Konu:MHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:66
Tarih:06/03/2018


MHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA ATAY USLU (Antalya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; MHP grup önerisi üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, size de yeni görevinizde başarılar diliyorum.

BAŞKAN - Teşekkürler.

ATAY USLU (Devamla) - Değerli milletvekilleri, yardımlaşma ve dayanışma duygusu insanlık tarihi kadar eskidir. Bu duygu vakıf kurumunun da temelini teşkil eder. Vakıflarımız asırlarca insanlığa, hatta tüm yaratılmışlara büyük hizmetler sunmuş, sosyal devletin görevleri arasında bulunan eğitimden sağlığa, sosyal yardımdan sosyal desteğe, çevreden üretime kadar pek çok alanda önemli katkılar ortaya koymuştur.

Türkiye'de "sosyal yardım" ve "vakıf" denildiğinde ilk akla gelen kurum sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarıdır. Her ilçede bir sosyal dayanışma ve yardımlaşma vakfı faaliyet göstermektedir. Bu vakıflarımız bir yandan ihtiyaç sahiplerine ayni ve nakdî yardımlarda bulunurken, diğer yandan da bunların üretken hâle gelmesini sağlayacak projelere destekler vermektedir. Amaç, insanların kendi kendilerine yeterli hâle gelebilmelerini sağlamak; amaç, bu insanların üçüncü kişilere ihtiyacı olmadan yaşamlarını devam ettirebilmelerini sağlamaktır.

Sosyal yardımlaşma, dayanışma vakıfları ile bakanlık veya merkezî idareler arasında herhangi bir hiyerarşik ilişki ve yapı yoktur, her ilçedeki vakfın kendine ait bir sözleşmesi vardır. 81 il, 919 ilçemizde, toplamda bin noktada faaliyet gösterir bu vakıflar. Her vakfın hükmi şahsiyeti farklıdır, her vakıf bir özel hukuk tüzel kişisi olarak teşkilatlanmıştır. Bu teşkilatlanma, vakıf olarak örgütlenme hem vakıf kültürünün devamı açısından önemlidir hem de örgütlenmenin, teşkilatlanmanın yerinde olması, muhtaçlığın hızlı bir şekilde tespiti ve giderilmesi açısından çok önemlidir.

Vakıf çalışanları aracılığıyla sahada sosyal incelemeler yapılır, vakıf mütevelli heyetleri de kararlar verir. Vakıf mütevelli heyetlerinde hem kamu idarecileri hem yerel aktörler bulunur ve her türlü vakıf çalışanının istihdamına yönelik iş ve işlemler bu mütevelli heyetince yürütülür. Vakıf çalışanlarının mali ve özlük hakları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi memurlar açısından geri bir durumda değildir.

Şu örnekleri verebiliriz: 2018 yılı Ocak ayı itibarıyla kamuda çalışan bir şube müdürü yaklaşık olarak 5.018 lira aylık alırken aynı statüdeki vakıf müdürü 5.500 lira ücret almaktadır. Öbür taraftan, kamuda yardımcı hizmet kadrosunda çalışanlar 3.200 lira maaş almaktayken aynı özelliklere sahip vakıf çalışanı 3.800 lira maaş almaktadır. Yine, sosyal incelemeci olarak çalışanlar kamuda 3.800 lira alırken vakıfta 4.500 lira almaktadır yani devlet memurlarından biraz daha fazla ücret almaktadır. Vakıf çalışanlarımız bugüne kadar muhtaçların tespitinde, ihtiyaçların giderilmesinde fedakârca çalışmışlardır, çok güzel hizmetler ifa etmişlerdir; bu ücretleri fazlasıyla hak ediyorlar. Kendilerine teşekkür ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, sözlerinizi tamamlayın Sayın Uslu.

ATAY USLU (Devamla) - Sayın milletvekilleri, sosyal yardım faaliyetlerinin hızlı ve esnek olabilmesi için, muhtaç kesimlere anında ulaştırılabilmesi için mevcut vakıf sistemimiz çok faydalı ve çok başarılı bir sistemdir. Bu yüzden mevcut vakıf sistemine devam edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)