Konu:Vergi Kanunları İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:66
Tarih:06/03/2018


Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Öncelikle yeni görevinizin hayırlı olmasını dilerim.

BAŞKAN - Teşekkür ederim.

LALE KARABIYIK (Devamla) - Dün aramızdan ayrılan CHP Parti Meclisi üyesi değerli arkadaşımıza Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 97 maddeyi içeren yine bir yoğun torba yasa gündemiyle karşınızdayız ve bu torba yasa alışkanlığı kötü bir alışkanlık olarak devam ediyor, biteceğini de zannetmiyorum. Ancak bu yanlış yöntemle biz başarılı olamayacağız ve uygulamada da bununla ilgili sorunlarla zaten karşılaştığımızı hepimiz biliyoruz. Maalesef torba yasayla getirip temel kanunla geçirerek sorun çözme yöntemini uygulamaya çalıştığımızı zannediyoruz. Torba yasayla getirilen maddeler ilgili komisyonlarda da ayrıca görüşülmüyor. Mesela, bu 97 maddenin içerisinde 2 madde İçişleri Komisyonuyla ilgili, 2 madde Adalet Komisyonuyla ilgili, 12 madde Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuyla ilgili, 10 madde de Sanayi Komisyonuyla ilgili. Ama buralarda değerlendirildi mi? Hayır.

Yine başka bir nokta: 5018 sayılı Kanun'un 14'üncü maddesinde "düzenleyici etki analizi" cümlesi var. Düzenleyici etki analizinin ne olduğu ve gerekliliği üzerinde durulmuş bu maddede. Peki, biz bunu yapıyor muyuz? Son günlerde bu taleplerimize karşılık birtakım tablolar bize geliyor -daha önceden hiç gelmiyordu- ama bu gelen tablolar etki analizine göre düzenlenmiş tablolar maalesef değil. Şundan bahsediyorum: Örneğin, getirilen vergi indirimlerinin teşviklerinin ne kadar gelir kaybı yarattığının yıllar itibarıyla değerlerini ve gelecekteki gelir beklentilerinin ne olduğunu biz görebilmeliyiz. Bize bir tablo dağıtıldı sayın vekiller ama biri bir yıllık, biri de üç yıllık projeksiyon yaparak dağıtılmış tablolar ve bunlar kesinlikle düzenleyici etki analizine göre hazırlanmış tablolar, bilgi verici tablolar değildir.

Yine başka bir nokta: İç Tüzük'ün 23'üncü maddesinde tali komisyonlardan bahsediyor ama biz tali komisyonlara da göndermek, oradan görüş almak, bu komisyonları çalıştırma gayretinde de maalesef değiliz.

Değerli vekiller, biz teşvik yapmayın demiyoruz, tabii ki teşvikler faydalı olacaktır ama biz şunu söylüyoruz: Sorunları çözmeyi, iyileşmeyi sadece teşviklere bırakmayın, teşviklere sadece bel bağlamayın. Örneğin, OHAL ortamında "yatırım ortamı, yatırım iklimi" diye bir kavramı göz ardı ediyorsunuz. OHAL ortamının getirdiği olumsuzlukları kale almayıp sadece geçici teşvikler getirerek, biraz yaraya pansuman yaparak, biraz sevimli olarak sorunların çözülmesi yönünde çalışma yaptığımızı zannediyoruz ama bu konuda aslında yanlışsınız, teşvikler yine olmalı ama sadece teşviklerle düzenleyici önlemler olmaz. Bunu öncesinde de gördük, birtakım vergi indirimleri geldi, teşvikler geldi. Ne yaptı? Biraz canlandırdı piyasayı. Sonrasında ne oldu? Tekrar geriye dönüş oldu ve bunlar bütçeye yük getirdi, sonra yeni vergilerle bu açıkları kapatmayı uygun gördünüz, telafi etmek istediniz, bir taraftan da borçlanmayı artırdınız, hazine borçları artmış oldu yani bir yük geldi ve bu kısır döngü böylece gidiyor. Belki tekrar yeni vergiler gelecek bir sonraki dönemde bütçeye gelen yükler üzerine. Bu nedenle biz teşviklerin uzun ömürlü, kalıcı ve gerçekten sorun çözer nitelikte olmasını arzu ediyoruz, size de yaptığımız tavsiyeler bu niteliktedir zaten Komisyonda da Genel Kurulda da.

Getirilen maddeler içerisinde çok önemli konular var, arkadaşlarım tek tek maddelere değinecekler ama ben 2 maddeye değinmeden geçemeyeceğim çünkü kendi alanımla da şu anda ilgili.

Değerli vekiller, öğretmen atamaları ücretli öğretmenlik yapanlar arasından -yani genel havuzdan değil ücretli öğretmenler arasından- 5 bin öğretmen atama şeklinde torba yasanın 94'üncü maddesine sıkıştırılarak getirilmiş durumda.

Bazı gerçekleri göz önüne sermeye ihtiyacım var. Değerli vekiller, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiğinde, 2002-2003 eğitim öğretim döneminde atanamayan öğretmen sayısı 70 bindi, şu anda atanamayan öğretmen sayısı yarım milyona yaklaşmış durumda; evet, yanlış duymadınız, yarım milyona yaklaşmış durumda ve Sayın Millî Eğitim Bakanı Plan ve Bütçe Komisyonunda sunum yaparken bu dönem, bu yıl 109 bin öğretmen ihtiyacı olduğunu ifade ettiği hâlde, işte, 5 bin ücretli öğretmenler içerisinden, daha sonradan da 20 bin genel havuzdan atama öngörüldü. Bir kere, bu yetersiz; ikincisi, öğretmen mülakatla ve sözleşmeli olmaz, mülakatla atanmaz, sözleşmeli atanmamalıdır. Şu anda sözleşmeli öğretmen sayısı 39 bin ve her geçen gün yeni atamalarla da sözleşmeli olarak atandığı için bu sayı artıyor. Bir taraftan da şu anda 1 milyona yakın öğretmenimiz var ve sorunları bir kenarda çözülmeden bekliyor, bunu da dikkatlerinize sunmak isterim.

