Konu:Vergi Kanunları İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:67
Tarih:07/03/2018


Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Figen Yüksekdağ şahsında, tutuklu bulunan kadın milletvekillerimizin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyorum; sadece tutuklu milletvekillerimizin değil, aslında tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü ayrıca kutluyorum.

Değerli milletvekilleri, insanlık tarihi, yaşamı daha insani sürece, yaşanabilir hâle getirme anlamında mücadeleler tarihidir. Değişik zaman kesitlerinde tarihsel anlamda ortaya konulan mücadelelerin en çok dikkate alınanı ve önemseneni ise evrensel ortaklıkları, eşitlik, özgürlük ve adalet arayışı konusunda ortaya koydukları mücadeleleri olmuştur. Aslında bakılırsa tüm ülkelerin toplumsal değişim talebinin temelinde, eşit, özgür ve adaletli bir yaşam talebi yatmaktadır.

Ülkemizde yaşanan tüm sorunları şimdi size kısaca sıralamak istiyorum güncel olduğu için. Özgürlüklerin askıya alındığı, insan hakkı ihlalleri bakımından dünya sıralamasında hızlıca yukarılara tırmanan bir ülkede yaşıyoruz. 104 belediye başkanlığını kazanan bir partinin eş genel başkanı cezaevinde ağır işkenceye tabi tutuluyor. Şubat ayında en az 15 gazeteci gözaltına alınmış, 3 basın çalışanı tutuklanmış; 6 gazeteci toplam 23 yıl 18 ay hapis cezasına çarptırılıyor, hâlen 171 gazeteci tutuklu hâlde. Cezaevlerinde insanlık onurunu zedeleyecek uygulamalar devam ediyor işkence anlamında. Hopa'da Ankara Gar katliamını protesto eden 15 kişi hakkında iki yıl sonra dava açılıp on yıla kadar hapis isteniyor. Parke taşlarına yazılan sloganın suç sayıldığı bir ülke koşullarında yaşıyoruz.

İHD, cezaevlerinde 402'si ağır, 1.154 hasta tutuklu olduğunu, 20 bin tutuklunun ise yerde yattığını açıkladı raporunda. Birleşmiş Milletler İşkence Özel Raportörünün raporunda Türkiye'de işkence iddialarının arttığını, gözaltında kaba dayak, elektrik şoku ve cinsel saldırı gibi işkence yöntemlerinin uygulandığını söylemesi konunun vahametine işarettir. Hani işkence ve kötü muameleye karşı sıfır tolerans gösterilecekti? Bu tablo ağırlığı karşısında Adalet Bakanlığı hâlâ suskundur.

Rize Kalkandere Cezaevine özel bir ekip mi görevlendirilmiştir? Mehmet Arslan'a işkence yapan grup kimdir? Açıklanması gerekiyor, İçişleri Bakanının bu konuda derhâl açıklama yapması gerekiyor Adalet Bakanıyla birlikte. Adaletsiz bir sistemle maalesef karşı karşıyayız sayın milletvekilleri.

AYM kararları uygulanmıyor, hiçe sayılıyor; yerel mahkemelerde düzmece polis bilgileriyle insanlar mahkûm ediliyor, milletvekillerinin vekillikleri düşürülüyor. Grup başkan vekilimizin, Muş Milletvekilimiz Ahmet Yıldırım'ın siyasi bir yakıştırma yüzünden milletvekilliği düşürüldü. Yine, bir taziye anması resmini Twitter'ında paylaştığı gerekçe gösterilerek Şanlıurfa Milletvekilimiz İbrahim Ayhan'ın milletvekilliği düşürüldü.

Bunun amacı nedir değerli milletvekilleri? Kısıtlamak istediğiniz demokratik siyaset alanlarının size kısıtlandığı günleri ne çabuk unuttunuz? Biraz önce burada ifade edildi Ziya Vekilimiz tarafından, 28 Şubat koşullarını ne çabuk unuttunuz? Yapılan iş ve işlemlerin hepsi yanlış durumdadır. Demokrasiyi, geleceğimizi inşa etmedeki bu engel tutumunuzdan derhâl vazgeçmeniz gerekmektedir.

Ülke gerçeklerinden ve sorunlarından hızlıca uzaklaşıyoruz. Sorunları, askerî ve sivil bürokrasinin vicdanına teslim etmiş durumdayız.

Kadın cinayetleri ve çocuk istismarı toplumun kaldıramayacağı boyuta ulaşmış. Sadece şubat ayında, yirmi sekiz günde 47 kadın, erkekler tarafından öldürülmüş durumda.

Gelir adaleti bakımından tam bir adaletsizliği yaşıyoruz. Ülkenin tamamı yüzde 1 kesime hizmet etmekte, tüm teşvikler, indirimler ve istisnalar yüzde 1'lik kesim için yapılmaktadır. Yoksulluk had safhadadır.

Türkiye'nin çok önemli sorunu olan Kürt sorununu "dondurduk" diyorsunuz. Askerî bürokrasiye konuyu teslim etmiş durumdasınız. Çözüm süreci için kurulmuş Kamu Düzeni Müsteşarlığının önümüzdeki beş yıllık stratejik planında sorunun barışçıl, demokratik çözümüne yer vermediğini, konunun yine eskinin bakışı olan güvenlik sorununa indirgediğini görüyoruz. Bu, yanlış bir stratejidir. Bizim ülkemizdeki sorunları bizim kurumlarımız çözmelidir.

Etnik kimliği, kültürü, dili ve diniyle tek tip millet ve tek inanç dayatmalarına karşı, çoğulculuğu, farklılıkların eşit ve gönüllü beraberliğini, kadim bağlarının güçlenmesini savunmak, ülkemizin en temel ihtiyacı olarak ortadadır. Toplumsal dokumuzu ortak vatanımızda ancak böyle sağlamlaştırabiliriz.

Uluslararası emperyalist güçler, leş akbabaları gibi üzerimizde uçuşup durmaktadırlar. Yaşadığımız dünyada ırkçı toplumlara, milliyetçi, militer, cinsiyetçi, muhafazakâr ve piyasacı güçlere artık yer yoktur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın Sayın Doğan.

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Sağ olun Başkanım.

Ülkede gerçek bir demokrasi inşa edecek isek bu yapılara karşı kararlı bir mücadeleyi önümüzde önemli bir görev olarak görmek zorundayız. Tüm demokrasi güçlerinin ortak çıkarı, bu güçlere karşı mücadele etmekten geçmektedir. Ülkemizde, ortak vatanımızda, insanın insana kulluk etmediği, baskının ve sömürünün olmadığı, ezen ve ezilen ilişkisinin son bulduğu, dil, din, renk, ırk, cinsiyet farkı olmaksızın yaşamın her alanında eşit, özgür, insanca, adil yaşadığı bir ülke yaratmak zorundayız diyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP ve CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Doğan.