Konu:CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:62
Tarih:21/02/2018


CHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA ALİ ŞEKER (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; grubumuz adına verdiğimiz intihar vakalarının araştırılması için bir komisyon kurulması hakkındaki önergemiz üzerine söz almış bulunmaktayım.

İki hafta önce seçim bölgemde intihar eden bir gencin cenazesine katıldım. 11 Şubat Pazar günü cenazesine katıldığım o genç kardeşimizin arkadaşını da AKP Milletvekili Mustafa Ilıcalı'yla beraber 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde intihardan birlikte vazgeçirdik. Bu araştırma önergesini hazırlarken de başka bir genç kardeşimizin intihar haberini öğrendik. Ulusal basının üçüncü sayfa haberleri arasında önemli bir yer tutuyor artık intihar vakaları. On beş yıllık iktidarınızın ülkeyi getirdiği noktada geleceğe dair verebilecek bir umut olmadığından özellikle genç nüfustaki insanların ne kadar çok intihara sürüklendiğini görür olduk. Dünya Mutluluk Endeksi'nde 69'uncu sıradayız, 2017 yılında 89 işçi intihar etti. Bu intiharların en önemli sebebi geçinememek. İntihar, bir insanın neticesinin ölüm olacağının bilincinde olarak istemli bir biçimde bu eylemi gerçekleştirmeye kalkışmasıdır. Bu durum sonuçları itibarıyla hayatına son veren kişinin geride bıraktığı eş dost ve yakınlarına da yoğun bir üzüntü yaşatmakta, toplumun üzerinde de travmatik sonuçlar doğurmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütünün depresyon konusunda son açıkladığı rapora göre Türkiye'de 3 milyon 260 bin 677 kişi yani nüfusumuzun yüzde 4,4'ü depresyonda. Raporda bireyleri intihara sürükleyen en büyük riskin depresyon olduğuna işaret ediliyor. Son bir ay içerisinde Antalya'da, Balıkesir'de ve Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde işsizlik ve ekonomik gerekçelerle kendini yakarak intihara kalkışanları ve 2'sinin de intihar ettiği vakaları -gözümüzün önünde- gördük, her ne kadar görmek istemeseniz de.

TÜİK tarafından açıklanan son resmî verilere göre de ölümle sonuçlanan intihar sayısı 2014 yılında 3.169 kişiyken 2015 yılında artarak 3.211 kişiye çıktığı görülmekte yani bu toplumda yaşayan 100 bin kişiden 4'ü intihar ediyor.

İntihar vakalarında tetikleyici unsurlardan biri de uyuşturucu. Madde ve uyuşturucu bağımlılığı tedavilerinin sağlık kuruluşları yerine tarikatlara, cemaatlere, hocalara, muskacılara, üfürükçülere yönlendirildikleri görülmekte. Nasıl sağlık hacamatçılara teslim edildiyse çocukları uyuşturucudan kurtarmak için gittikleri yerler maalesef ki hacılar hocalar. Cemaatlerin ve tarikatların uyuşturucu bağımlılığı gibi ciddi bir tıbbi uzmanlık gerektiren konulara müdahale etmesi ve bu konularda kendilerini yetkin görmeleri kabul edilemez bir durumdur ve son dönemde daha da fazla göz yumulmaktadır. Maalesef, Boğaziçi Köprüsü'nde intihar eden çocuğun intihar etmeden bir ay önce Adıyaman Menzil tarikatına gittiği ve burada da kendisini sıkıntılardan kurtardığıyla ilgili Facebook paylaşımı orada duruyor. 15 Temmuz darbe girişiminin AKP hükûmetlerince palazlandırılan ve "Ne istediler de vermedik?" denilen bir cemaat tarafından gerçekleştirildiği düşünüldüğünde, bu tutumun gelecek kuşaklar ve ülkemizin sosyal, siyasal, kültürel ve siyasi geleceği için büyük tehlike arz edeceği göz ardı edilmemelidir.

Bireysel silahlanmada artış intihar vakalarını kolaylaştırmakta ve sayısını artırmaktadır. 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana 60'ın üzerinde KHK mağduru intihar etmiştir. Bir zamanlar ülkenin en saygın mesleklerinden olan doktorlar tükenmişlik sendromu nedeniyle intihar etmekte. Sadece doktorlar hayatını kaybetmiyor, toplum sağlığını da kaybediyor gelecekte.

Bu umutsuzluk ve karamsarlık sonucunda sadece intihara kalkışmıyor insanlar, ülkeyi de terk ediyorlar; büyük bir göç var, beyin göçü ve sermaye göçü. New World Wealth raporuna göre son üç yılda 13 bin milyoner ülkeyi terk etti. Bu rakamın 12 bini son iki yılda başka ülkelere göç etti. Bunun sebebi, yine, geleceğe dair umutsuzluk.

Sonuç olarak, ülkemizde farklı gerekçelerle her yıl 10 binlerce kişi intihar girişiminde bulunmakta. Bugüne kadar muhalefet olarak ülkenin yaşadığı sorunlarla ilgili verdiğimiz araştırma önergelerini reddettiniz. Terör, çevre, kadın sorunları, gençlik sorunları, esnafın sorunları, uyuşturucu sorunu, tarım sorunu, ÖSYM gibi birçok konuda bunları reddettiniz. Ülkenin içinde bulunduğu durum, tüketime dayalı ekonomi politikalarınız gelecekte çocukların iş bulma umudunu da karartıyor. Bu araştırma önergesiyle sizlere "Gelin, ülkemizde sürekli artan intihar vakalarını birlikte araştıralım." diyoruz. Bu konu hepimizin sorunu, çözüm bulmak da siyasetçiler olarak bizim görevimiz. Kutuplaştırma ve gerginlik siyaseti ülkemizin huzurunu kaybettirdi. Gelecekte daha çok genç hayatını kaybetmeden bu soruna çözüm bulmaya davet ediyorum sizleri.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)