyle ilgili. Bugün AR-GE ve tasarımın ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Aslında bir önceki torba yasada bunu geçici madde olarak getirdik. Burada da AR-GE merkezlerinde ve tasarım merkezlerinde, teknokentlerde yapılan teslim ve hizmetlerde işletmelerimizin lehine KDV istisnaları getiriyoruz.

Sağlık turizmini desteklemek amacıyla sağlıkta katma değer vergisine ilişkin bir düzenleme yapıyoruz. Arkadaşlar, sağlık turizmi çok önemli. Dünya nüfusu yaşlanıyor. Ülkeler bu alanda kendilerini ön plana çıkarmak için birçok teşvikler veriyorlar, birçok düzenlemeler yapıyorlar. Hükûmet olarak sağlık turizmini geleceğin turizminde en önemli bileşenlerden bir tanesi olarak görüyoruz. Türkiye'nin sahip olduğu genç nüfusu, sahip olduğu iklim özellikleri, sahip olduğu potansiyel sağlık turizmi bakımından Türkiye'yi bir cazibe merkezi hâline getiriyor. Arka arkaya düzenlemeler yapıyoruz, bu düzenleme de buna teşvik olacak.

Adi ortaklıkların kurumsallaşmasını teşvik etmek üzere KDV istisnası getiriyoruz. Bakın, bunların hepsi ekonomiye destek olacak önemli teşviklerdir. Bugün -biraz önce ifade edildi- Türkiye'de son iki yıldır ilk defa Vergi Harcamaları Raporu'nu yayınlıyoruz. Şeffaf, hesap verebilir bir anlayışla, sayın vekillerimizin de katkılarıyla, hep beraber, uluslararası standartlara uygun bir şekilde hazırlanmış bir rapordur. Yapılan uygulamaları sizlerle paylaşıyoruz, bu raporun sorgulanmasının önünü açıyoruz, hesaplamalarla ilgili bütün teknik açıklamaları yapıyoruz. Dolayısıyla Hükûmet olarak son on beş yıldır, on altı yıldır maliye politikası alanında hem kamu harcamaları hem kamu gelirleri hem kamu yükümlülükleri hem kamu varlıkları bakımından raporlamanın şeffaflığını artırdık, hesap verebilirliği artırdık ve en son da uluslararası standartlara uygun Vergi Harcamaları Raporu'nu yayınlıyoruz. Bu rapor şunu söylüyor: Bizim vazgeçtiğimiz yıllık KDV 28 milyar civarında, millî gelirin yaklaşık yüzde 1'i civarında. Diğer ülkelerle mukayese ettiğiniz zaman, Türkiye'de vazgeçilen vergi diğer ülkelerden çok farklı değil. O açıdan belki bent bent, alt alta baktığımız zaman uzun bir liste görsek de aslında birçok ülke bu tür indirim uygulamalarını, istisna uygulamalarını ikincil düzenlemelerle yapıyor bakanlar kurulu kararıyla. Çalışmaları yaparken gördük, Türkiye'nin bugün getirdiği indirim ve istisnaların birçoğu, birçok ülkede aynı şekilde olan indirim ve istisnalar. Nitekim, bizim tahsil ettiğimiz mal ve hizmet üzerinden alınan vergilerin millî gelire oranı yüzde 11, OECD ortalaması da yüzde 11. O anlamda, Türkiye'de dolaylı vergilerin, mal ve hizmet vergilerinin tahsilat oranları uluslararası oranlarla uyumlu.

Ayrıca, hayırseverler tarafından Millî Eğitim Bakanlığına, Sağlık Bakanlığına, diğer kamu kurumlarına yapılan okul, sağlık tesisi, öğrenci yurdu, çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, buralarda ne yapıyoruz? KDV istisnası getiriyoruz, çok önemli bir düzenleme. Bugün birçok vatandaşımız diyor ki: "Benim kıyıda kenarda bir param var, bir okul yaptırmak istiyorum, bir cami yaptırmak istiyorum, bir yurt yaptırmak istiyorum ama inşaatı yaparken siz benden KDV alıyorsunuz, halbuki ben devlete bir iş yapıyorum." Burada uzun zamandır vatandaşımızın ifade ettiği bir hususu hayata geçiriyoruz. Burada bütün grupların zaten olumlu baktığını söylemek lazım, herkes buna olumlu baktı.

Katma Değer Vergisi Kanunu...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Bir dakika alabilir miyim?

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - Bakın, mevcut kanunda "kısmi istisna" diye ifade ettiğimiz bazı istisnalar var. Siz mesela Millî Eğitim Bakanlığına okul bağışlıyorsunuz, KDV yok; burslu, ücretsiz öğrenci okutuyorsunuz, KDV yok ama mevcut kanun diyor ki: "Bu malları veya hizmetleri sunarken KDV tahsil etme ama bu mal ve hizmetleri üretmek için yüklendiğin KDV'yi gider yaz." Yani devlet hem bir istisna getirip sizi KDV tahsil etmekten alıkoyuyor hem de öbür taraftan diyor ki: "Bunu KDV indiriminde de kullanamazsın." Bu yasada yaptığımız düzenlemelerle birçok böyle sosyal, ekonomik amaçlı istisnada gider indirimi yerine KDV indirimini getirdik. Bu birçok alanda işletmelerimiz için aslında haksız bir uygulamayı da ortadan kaldırmış oldu.

Daha çok konu var. Ben çok teşekkür ediyorum. Bu kanunun memleketimize, ülkemize, ekonomimize önemli yararlar getireceğini temenni ediyorum.

Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)