Konu:Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:69
Tarih:12/03/2018


Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Herkese günaydın.

Yaklaşık yirmi saattir aralıksız süren bir çalışmanın içindeyiz. Tiyatrocular bu tür durumları anlatmak için bir kavram bulmuştur ve içinde bulunduğumuz durumlara vodvil derler. Yani anlamsız bir sürü sözün peş peşe gelmesi ve o sözlere de insanların gülmesine vodvil denir. Şu anda, ne yazık ki AKP ve MHP'nin ortaklığıyla, koalisyonuyla birlikte getirilen elimdeki şu teklif hakikaten bir vodvil. İçinde ne var, ne anlatıyor, topluma hangi yararı olacak, bu kanunlar çıktığında kim bundan nasıl faydalanacak, toplum bunları nasıl öğrenecek, hiç kimse bilmiyor.

Tiyatrodan başladık, operadan gidelim. Saraydan Kız Kaçırma balesi vardır biliyorsunuz, şimdi halktan yasa kaçırma oyununu oynuyoruz. Nedir aceleniz sayın milletvekilleri? Gecenin saat on ikisinde, birinde, ikisinde oy aldığınız insanlardan bu kanunları kaçıracak kadar aceleniz nedir? Aceleniz mi var yoksa toplumun önüne böyle saçma sapan bir kanun getirdiğiniz için utancınız mı var? (CHP sıralarından alkışlar) Acaba utandığınız için mi bunları savunamıyorsunuz.

Sayın Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisinin Sayın Genel Başkanı, birkaç yıl önce verdiği bir röportajda "Arkamdaki saat 17.25'te duruyor." demişti. Şimdi ne oldu da o 17.25'in saatinin yelkovanı, akrebi birbirini hızlıca kovalamaya başladı ve bütün bunlar ortaya çıktı. Sanırım, Milliyetçi Hareket Partisinin topluma bu anlamda ya bir öz eleştiri vermesi ya da o günkü sözlerinden dolayı özür dilemesi gerekiyor. O gün mü haklıydınız, bugün mü haklısınız? O gün mü doğruyu söylüyordunuz yoksa bugün mü doğruyu söylüyorsunuz? Ne oldu da 17-25 Aralığın günahkârı AKP'yle bir koalisyon kurmak zorunda kaldınız ve ne oldu da yangından mal kaçırırcasına bu teklifi gece vakti geçirmek zorunda kaldınız? Hakikaten merak ediyorum. Bunu hazırlayanlar, neden çıkıp toplumun önüne Meclis TV'nin açık olduğu saatlerde anlatma cesaretini gösteremiyor? Bunun herhâlde bir cevabının olması gerekir. AKP'ye oy vereceksin, MHP'ye sayılacak, MHP'ye oy vereceksin, AKP'ye sayılacak. Sizin bu Zihni Sinir projelerinizi gördükçe Cem Yılmaz'ın o filmi aklıma geliyor. Hani meşhur sahne vardır ya, televizyonu kurarlar, Yılmaz Erdoğan televizyonun karşısına geçer, Zeki Müren o anda şarkı söyler, köylüler merakla sorar "Zeki Müren de bizi görecek mi?" diye. Hakikaten halk sizin bu yaptıklarınızı görüyor da siz halkın size nasıl baktığını görecek misiniz? E göremezsiniz çünkü halkı âdeta uyutarak, gerçek anlamda uyutarak, mecazi anlamda uyutarak oy aldığınız insanlara saygısızlık yapıyor, getirdiğiniz kanunları onların gözlerinin içine bakarak savunma cesareti dahi gösteremiyorsunuz.

Emin olun ki sizin yerinizde olmak istemezdim. (AK PARTİ sıralarından "Hadi oradan!" sesleri) Eminim ki siz şu anda benim yerimde olmak ve bu kanunlara karşı çıkmak istiyorsunuz. İçinizden ne düşündüğünüzü biliyorum. "Ya arkadaş, biz yüzde 50'lik bir partiyken nasıl oldu da geldik MHP'nin her istediğini yapar bir duruma düştük?" diye kendi içinizde sorduğunuzu biliyorum. Bundan rahatsız olduğunuzu da biliyorum.

MEHMET METİNER (İstanbul) - Bir sıkıntımız yok bizim.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Çünkü milletvekili arkadaşlarınız arkadaşlarımıza not gönderiyor. "Ya, ne yapın edin de bu saçma yasayı çıkarttırmayın, biz hakikaten bunu halka anlatmakta zorlanıyoruz." diyorlar.

HALİL ELDEMİR (Bilecik) - Kim o, kim? Söyle, açıkla.

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Bence biraz sonra bu kanunun maddelerinin tamamı oylandığında elinizi vicdanınıza koyun ve bir kez olsun, bir kez olsun inanmadığınız bir şeye "hayır" deme cesaretini gösterin. Emin olun hiçbir şey olmaz. Bu milletvekili koltuklarından bizim gibi binlerce insan geçti. Ne olur? Bir kere daha milletvekili seçilmezsiniz. Ama en azından yarın torunlarınıza, çocuklarınıza, eşlerinize gururla, onların yüzüne, gözüne, böyle inançla bakarak "Ben o saçma kanuna, Türkiye'yi bölecek, parçalayacak, ayrıştıracak kanuna sabah yedi buçukta, sekizde 'hayır' verdim." demenin onurunu yaşarsınız.

MEHMET UĞUR DİLİPAK (Kahramanmaraş) - Burnuna bak, burnun uzamış, burnuna! Pinokyo gibi burnun uzamış. Burnuna bak bir!

BARIŞ YARKADAŞ (Devamla) - Ben bugün size bunu söylemek zorundayım ve bunu tarihsel bir misyon olarak bir kez daha dile getiriyorum. Gelin, bir kez, hayatta bir kez, inanmadığınız bir şeye "Hayır." deyin.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)