Konu:Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:75
Tarih:21/03/2018


Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

NECATİ YILMAZ (Ankara) - Sayın Başkan, Sayın Divan, saygıdeğer milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, ülkemizin en temel sorunlarından bir tanesi işsizlik; 4 gencimizden 1'i işsiz. Bu gerçeklik üzerinden istihdam yaratacak, işsizliği azaltacak her türlü projenin, her türlü çalışmanın, her türlü düşüncenin arkasında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz ancak, bu düzenlemede olduğu gibi, böyle bir ihtiyacı gidermek için yapacağınız çalışmayı da ilgili yerlerden kaynak ayırarak yapmanızı öneriyoruz. Burada, İşsizlik Fonu'nun kaynak alınarak bu soruna çözüm getirilme çabasını doğru görmüyoruz. Bu konuyu ben Sayın Bakanım Zekeriya Temizel'le görüştüm. Kendisi komisyon sürecinde uzun ve etraflı bir şekilde bunu anlattığını söyledi. "Peki, başka ne söyleyelim Genel Kurulda?" dediğimde "Çık orada 'İşsizlerin sırtından işsizliği çözmeye kalkmayın yani Yörüklerin sırtından kurban kesmeyin.' de belki ondan anlarlar." dedi. Ben de bunları söylüyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Sevgili milletvekilleri, bugün 21 Mart. Bugün Âşık Veysel'in kırk beş yıl önce aramızdan ayrıldığı gün. Kendisi yaşamını, çabasını, uğraşısını "Davam insanlık davasıdır." diyerek ifade etmişti. Biz de kendisini dostları olarak saygıyla anıyoruz, yâd ediyoruz.

Sayın milletvekilleri, evet, bugün 21 Mart. Bugün nevruz, bugün "nevroz"; bugün, doğanın yeniden uyanış günü. Bugün, Hazreti Ali'nin doğum günü. Bugün, Demirci Gâve'yla sembolleşen uyanış ve direniş günü. Bugün, Göktürklerin umut ve kurtuluş günü. Bugün, Anadolu'muzun tüm halklarının farklı tarihî destan ve anlatımlarla sahiplendiği ve birlikte bayramlaştırdıkları barış ve kardeşlik günü. O hâlde biz de her dilden bugünü kutlayalım; nevruz, "nevroz" kutlu olsun arkadaşlar.

Sayın milletvekilleri, bugün 21 Mart. Bugün Türkiye skandal bir haberle çalkalanıyor. Bugün de tarihî bir gün. Hani bir yüksek mahkemenin başkanı vardı, bir Danıştay Başkanı; bundan iki yıl önce yürütmenin başıyla çay toplama gezilerine katılmıştı. Bu olay o gün çok tartışılmıştı. Şimdi o başkanın kızının örneği görülmez başarı öyküsü konuşuluyor. Şanslı mı desek, iltimaslı mı desek, bu kızın öyküsü konuşuluyor. Önce açıktan Başbakanlık Basın ve Halka İlişkiler Müşavirliğinde işe başlamış, sonrasında Cumhurbaşkanlığının Kanunlar ve Kararlar Dairesinde uzman olmuş, HSYK HSK'ye dönüşünce 54 puanla hâkim olmuş, Elâzığ'a tayin olmuş, bu yerde yirmi dört saat görev yapmadan Yargıtaya tetkik hâkim olarak tayin olmuş. Bu konuşuluyor, Türkiye bu haberle çalkalanıyor. (CHP sıralarından alkışlar) Yüksek mahkeme başkanının çay gezilerinde yürütmenin başkanının karşısında cübbesinde ilik aramasının sebebinin bu olduğu tartışılıyor. Bu haber doğruysa bir skandaldır sevgili arkadaşlar. Bu olayın aslını öğrenmeye herkesin, hepimizin hakkı vardır sevgili arkadaşlar. Yüksek mahkeme başkanına buradan sesleniyorum: Gelin, bu olayın aslı nedir anlatın. Gelin, bu olayı tartışılır olmaktan çıkarın. Gelin, bu tarz anlayışınızla yargının onuruna daha fazla katkı yapamıyorsanız varlığınızla yargıya daha fazla zarar vermeyin, bu makamdan, bu mevkiden istifa edin diyorum sevgili arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)

Sevgili arkadaşlar, bir çağrım da Sayın Cumhurbaşkanına, kendisine sesleniyorum: Yargı mensupları sizin bürokratınız değildir diyorum. Artık bir siyasi mevkiye dönüşmüş olan Cumhurbaşkanlığı konutunda 28 Şubat benzeri görüntüler yaratarak yargı mensuplarını toplayıp kendinizi alkışlatmaktan ve yargıya ayar vermekten vazgeçin diyorum. Böyle bir kaygınız var mı bilmiyorum ama Sayın Cumhurbaşkanı, yargının yerlerde sürünen itibarını yargıçları ayağa kaldırarak başaramazsınız, sağlayamazsınız, bundan vazgeçin diyorum. Ve yine kendisine sesleniyorum: Görüyoruz ki kimsenin yargıya güveninin kalmadığı yerde yargıyı bu itibarsız hâle getirenlerin de yargıya güveni kalmamıştır. Yargıç adaylarına verilen talimatta diyorlar ki: "Hâkim ve savcı soruşturmalarında karar vermeden önce lütfen bizden görüş alın." Yine "FETÖ soruşturmalarını 17-25'i esas alarak başlatın." diyorlar. Özetle, bu soruşturmaların kendilerine uzanmasından endişe ediyorlar, kaygı duyuyorlar, yargıya güven duymuyorlar ve yine söylüyorum ki gerçekten de artık FETÖ'yle mücadelede de iddia edildiği gibi bir irade yok sevgili arkadaşlar. Cumhurbaşkanının söylemlerinin aksine, Şamil Tayyar şöyle diyor: "FETÖ borsası kuruldu, milyar dolarları veren iş adamları 'itirafçı' adı altında tahliye ediliyor."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NECATİ YILMAZ (Devamla) - Özetle, AKP, FETÖ soruşturmalarını da bir kazanç kapısına dönüştürmeyi başarmıştır sevgili arkadaşlar, sizleri kutluyorum (!)

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Çok teşekkür ediyorum.