Konu:Kadın ve çocuğa yönelik şiddetin önlenmesine ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:3
Birleşim:61
Tarih:20/02/2018


Kadın ve çocuğa yönelik şiddetin önlenmesine ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

SAİD YÜCE (Isparta) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kadın ve çocuğa yönelik aile içi şiddetin önlenmesine ilişkin söz almış bulunmaktayım.

Aile Bütünlüğünün Korunması ve Boşanmaların Önlenmesi Komisyonu üyeliği de yapmış birisi olarak şunları söyleyebilirim: Kadın ve çocuğa, genelde her türlü canlıya karşı yapılan şiddetin önlenmesi için tüm dünyada birçok görüş ortaya konmaktadır. Sosyologlar, psikologlar, siyasetçiler, güvenlik ve adalet birimleri sorunun teşhis ve tedavisine yönelik görüşler serdetmekte ve müeyyideler ortaya koymaktadır. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımız da bugünkü grup konuşmasında bu konuya temas ederek "Bu masumların yaşatılması değil her türlü tehditten korunması da bizim sorumluluğumuzdadır. Burada en ağır cezai müeyyideler neyse kesinlikle alınacaktır." diyerek yasal düzenlemelerin süratle yapılacağını belirtmiştir.

Günümüzde jandarma, polis, güvenlik kameraları, hapishaneler, mahkemeler ve kanunlar olmasına rağmen suçlar azalmamakta, bilakis artmaktadır. İnsanlığın günümüzde bir numaralı probleminin güvenlik olduğunu söyleyebiliriz. Şiddet ve teröre kaynaklık eden davranışların kaynağı, tahrip olmuş ruh ve zihin dünyasıdır. Aslında maddi tahribatın kaynağının da aldığımız manevi yaraların tedavi edilememesi olduğunu pek rahatlıkla söyleyebiliriz. Kalbinde hakiki manada iman ve merhamet taşıyanın hiç kimseye el kaldıramayacağını, her türlü suçtan ve şiddetten uzak duracağını söyleyebiliriz. Ne yazık ki bugün şiddet ve her türlü istismar, toplumun sadece bazı yerlerinde ve çürümüş ailelerde değil, PKK, PYD, DAİŞ gibi terör örgütlerinde de görülmekte, insanlığın yüz karası bu caniler çocuk ve kadının eline silah vererek tarihin en büyük çocuk istismarını da yapmaktadır.

Eğitim ve ıslah sadedinde bazı şeyleri de sizlerle paylaşmak istiyorum. Günümüzde "hâkimiyet" kavramı klasik anlamını yitirmiş, artık toplumlar üzerinde silah ve askerle değil, bilgi teknolojileri, kitle iletişim araçlarıyla toprakları değil, beyinleri, duyguları, zihinleri, kalpleri işgal ederek hâkimiyet kurmaktadırlar. Kadim medeniyetimizin değerleri olan adalet, aile, dürüstlük, alçakgönüllülük, şefkat, merhamet, bağışlama, cesaret, cömertlik, çalışkanlık, dayanışma, doğruluk, emaneti korumak, fedakârlık gibi hususlar daima hatırlanmaya ve yaşanmaya ihtiyaç duyulan değerlerimizdir. Bugün şikâyet ettiğimiz ve karşılaştığımız sıkıntıları doğru teşhis edersek tedavisi de o derece başarılı olacaktır.

Evet, insanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi onun validesidir yani annesidir. Çocuk ilk tecrübe ve terbiyesini annesinden alır, hayatın ilk adımlarını ve şartlarını çocuğa annesi öğretir. Çocuğun belleği safi ve temiz olduğu için, ilk işlemeyi anne yapar, sonrakiler tamamen bunun üstüne bina olur. Öyleyse, anne ve baba çocuğa güzel bir örnek ve ahlaklı bir terbiyeci olmalıdır. Bir insanın karakterinin temeli, ailenin verdiği eğitimle atılır. Örneğin, anne ve babasının yardımseverliğine şahit olan bir çocuk yardıma ihtiyacı olan birisini gördüğünde ilk olarak anne ve babasının bu tavrını hatırlar. Bir de bunun tam aksi, hayatta en güvendiği insanlar olan anne ve babasının yalan söylediğine, çıkarları için insanları kandırdığına, öfkelendiğinde saldırganlaştığına şahit olan bir çocuk için bu yaşam tarzı örnek bir modeldir. Bu nedenle büyük bir ihtimalle ileriki hayatında ailesinden gördüğü bu davranış tarzını uygulamakta bir sakınca görmez. Ailenin bir insanın hayatında ne kadar önemli bir yeri olduğunu Bediüzzaman Saidi Nursi bir sözünde şöyle ifade eder: "Nevibeşerin hayatıdünyeviyesinde en cemiyetli merkez ve en esaslı zemberek ve dünyevi saadet için bir cennet, bir melce, bir tahassungâh yani sığınılacak yer aile hayatıdır ve herkesin hanesi küçük bir dünyasıdır, cennetidir." Bu nedenle, insanın dünyaya ahiret için eğitilmek üzere gönderildiği, Allah'ın her insanı ahlakından ve niyetinden sorguya çekeceği, cehennemin varlığı, hayatın kısalığı ve ölümün yakınlığı çocuğa verilmesi gereken ilk temel eğitimdir. Dünyaya neden geldiğinin ve ne yapması gerektiğinin şuuruyla yetişen bir çocuk bu eğitimden sonra doğru ile yanlışı ayırt edebilecek bir akla ve doğruyu uygulayacak bir vicdana sahip olur ancak birçok insan çocuklarına Allah'ın varlığını ve kul olmanın ona yüklediği sorumlulukları öğretmez çünkü kendisi de yerine getirmez; bundan dolayı tarih boyunca suça meyilli, vicdanını kullanmayan, zulme rıza gösteren sayısız nesiller yetiştirmiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SAİD YÜCE (Devamla) - Son cümlem Sayın Başkan.

BAŞKAN - Lütfen tamamlayın.

SAİD YÜCE (Devamla) - Allah resulü (SAV) "İnsanın öldükten sonra geride bıraktığı en hayırlı şeylerden biri yetiştirdiği salih evlattır." buyuruyor. Bu sözleri bize tavsiye niteliğinde olmalı inşallah ve salih evlatlar yetiştirmeye toplum olarak gayret etmeliyiz.

Bu düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)