Yine bir başka madde de değerli vekiller, kamu taşınmazları, 53'üncü maddeden bahsediyorum. Şöyle biraz geriye gidersek, geçen yıl Plan ve Bütçe Komisyonuna küçük, 4 maddelik bir torba yasa gelmişti ve onun içerisinde vakıfların yani Bakanlıkça tanımlanmış olan vakıfların, vergi muafiyetinde olan vakıfların barınma ve beslenme maliyetlerinin karşılanacağı ifade edilmişti. "Hangi vakıflar ve dernekler?" dediğimizde bize listeler verilmişti. "Peki, hangi kriterlere göre?" dediğimizde ise şu cevabı aldık: "Bakanlık, kriterleri belirleyecek." denmişti. Ardından, yeni bir yasa geldi, yeni bir taslak geldi yine Plan ve Bütçe Komisyonuna, onda da kamu taşınmazlarını -işte, bugün devamı geliyor- yine bu vakıfların kullanımına açmak, onlara kırk dokuz yıllığına kullandırmak şeklinde bir madde gelmişti. O madde tam Genel Kurula inmişti ki gece on bir buçuk, on iki aralığıydı, birden bir önerge geldi ve dediler ki: "Dernekleri de buraya ilave edelim." Ve hatırlıyorum bugünkü gibi Divan arkasında bir görüşme yaptık, sadece orada bir iki dernek hariç -yani Yeşilay, Kızılay gibi- diğer dernekleri çıkardılar. Ama bugün geldi, o dernekleri tekrar getiriyorlar. Değerli vekiller, Millî Eğitim Bakanlığının yapması gereken, Anayasa'dan kaynaklanan sorumlulukları var, görevleri var, bunları vakıflara atmak ve bütün olanakları belirli kriterlerle kendilerinin belirledikleri -bunun altını çiziyorum- bu vakıflara ve derneklere vermek ne kadar doğru? Vakıflara bu kadar teslim olmak... Biliyorsunuz, vakıflarla yapılan protokollerle de çok büyük haklar verildi yani birtakım yetkilere sahipler artık bütün millî eğitimde. Bu ne kadar doğru, bunu vicdanınıza sunuyorum. Bunlar, Millî Eğitim Bakanlığının görevleridir ve bu şekilde paralel yapılar aslında oluşturulmaktadır ve bunun da dikkate alınmasını dilerim.

Yine, bu gelen şu andaki torba yasada birtakım teşvikler var, sürem kaldığı için ona değinmek istiyorum izninizle. Bakın, bu teşviklerin aslında katma değeri yüksek sektörlere iyi gelmesi lazım, katma değeri yüksek sektörleri geliştirmesi lazım ve de ihracattaki paylarını artırması lazım. Peki, böyle oluyor mu? Hayır, hiçbir fark göremiyoruz. Sayın Bakan ve diğer hatipler dediler ki: "Çok iyi durumdayız. Ayrıştık, olumlu ayrıştık." Ancak maalesef, rakamlar öyle değil. Gelinen enflasyonun olduğu noktada, gelinen faiz ortamında, gelinen işsizliğin boyutlarında bunu hangi vicdanla söyleyebiliriz? Keşke öyle olsaydı.

Diğer taraftan, şu anda sadece reel sektörün ve finans sektörünün döviz cinsinden borcu 308 milyar dolar. Bu çok önemli bir risk.

Sayın Başkan, bir dakika rica edebilir miyim?

BAŞKAN - Tabii, buyurun, sözlerinizi tamamlayın Sayın Karabıyık.

LALE KARABIYIK (Devamla) - Diğer taraftan, ekonomik sorunlarımızdan en önemlisi belki cari açık sorunu ve cari açıkta bir kısır döngü söz konusu. Sayın Bakan dediler ki: "Doğrudan yatırımlar akın akın geliyor." Yani biz nasıl görmüyoruz? Veriler zaten bunu göstermiyor. Gelen sıcak para -o da vur-kaç- ranta geliyor, kâr payına geliyor, yüksek faize geliyor; hele o yüksek faizi bir azaltın, arkasını döner, kaçar gider. Ve Sayın Bakan, şu konuda bütün vekillerin dikkatini çekmek isterim ki cari açığın finansman kalitesi bozuldu. Başka bir konuşmamda dile getirmiştim, yedi yıl önce nasıl finanse ediliyordu cari açık, şimdi nasıl finanse ediliyor? O zaman da riskliydi ama şimdi kat kat riskliydi, bunun rakamlarını vermiştim.

Daha çok veri var, bunları ifade etmek mümkün ama biz teşviklerin de getirilen yasaların da gerçekten vatandaşlarımızın yararına olmasını dileriz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

LALE KARABIYIK (Devamla) - Bu tür maddelerin düzenleyici olarak, kontrol edilerek ve de gelecekteki yararını bir bir inceleyerek ve bir mercek açılarak buraya getirilmesini, taşınmasını arzu ederiz.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)