Konu:CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:64
Tarih:27/02/2018


CHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MHP GRUBU ADINA RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Sayın milletvekilleri, Değerli Başkan; eğitim evrensel bir insan hakkıdır elbette ki, şartlar ne olursa olsun eğitime erişimin önündeki tüm engeller açılmalıdır. Ceza ve tevkif evleri, sonuç itibarıyla, bir ceza neticesinde içeri alınmış insanların ceza çekmesi gereken yerdir ama bu yerlerin de en insani şartlarda olabilmesi yine insan hakkıdır ve evrensel bir durumdur. Bizim burada üzerinde durduğumuz, yaptığımız tetkiklerde çıkan sonuç şu arkadaşlar: Şartlar ne olursa olsun, tabii ki insani şartlar ve koşullar olursa içerideki insanların gerekirse doktora bile yapabildiklerine dair bilgilerdir. Bu konuda, Araklı Açık Cezaevinde hükümlü bulunan Resul Şahsi arkadaşımızın inanılmaz başarı hikâyesini daha uzun anlatmak isterim ama... Yüksek lisans öğrencisi iken "karşıt görüşlü" ibaresiyle ceza alarak cezaevinde yatan arkadaşımız, âdeta ağabeyleri gibi orayı Yusufiye ve Taş Medrese'ye çevirmiş, Rusça öğrenmiş, doktora yapan bir konuma gelmiş ve doktoradan sonra da Türk Tarih Kurumundan iş teklifi almış bir arkadaşımızdır, bir ülküdaşımızdır. Bunu neden anlattım sayın milletvekilleri? Bunu anlatma gerekçem şudur: Özellikle Ankara'da birtakım üniversitelerde, özellikle de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi başta olmak üzere "karşıt görüşlü öğrenciler" ibaresiyle üniversite öğrencilerinin kavgasından sonra cezaevine giden öğrenciler ile teröristler birbirine karıştırılıyor. Şöyle bir istatistik çıkardık biz buraya gelirken: "Karşıt görüşlü" denilen ifadeleri neye göre ortaya koyuyorlar? PKK'lı ya da terörist ya da başka terör örgütü üyeleri ile vatan, millet sevdalısı gençlerin okul ve eğitime erişme hakkını birbirine karıştırmamamız gerekiyor.

Bakın, terör örgütü sempatizanı ve üyelerinin şöyle bir hikâyesinin örneğine baktığımızda, Savcı Selim Kiraz'ın katili DHKP-C üyesi Bahtiyar Doğruyol, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi öğrencisiydi; Bayrampaşa'da Çevik Kuvvet otobüsüne saldıran DHKP-C üyesi Berna Yılmaz yine aynı okulun öğrencisiydi; PKK'nın Yüksekova kadın sorumlusu iken öldürülen Emel Güçlü aynı okulun öğrencisiydi; Bursa'da canlı bomba olayında kimliği tespit edilen PKK üyesi Eser Çalı aynı okuldandı. Saymakla bitiremediğim bir durum var, burada bir problem var galiba. Bunlar terör örgütü ve terörist, bunların önemli bir kısmı da cezaevinde ve üniversite öğrencisi. Ne yapacağız şimdi? Bunlar üniversite öğrencisi -iyi şartlarda- yeniden olaya gitsinler, sınava ya da eğitime gittiklerinde yeni eylemler mi yapsınlar diyoruz? Ama diğer tarafta "karşıt görüşlü" denilen vatan, millet sevdalısı bir delikanlı da hiçbir engeli kendisine karşı engel olarak görmeyerek cezaevinde destan yazan işlerle doktora yapıyor; ismi ve adresi de burada, az önceki zikrettiğim hususlar. Biz, eğitime erişimin önündeki engellerin bürokratik hiçbir şeye takılmaması taraftarıyız ama eğitim hakkına erişme hususunda terör ve terörist iltisaklı olanların da "Üniversite haklarıdır." adı altında başka bir şekilde yorumlanmasına da karşıyız.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyoruz. (MHP sıralarından alkışlar)